Derneğimizin (DENETDE) Ulusal ve Kamusal sorumluluğunun bir gereği olarak,ülkemizin ve ulusumuzun çıkarlarını gözeterek, Maden Kanunu Değişiklik Tasarısıyla ilgili olarak 30.01.2003 tarihinde yayınladığı  bildiride  ortaya koyduğu görüşlere iki kaynaktan itiraz gelmiştir. www.boraxtr.com adıyla yayın yapan internet sitesi ile Türkiye Madenciler Derneği’nin “Borçla Devlet Gemisi Yürümez” ibareleriyle başlayan, “Bu değişiklik gerçekleştirilirken, Denetde'nin bu bildirisi rehber alınmalı; Denetde'nin "yap" dedikleri değil, "yapma" dedikleri yapılmalı” şeklinde devam eden ve kamuoyunu yanıltıcı mahiyette  olduğu görülen gayri ciddi değerlendirmelerin DENETDE’ye cevap olmaktan uzak olduğu gibi, borç sopasını da kimlerin sık sık hatırlattığını ve şantaj olarak kullandığını bu günlerde  Türk kamuoyu ibretle ve dehşetle  izlemektedir.

      

Türkiye Madenciler Derneği sektörde önemli bir dernektir. Bu derneğin Başkanı İsmet KASAPOĞLU aynı zamanda madencilik sektöründe faaliyet gösteren dernek ve vakıfların oluşturduğu Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi’nin de Başkanı, ayrıca madencilik alanında faaliyet gösteren bir Holdingin koordinatörlüğünü de yürütmektedir.

 

    Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi aşağıdaki kuruluşlardan oluşmaktadır;

 

-         Yabancı Sermaye Derneği

(Üyesi madenci şirketler: Rio Tinto, Glencore, Cominco, Eurogold/Normandy)

-         Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı (Başkanı, Alman Humboldt Vakfı’nın Humboldt Türkiye Bursiyerleri şubesi eski Başkanı)

-         Dünya Madencilik Komitesi,

-         Anadolu Madenciler Derneği,

-         Ege Maden İhracatçılar Birliği,

-         Genel Maden-İş Sendikası,

-         Genç Maden İşletmecileri Derneği,

 

         Rio Tinto son zamanlarda kamuoyunun yakından tanıdığı bir şirkettir. Bergama’da mukim Normandy/Eurogold firmasını artık bilmeyen yok. Yabancı sermayeye karşı olması gerekenler ise ulusal  madencilerdir. Diğer yandan sanayileşmeyi ve bu alanlara yerli-yabancı sermayenin gelmesini teşvik edecek şekilde ham ürün ihracını zorlaştırmak neden çağdaş olmasın? Kalkınmış ülkelerden hangisi ham maden ihracatçısı, ya da ham maden satarak kalkınmış ülke var mı? Sanayileşince işsizlik azalmayacak mı? Yoksa çağdaş olmak yabancılara taşeronluk yapmakmıdır?

 

Yurtsever, yabancı madencilerle güç ve işbirliği halinde olan bu yerli kuruluşlar, acaba ülkemiz için hangi yerli ve yararlı düşüncelere sahipler? Bunu anlamak için DENETDE’nin ne dediğine ve itiraz edenlerin aslında nelere karşı olduğuna ,

(Denetde'nin "yap" dedikleri değil, "yapma" dediklerini yapılmalı) şeklindeki özet cümleden hareketle DENETDE nin önerileri ile  karş çıkanların düşüncelerinin  neler olduğunu,

Aşağıdaki tablo çok güzel izah etmektedir.

 

 

 

 

 

Maden Yasası Değişiklik Tasarısı İle İlgili Öneriler

 

DENETDE’nin Görüşü                                               DENETDE’ye karşı çıkanların  Görüşü

Maden yataklarının akılcı madencilik ölçüleri ile işletilmesi sağlanmalıdır.

Maden yataklarının akılcı madencilik ölçüleri ile işletilmesine gerek yoktur.

 

Ülkenin ihtiyaç duyduğu madenlerin aranması  teşvik edilmelidir.

Ülkenin ihtiyaç duymadığı (yabancıların ihtiyaç duyduğu) madenlerin aranması  teşvik edilmelidir. Ülkenin ihtiyaç duyduğu madenler uluslararası şirketlerden alınabilir.

