İçindekiler

YARGI İÇTİHATLARI

               T.C.

      YARGITAY

Yedinci Ceza Dairesi

E: 1999/1022

K: 1999/3719

T: 20.4.1999

·         1918 SAYILI YASAYA AYKIRI DAVRANIŞ

                                       

ÖZET :  Bilirkişi inceleme tutanağının birinci sayfasının  katip tarafından imzalanmaması yasaya aykırıdır.   Sanığın yurt dışına çıkmak üzere geldiği hava limanında x-ray cihazlarının yanında güvenlik  görevlilerince yapılan aramada çantasında ticari miktarda işlenmiş altın   ele geçirilmiş ise de; henüz bu altınları gümrüğe beyanname   ile bildirme olanağı bulunduğundan suç oluşmaz.                    

                       (1412 s. CMUK. m. 264)

                       (1918 s. Kaçakçılık K. ek m. 2)

 

               T.C.

        YARGITAY Sekizinci Ceza Dairesi

   E: 1998/10124

   K: 1998/11108

   T: 14.9.1998

·         MAL BEYANINDA BULUNMAMAK

                          

ÖZET :  Takibe konu alacağın miktarını, günün ekonomik  koşulları ve paranın satın alma gücü karşısında, karşıla                         yacak para veya malın herkesin ev veya üzerinde bulunma                         sının doğal karşılanması  gerekiyorsa, sanık hakkında                          İİK. 337/1. madde ve fıkrasının son cümlesine göre                          değerlendirme yapılmalıdır.

 

   (2004 s. İİK. m. 337/1)

              T.C.

         YARGITAY

Beşinci Ceza Dairesi

E: 1997/4673

K: 1998/71

T: 22.1.1998

·        GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK

·         RÜŞVET

·         YARGILANMANIN DURDURULMASI KARARI

·         FER’İ CEZADA İNDİRİM

 

 ÖZET : 1-  Devlet Hastanesinde görevli cerrah olan sanığın yasal olarak ameliyat etmeğe mecbur olduğu kişiyi rüşvet                          alarak ameliyat etmeye razı olma eylemi TCY.nın 211.                             maddesine uyan suç oluşturur. 

              2- Kabule göre : a) Bu sanık hakkında rüşvet alma                            suçundan açılan kamu davasının yargılama sırasında suçun                             belirlenen niteliğine göre MMK. gereğince karar alınmak Üzere  CYY.nın 253/4. madde uyarınca “yargılamanın durmasına”  Karar verilmemesi; b) TCY.nın 59. maddesi ile yapılan indirimin fer’i cezaya  teşmil edilmemesi yasaya aykırıdır.

                    

                            (765 s. TCK. m. 240/1-son, 59, 211, 212)

                            (1412 s. CMUK. m. 253/4)

                            (115 s. MMK. m. 2)

 

                T.C.

          YARGITAY Yirmibirinci Hukuk Dairesi

 E: 1998/5303

 K: 1998/6047

·   MENFİ TESBİT DAVASI

·   KURUM BORCUNUN HAZİNECE  KARŞILANMASI

·   İŞTİRAK KURULUŞ

·   KABUL BEYANININ GEÇERLİK KOŞULLARI

               

Özet : Yasanın öngördüğü anlamda “iştirak” statüsünde                             bulunmayan bir kuruluşun Kuruma olan borçlarının

Hazineye yükletilmesi, Yasanın amacına ve içeriğine aykırıdır.  Bir uyuşmazlıkta, bir tarafın kabulünün hukuki

sonuç doğurabilmesi için, durumu kabul eden kişinin                              hukuksal konum ve tasarruf alanının buna elverişli                              bulunmasI gerekir. Doğrudan hakim tarafından çözümlenmesi gereken  bir konuda vekil beyanına dayalı Kurum haklarının ortadan kaldırılması da usul ve yasaya uygundur.

                               (4046 s. Kanun m. 23)

                             (4247 s. Kanun m. 2)

 

MANEVİ TAZMİNAT

KİŞİSEL SORUMLULUK

Hukuk Dairesi

E: 1998/8883

K: 1998/10883

T: 13.10.1998

·         ÖDEME EMRİNE İTİRAZIN İPTALİ

DAVA AÇMA SÜRESİ VE TİSPAT KÜLFETİ

saslı bir hata sonucu olarak veya karşı tarafın                          hilesine maruz kalarak aldatılmak suretiyle bir sözleşme                          yapan taraf, yasal koşulların kanıtlanması halinde esaslı                           hata veya karşı tarafın hilesi sonucunda oluşan bu ilişkiyi                           isterse iptal hakkını kullanıp makable şamil olacak şekilde ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi yeni isteyebilir.              

                         (818 s. BK. m. 23, 24, 25, 26, 28)

                         (743 s. MK. m. 2)

 

T.C.

