KAMUOYUNA DUYURU
Bilindiği üzere; 1/1274 esas numaralı “Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı”, TBMM Genel Kurulunca kabul edilmiştir. (08.03.2007 tarih ve 5597 sayı ile kanunlaşarak Cumhurbaşkanlığına sunulmuştur.) Bu Kanun Tasarısında 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda da değişiklikler öngörülmüştür. Bu değişikliklerle ilgili görüşlerimiz aşağıda takdirlerinize sunulmuştur.
1) Tasarının 3 üncü maddesi ile 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 28 inci maddesinde bazı değişiklikler öngörülmüştür. Yapılan bu değişikliklerle;
- Fatura ile reçetelerin incelenmesi işlerinde çalışmak üzere Kurum dışından tabip görevlendirilmesinin yolu açılmıştır. Oysa, fatura ile reçetelerin incelenmesi işleri Kurumun asli ve sürekli işlerindendir. Anılan Kanunun aynı maddesinin birinci fıkrasına göre asli ve sürekli görevler Kurumda istihdam edilen memurlar eliyle yürütülmesi gerekir.
- Sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda çalışan personel ile genel idare hizmetleri sınıfına asaleten veya vekaleten atanan ve Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünde fiilen çalışan doktor ve eczacılara yapılacak ek ödemenin tavanının %700 olarak uygulanacağına dair düzenleme, sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında olmayan personelin ek ödeme tavanı (%200) düşük tutulduğu için, personel arasında ücret dengesizliğine yol açtığı gibi eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil etmektedir.
Örneğin, Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünde fiilen daire başkanı olarak çalışan doktor ve eczacılar ile doktor ve eczacı olmayanlar arasında, aynı işi yapmalarına rağmen, çok ciddi maaş farkı olacaktır. Yine, sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda çalışan personeli ve Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünü denetlemekle görevli Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişleri, aynı zamanda doktor ve eczacı olsalar bile, denetledikleri kişilerden daha düşük ücret almaktadırlar.
Bir diğer husus, sağlık hizmeti sınıfında çalışanlar arasında da ayrımcılık yapılmasıdır. Genel idare hizmetleri sınıfına asaleten veya vekaleten atanan ve Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünde fiilen çalışan Diş Hekimi, Biyolog, Hemşire gibi sağlık personeline aynı imkan tanınmamıştır.
- Yine 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 28 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi "Bu şekilde çalıştırılacak olanlardan Kurumca belirlenecek en fazla beş kişiye ödenecek ücret, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenlerin sözleşme ücreti tavanının beş katını, diğer beş kişiye dört katını, geri kalanlara ise üç katını geçemez ve bunlara bu fıkrada belirtilen ücret dışında herhangi bir ödeme yapılamaz.” şeklinde değiştirilmiştir. Böyle bir düzenleme de eşitlik ilkesine aykırı bir uygulama olarak ortaya çıkmaktadır.
2) Tasarının 3 üncü maddesi ile 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun Geçici 2 nci maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “birinci fıkrada belirtilen süre sonunda” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır. Böylece, Emekli Sandığı Teftiş Kurulu, Bağ-Kur Teftiş Kurulu, SSK Teftiş Kurulu ve SSK Sigorta Teftiş Kurulu başkanlıklarında görev yapan müfettişlerin Teftiş ve Rehberlik Başkanlığı kadrolarına atanmaları öngörülmüştür.
Bilindiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun bazı maddeleri Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ve iptal edilen maddeleri ile ilgili bir düzenleme yapılmadığı için Kanunun yürürlük tarihi ertelenmiştir. Dolayısıyla yeni Kurumun bir yasası yoktur. Emekli Sandığının durumu netlik kazanmamıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumunun uygulayacağı yeni yasa çıkarılmadan ve Birleşme işlemleri tamamlanmadan Teftiş Kurullarının birleştirilmesinin kaosa yol açacağı ve yürütülmekte olan işleri sekteye uğratacağı endişesini taşımaktayız.
3) Tasarının 4 üncü maddesi ile 5502 sayılı Kanuna eklenen “Fatura ve benzeri belgelerin incelenmesi” başlıklı EK MADDE 1’in “a) Örnekleme yoluyla inceleme:” başlıklı fıkrasında, sağlık hizmeti sunan gerçek veya tüzel kişilerin gönderdikleri faturaların da % 5 ilâ % 10 oranında örnekleme metoduyla incelenmesi imkanı getirilmiştir.
Böylece, Kurumun fatura inceleme komisyonlarının yetkisi daraltılmaktadır. Yeterli personel olsa dahi yüzde on oranının üzerinde inceleme yapılması imkanı kaldırılmaktadır.
Kuruma Fatura ibraz eden gerçek ve tüzel kişilerin denetimi sınırlandığı gibi, oranların belirlenmesi kamu yararına değildir. Yolsuzluk ve usulsüzlük ihtimaline karşılık gerektiğinde bütün faturalar incelenebilmelidir. Örnekleme için seçilecek faturaların belirlenmesi de şaibe ve yolsuzluklara neden olacaktır.
4) Yine Tasarının aynı maddesi ile, örnekleme yöntemiyle yapılacak inceleme ve kontrol için, ihtiyaç halinde, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa tâbi meslek mensupları ile bağımsız denetim kuruluşlarına da inceleme ve kontrol yaptırılabileceği hükmü getirilmiştir.
Yapılan bu düzenleme, Anayasa’nın 128 inci maddesinde yer alan “Devletin, Kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişiliklerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülür.” hükmüne aykırıdır.
İnceleme ve denetim görevinin memur ve kamu görevlisi olmayan kişilere verilmesi suretiyle Kurumun denetim gücü azaltılarak yok edilmeye çalışılmaktadır.
Sağlıkla ilgisi ve yetkisi olmayan birimlere kontrol yetkisi verilmek suretiyle faturaların sadece mali yönden kontrolü öngörülmekte, tıbbi ve teknik yönden kontrolü göz ardı edilmektedir.
Faturaların, konuyla ilgisi olmayan bir meslek grubuna veya denetim kuruluşuna incelettirilmesini de kamu yararı ve hizmet gerekleri ile bağdaştırma imkanı bulunmamaktadır.
Anlatılan sebeplerle getirilen yeni düzenlemelerin, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, Kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olmadığı düşünülmektedir.
Denetimsizliğin bir imtiyaz olarak görülmesinin, bir yandan denetimsizlik imtiyazının özel sağlık kuruluşlarına tanınırken, aynı zamanda bağımsız denetim kuruluşlarından da denetim hizmeti alınması yolunun açılarak denetimin ticarileştirilmesinin, yolsuzluklara zemin hazırladığı gibi yeni kurulan Sosyal Güvenlik Kurumunu da yolsuzluklara açık hale getireceği endişesini taşımaktayız.
Kamuoyuna duyurulur.
|
DENETDE Devlet Denetim
Elemanları Derneği e-posta: denetde2004@yahoo.com - denetde@gmail.com Ana Sayfa |