 

Tüvenan (ham) olarak ihracata yönelik madencilik caydırılmalı, iç tüketimde kullanılacak üretim teşvik edilmelidir.

Tüvenan (ham) olarak ihracata yönelik madencilik teşvik edilmeli; iç tüketimde kullanılacak üretim zorlaştırılarak, madenlerin yerli sanayiciye yüksek fiyatla satılması sağlanmalıdır. Yani Hans’a ucuz, Hasan’a pahalı. (Trajikomik bir durum)

 

Ülkenin stratejik çıkarları açısından önem taşıyan madenlerin üretimi kamu çıkarı açısından planlanmalıdır.

Ülkenin stratejik çıkarları olamayacağından, madenlerin üretimi, yabancı ve yerli firmaların çıkarları dikkate alınarak, plansız  ve proğramsız olarak yapılmalıdır.

 

Maden ürünlerinin işlenerek ikinci ve üçüncü türev ürünlerinin ülke içinde elde edilmesinin sağlanacağı endüstriler  teşvik edilmelidir.

Maden ürünlerinin işlenerek ikinci ve üçüncü türev ürünlerinin ülke içinde elde edilmesinin sağlanacağı endüstrilerin  teşvik edilmesine gerek yoktur. Bunlar nasıl olsa başka ülkelerde gelişmiştir. Ham maden satışına devam edilmelidir. Kömür dahi dışardan alınmalıdır.

 

Korunacak maden havzaları belirlenmelidir.

Maden havzaları korunmamalıdır.

 

Madenciliğin gerektirdiği teknoloji ve donanımların ülke içinde üretimi özendirilmelidir.

Madenciliğin gerektirdiği teknoloji ve donanımların ülke dışından alınmasına devam edilmelidir.

 

Madencilik işletmelerinde çalışan işçiler ve çevre halkının sağlığını korumaya yönelik önlemler alınmalıdır.

 

İşçilerin ve halkın sağlığı önemli değildir.

Madencilik ayrı bir sektör olarak değil, sanayinin alt sektörü olarak ele alınmalı, bu bağlamda hammadde üretiminden nihai ürüne kadar olan üretim zincirinin ülke içinde tamamlanması hedeflenmelidir.

 

Madencilik ayrı bir sektör olarak ele alınmalı  hammadde üretiminden ileri gidilmemelidir. Nihai ürün yurt dışında üretilmelidir.

Tasarı yasalaştığı takdirde yüzyıllarca üzerinde hassasiyetle durularak oluşturulan zeytinlikler talana açılacaktır.

 

Zeytinliklerde turistik tesisler yapılırken ses çıkarmayanlar bu talana da ses çıkarmamalı.

 

 

Maden Yasası Değişiklik Tasarısında Olumlu Bulunanlar

 

DENETDE ’nin Görüşü                                               DENETDE’ye karşı görüş

Bürokratik işlemlerin azaltılması,

 

Bürokrasinin çoğaltılması,

Karar süresinin sınırlanması,

 

Karar süresinin uzatılması,

Bazı bayındırlık alanlarında ruhsatların taksiri,

 

Ruhsatların hiçbir alanda taksir edilmemesi,

Ruhsatlarda değişikliklerin kolaylaştırılması,

 

Ruhsatlarda değişikliğin zorlaştırılması,

Taban teminat kavramının getirilmesi,

 

Teminat almaya gerek yok,

Devlet Hakkı’nın yıllık satış tutarından kesilmesi,

Devlet Hakkı’nın net kardan kesilmesi, yani,

Kar olmayacağı için devlet hakkı ödememeye devam edilmesi,

Özel İdarelere, Devlet Hakkı’ndan pay ayrılması,

Devlet Hakkı ödenmeyeceğinden Özel İdarelere pay ayrılmasına da gerek yok,

 

Kamunun bayındırlık projeleri için yapılacak madencilik işletmelerinden harç alınmaması,

Kamunun bayındırlık projeleri için yapılacak madencilik işletmelerinden harç alınması,

 

İşletilmeyen sahalardan akçalı ceza alınması,

 

İşletilmeyen sahalardan akçalı ceza alınmasına gerek yok. Madenlerin esaretine devam edilmeli,

 

 

 

Tasarı TBMM’den geri çekilerek, başta meslek odaları olmak üzere yerli madenciler, yerli sanayiciler, yerli sivil toplum kuruluşları ve diğer kamu kurumlarının görüşleri de alınarak yeniden düzenlenmelidir.