YARGITAY

Dördüncü Hukuk Dairesi

 E: 1999/437

 K: 1999/4353

 T: 12.5.1999

 

·         MANEVİ TAZMİNAT

·         KİŞİSEL SORUMLULUK

  ÖZET:Davacının, Muhabere ve Elektronik Daire Başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin olarak İdare Mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması kararını hiç uygulamadığı, işlemin iptaline ilişkin kararı ise süresi geçtikten sonra uyguladığı gerekçesiyle Gümrük Müsteşarı konumundaki davalı aleyhine açtığı manevi tazminat davasında; davalının yetkili bulunduğu bir konuda bakanın “uygulanmasın” şerhine dayanarak davacıyı görevine iade etmemiş olması kendisini sorumluluktan kurtarmaz.

                            (818 s. BK. m. 41, 49)

                            (2451 s. BKAK. m. 1, 3)

                            (KHK.-485 s. (2.7.1993 Ta.) m. 28]

T.C.

YARGITAY

Ondokuzuncu Hukuk Dairesi

E: 1999/1901

K: 1999/2434

T: 13.4.1999

·         İTİRAZIN İPTALİ

·         KREDİ KARTI ÜYELİK SÖZLEŞMESİ

·         KEFİLLERİN SORUMLULUĞU

ÖZET:Yasaya göre kefalet akdinin geçerliliği için, yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı muayyen miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Kredi kartı üyelik sözleşmesinde, kart hamilinin aylık harcama limiti gösterilmiş ise, müteselsil kefilin bu miktarla sorumlu olacağı kabul edilmelidir.      (818 s. BK. m. 11, 104, 484)

T.C.

YARGITAY

Onüçüncü Hukuk Dairesi

E: 1999/359

K: 1999/856

T: 15.2.1999

·         İSPAT KÜLFETİ

ÖZET: Davacıya ait kredi kartını, dava dışı 3. kişinin kullandığını kabul eden davalı şirket, bu işlemin davacının muvafakatı ile gerçekleştiğini öne sürmüştür. Bu hususa yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Toplanan delillerden, davacının  bu işleme muvafakat verdiğini ispata olanak yoktur. Ne var ki                             davalı delil listesinde “her türlü delil” demek suretiyle “yemin” deliline de dayandığına göre davalıya, bu hakkı hatırlatılarak, sonucu çerçevesinde bir karar verilmelidir.

                              (818 s. BK. m. 25/I)

                           (1086 s. HMUK. m. 344)

T.C.

YARGITAY

Dördüncü Hukuk Dairesi

 E: 1998/6342

 K: 1998/9531

 T: 30.11.1998

·                                MANEVİ TAZMİNAT

·                                KİŞİSEL SORUMLULUK

          ÖZET : Memur ve kamu görevlilerinin kişisel kusur teşkil eden eylemleri, Anayasanın memur ve kamu görevlileri için öngördüğü teminat kapsamında kabul edilemez. Kişisel kusur ise; sadece kin, hınç, düşmanlık ve benzeri duygularıne tkisi altında gerçekleşen eylemler bakımından değil, görevin gerekli kıldığı özenin gösterilmemesi ve mesleğin gerektirdiği ilkelere uyulmadan yerine getirilmesi durumlarında da söz konusu    olur.

                            (2709 s. Anayasa m. 129/5)

                            (YİBK., 22.10.1979 gün 7/2 s.)

                               (818 s. BK. m. 41, 47)

T.C.

YARGITAY

Üçüncü Hukuk Dairesi

E: 1999/567

K: 1999/921

T: 9.2.1999

·                                            ÖDEME EMRİNE İTİRAZIN İPTALİ

·                                            DAVA AÇMA SÜRESİ

   ÖZET: Süresi içinde ödeme emrine yapılan itiraz ile icra                            takibi kendiliğinden durur. Duran takibin devamı için

alacaklının itirazı ya mahkemede iptal ettirmesi veya tetkik                           merciinde kaldırtması gerekir. Dava için süre bir yıl itiraz için ise altı aydır. Her iki halde de süre başlangıcı itirazın alacaklıya tebliğ tarihidir. Bu süreler hak düşürücü sürelerdir.             (2004 s. İİK. m. 62/11, 67/1)

T.C

YARGITAY

Dördüncü Hukuk Dairesi

E: 1999/2079

K: 1999/5098

T: 31.5.1999

·   TAZMİNAT

·   CEZA ZAMANAŞIMI

 

ÖZET: TCK.nun 459. maddesinde yazılı suçu oluşturan bir eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında sözü edilen suça ilişkin 5 yıllık ceza zamanaşımı uygulanır. Davacı, uğradığı zararı kamu davasına katılma yoluyla isteyebileceği gibi, ceza davası sonuçlanıncaya kadar doğrudan doğruya Hukuk Mahkemesine başvurmak suretiyle de talep edilebilir. Bu bağlamda; suç tarihinin 14.4.1996 olduğu ve 16.3.1998 tarihinde açıldığı anlaşılan Hukuk davasının süresinde açıldığının ve zamanaşımına Uğramamış bulunduğunun kabulü gerekir.

(765 s. TCK. m. 102/4, 455, 459, 465)

 

T.C.