Tasarı aynen yasalaşmalıdır. Meslek odaları,  yerli madenciler, yerli sanayiciler, yerli sivil toplum kuruluşları ve diğer kamu kurumlarının görüşleri de alınarak yeniden düzenlenmesine gerek yoktur. Yabancı sermayenin ve yerli işbirlikçilerinin onayı yeterlidir.

 

 

DENETDE’nin uyarısı                                                 DENETDE’ye karşı görüş

1991 yılında Ankara’da bir oteldeki sabah kahvaltısında “Karanlıklar Prensi” Richard Perle’in, zamanın Etibank Genel Müdürü’nün kulağına fısıldadığı “alıcı opsiyonunda hisse senedine dönüşebilir tahvil ihracı” yöntemiyle başta bor madeni olmak üzere stratejik madenlerin ve kuruluşların sessiz sedasız özelleştirilmeye çalışılacağı ve aslında eski olan bu yöntemin yeniden ısıtılarak gündeme getirileceği hususunda uyararak.....

 

Richard Perle’in karanlık emeli olamaz.  Çağdaş kafa ürünü olan “Alıcı opsiyonunda hisse senedine dönüşebilir tahvil ihracı”  yöntemiyle, başta bor madeni olmak üzere stratejik madenler ve kuruluşlar sessiz sedasız bir şekilde özelleştirilmelidir.

 

 

 

 

 Maden Kanunu değişiklik tasarısı ile mevcut kanunun  Beyan Usulü’ne ilişkin 10.maddesinde de değişiklik öngörülmektedir.

Kanunda                                                                   Tasarıda    

Madde 10 – Madencilik faaliyetlerinin bu kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan yazılı beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edilir.

Teknik elemanlar sadece ihtisas sahibi oldukları konularda beyanda bulunabilirler ve beyanları ile sorumludurlar.

Beyanlardaki hata ve noksanlıklar gerekçe bildirilmek sureti ile verildikleri tarihten itibaren 2 ay içerisinde düzeltilebilir. Ancak gerçek dışı, yanıltıcı kanun hükümlerinin icraatını engelleyen, haksız surette hak iktisap eden  veya hak iktisabına sebep olan teknik elemanların durumlarının belirlendiği tarihten itibaren 3 yıl süre ile bu Kanun nezdinde yapacakları beyanlar geçersiz sayılır. Bu husus bağlı oldukları meslek teşekküllerine ve ilgililere bildirilir.

Bu tür fiilleri işleyen veya işlenmesine  yol açan ruhsat sahiplerinin bir defaya mahsus olmak üzere teminatları madencilik fonuna irat kaydedilerek 5 katına çıkarılması tebliğ edilir. Teminatların tamamlanmaması halinde 13 üncü madde hükümleri tatbik olunur. Bu fiillerin tekerrürü halinde konu ile ilgili ruhsatları fesh olunarak teminatları irat kaydedilir.

Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri mahfuzdur.

Maden Kanununun 10 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş dördüncü fıkradan sonra gelmek üzere bir fıkra eklenmiştir.

“Beyanlardaki hata ve noksanlıklar gerekçe bildirilmek sureti ile verildikleri tarihten itibaren iki ay içerisinde düzeltilebilir. Ancak gerçek dışı, yanıltıcı beyanda bulunan, bu Kanun hükümlerinin icraatını engelleyen, haksız surette hak iktisap eden veya hak iktisabına sebep olan teknik elemanlara bu durumun tespit edildiği tarihteki işletme ruhsat harç bedeline eşit para cezası uygulanarak uyarılır. Aynı veya sorumlu olduğu diğer ruhsatlarla ilgili olarak, benzeri fiilin tekrarı halinde, işletme ruhsat harç bedelinin iki katı kadar para cezası uygulanır.  Yukarıda belirtilen cezaların Bakanlıkça verilen sürede yatırılmaması veya bu fıkrada yer alan fiilin üçüncü defa tekrarında söz konusu teknik elemanların bu Kanun nezdinde yapacağı beyanlar bir yıl süre ile geçersiz sayılır.