YARGITAY

Dördüncü Ceza Dairesi

E: 1999/3315

K: 1999/4438

T: 26.4.1999   

·                                                                                      GÖREVİ SAVSAMAK

·                                                                                      GÖREVDE YETKİYİ KÖTÜYE KULLANMAK

  • FER’İ CEZANIN BELİRLENME YÖNTEMİ

 

  ÖZET: 1- Yasanın verdiği görevi, yasaya aykırı olarak yapan sanığın eylemi “görevde yetkiyi kötüye kullanma” suçunu  oluşturur.

                2- TCY.nın 20. maddesi gözetilmeden “memuriyetten yoksun kılınma” cezasının  alt sınırının üstünde belirlenmesi;

                3- Memuriyetten yoksun kılınma cezasına TCY.nın 80 ve  59. maddelerinin uygulanmaması yasaya aykırıdır.

                 (765 s. TCK. m. 230/2, 240, 80, 59, 20)

T.C.

         ANKARA

3. İDARE MAHKEMESİ

 

Esas No: 2001/764

 

GÖREVLİLİK KARARI

 

T.C. Ziraat Bankası Ankara İstihbarat Bölge Müdürlüğü Bölge Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken Ankara Kolej Şubesi Müdür Yardımcılığına naklen atanmasına ilişkin 23.5.2001 gün ve 4118 sayılı işlemin iptali istemiyle Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne karşı açılan dava dosyası incelendi.

Davalı idarece verilen 6.9.2001 günlü savunma yazısında kurumlarının 4603 sayılı yasa hükümleri gereği A.Ş. statüsüne dönüştürülüp, 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabi olduğunu yine aynı yasanın 3/3. maddesinde T.C. Ziraat Bankası Teşkilatı bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte hiçbir hukuki mercisine tabi olmaksızın Anonim Şirket olarak Ticaret Siciline re’sen tescil olunur, hükmünü içerdiğinden Özel Hukuk Hükümleri uyarınca faaliyette bulunan Banka aleyhine İdari Yargıda dava açılamayacağından dava konusu uyuşmazlığın görev ve çözümünün adli yargının görevi içine girdiği nedeniyle Mahkememizin görevsiz olduğu belirtilerek davanın görev yönünden reddinin gerektiği istenilmiştir.

2709 sayılı T.C. Anayasasının 128. maddesinde “ Devletin, Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülür.

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atamaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” hükmü yer almıştır.

Anılan madde hükmü ile memurlarla birlikte kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri yürüteceği ifade edilen “ diğer kamu görevlilerinin atanma görev, yetki her türlü özlük hakları ile hukuki durumlarının kanunlarla düzenlenmesi esası kabul edilerek bunların toplu sözleşme ile istihdam edilen ve iş hukuku kurallarına bağlı bulunan işçilerden  farklı olarak statü hukuku içinde yer almaları esası benimsenmiştir.

233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 308 sayılı KHK ile değişik  42. maddesinde Teşebbüslerde ve bağlı ortaklıklarda hizmetlerin sözleşmeli personel ve işçiler eliyle yürütüleceği sözleşmeli personelin bir hizmet sözleşmesi ile çalışma ve işçi statüsünde olmayan personel olduğu ve sözleşmeli personelin toplu iş sözleşmesi kapsamına alınamayacağı işçilerin bu KHK ye tabi olmadığı hükme bağlanmıştır.

Anayasanın yukarıda sözü edilen 128. maddeleri ile anılan hükmün birlikte incelenmesi yapıldığında 233 sayılı KHK nin sözleşmeli personel olarak nitelendirdiği kişilerin diğer kamu görevlisi kapsamı içinde düşünülmesi doğaldır.


 

T.C.

         ANKARA

3. İDARE MAHKEMESİ

 

Esas No: 2001/764

 

Davalı idarece 233 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ve anılan KHK ile 4491 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümleri çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere kurulan İktisadi Devlet Teşekkülü statüsünde iken 25.11.2001 tarih ve 24241 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı yasa hükümleri gereği Anonim Şirket statüsüne dönüştürüldüğü, bu durum karşısında özel hukuk hükümlerine göre faaliyette bulunan Banka aleyhine idari yargıda dava açılamayacağı öne sürülmekte ise de, davacı T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü İstihbarat Bölge Müdür Yardımcısı iken dava konusu işleme Ankara Kolej Şubesi Müdür Yardımcılığına atanması söz konusu olduğu ve anılan yasayla mevcut personel statüsünde bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında “diğer kamu görevlileri” kapsamı içinde değerlendirilen personel hakkında açılan davaların görev ve çözümün idari yargı görev alanı içinde kaldığının kabulü Anayasal ve Yasal bir zorunluluk olmaktadır.

 

Anılan gerekçelerle, davalı idarenin görev yönündeki itirazının reddi ile Mahkememizin iş bu davayı çözümlemeye görevli olduğuna 28.9.2001 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

            BAŞKAN                          ÜYE                                          ÜYE

KIRDAR ÖZSOYLU    HÜSEYİN YILDIZ         M. CELAL ÇENBERCİ

        26455                    27250                                        28253

İçindekiler