Gerçek dışı, yanıltıcı beyanda bulunan, Kanun hükümlerinin icraatını engelleyen, haksız surette hak iktisap eden veya hak iktisabına sebep olan ruhsat sahiplerine ise, bu durumun belirlendiği tarihteki işletme ruhsat harcının iki katı, bu fiillerin tekrarı halinde, bir önceki uygulanan para cezasının iki katı  ceza uygulanır. Bu cezalar 13 üncü madde hükümlerine

Göre tahsil edilerek Bütçeye irat kaydedilir.

Bu maddenin uygulanmasına dair usul ve esaslar, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”     

 

       Kanunda bulunmasına rağmen tasarı ruhsat iptalini öngörmemektedir. Verilen cezalar azaltıldığı gibi, yolsuzluğu teşvik edecek  ve dürüst madenciler aleyhine haksız rekabete yol açacak mahiyettedir. Dürüst madencilerin, yani beyanlarını zamanında, doğru bir şekilde veren madencilerin ve mühendislerin suçu nedir? Yine Kanun’daki mevcut hükümlerden dürüst madenci ve mühendis niçin rahatsız olsun? Diğer bir deyişle, eğer dürüst olmayanların karşılaştığı sıkıntılar bertaraf edilmek isteniyorsa bunun adı yolsuzluğu teşvik etmektir. Maden Kanununa konu fiillerde taraflardan biri madenci ise diğeri devlettir. Tasarıda TCK’na atıfta bulunulmaması  tasarının mantığı ve korumak istedikleri açısından önemlidir.

 

        Hükümetin teklifinde yer alan “Maden işletme ruhsatı verilmesi için Bakanlığın koordinatörlüğünde, Sağlık, Çevre, Tarım, Orman ve gerektiğinde diğer bakanlık ve ilgili diğer kurum ve kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla bir komisyon oluşturulur. Ruhsat müracaatından itibaren hava ve yol şartlarının izin vermesi halinde en geç 3 ay içinde, işletme ruhsatı talep edilen alanda komisyonca yapılacak inceleme sonucunda hazırlanan ve ruhsat sahibi tarafından uyulacak hususları içeren bir mutabakat metni hazırlanır. Bu metin bir ay içinde taahhütname haline getirilerek ruhsat sahibinin imzalaması istenir. Taahhütname işletme ruhsatının bir parçası sayılır ve çevre, sağlık, imar ve benzer mevzuat gereğince alınması gereken izinler yerine geçer.”  şeklindeki oldukça radikal düzenleme ile birlikte değerlendirildiğinde, bir taraftan yolsuzluk yapanın cezalandırılamayacağı, diğer yandan daha işin başında kontrol altına alınması ve değerlendirilmesinin uzman kuruluşlarca yapılması gereken ÇED, sağlık v.s. düzenlemelerin madencinin taahhüdüne bağlanması tasarının mantığını göstermesi bakımından manidardır. Kasıtlı olarak gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlardan dolayı cezalandırılamayan madenci ve mühendislerin, taahhütnameye göre yatırım ve üretim yapılmaması halinde de cezalandırılamayacağı ortadadır. Bu bakımdan tasarıya yönelik, madenlerin talana açıldığı ve Uluslararası Madencilik firmalarının istediği gibi hazırlandığı şeklindeki eleştiriye katılıyor ve gerek tasarı, gerekse tasarı üzerinde hükümet tarafından yapılmak istenen yeni düzenlemeleri, hem adalet hem de kalkınma anlayışına aykırı olarak değerlendirdiğimizi,

 

Denetde’nin önerdiği şekilde düzenlemeler yapıldığı takdirde; madencilik sanayileşmenin motor gücü olacak, ucuz hammadde temin eden yerli sanayi rekabet avantajı elde edeceğinden, ihracatında, buna paralel olarak üretimin de artacağını,

 

Diğer yandan rekabet avantajı elde etmenin ucuz iş gücüne endekslenmesini de insani bulmadığımızı,

 

Hammadde, enerji ve diğer maliyet unsurlarının aynı zamanda dolaylı vergi toplama aracı olarak görülmesinin kalkınmamızın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu,

 

           Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın M. Hilmi GÜLER’in“enerji fiyatlarının ucuzlatılacağı” şeklindeki beyanlarını Türk sanayinin gelişmesi ve rekabeti  için olmazsa olmaz bir şart olarak gördüğümüzü,

 

        DENETDE Olarak   Kamuoyuna duyururuz.