| İçindekiler | |
| DENETDE GENEL BAŞKANI ATILAY ERGÜVEN’İN 9.OLAĞAN GENEL KURULUMUZDA YAPTIĞI KONUŞMA | |
ÜYE AİDATLARI | |
| DERNEĞİMİZİN FAALİYETLERİ | |
| HARCIRAH BAĞLAMINDA DENETİM ELEMANLARININ DURUMU VE ÖNERİLERİMİZ. | |
DENETDE 9. OLAĞAN GENEL KURULU YÜKSEK KATILIMLA YAPILDIDerneğimizin 9. Olağan Genel Kurulu 13.05.2001 Pazar günü Türk-İş Konferans salonunda geniş bir katılımla yapıldı. Genel Kurulda, Ulu Önder Atatürk ve aziz şehitler için saygı duruşunda bulunuldu arkasından İstiklal Marşı okunarak, divan başkanlığı seçimine geçildi. Yapılan oylamada; Divan Başkanlığına Metin Ersöz, üyeliklere de H.İbrahim Cebeci, M.Cemal Kemaloğlu ve M.Aydın Sever oy birliği ile seçildi. Genel Kurul gündeminin 3. maddesi gereğince, Genel Başkan Atılay Ergüven açılış konuşması yaptı. Daha sonra kongremize gönderilen telgraf ve fakslar okundu. Kongreye konuk olarak katılan, Prof. Dr. Anıl Çeçen ve Nevşehir Milletvekili Sayın Mehmet Elkatmış birer konuşma yaptı. Yapılan konuşmalarda özetle; Denetde’nin bağımsız, her türlü etkiden uzak, ulusal bir denetim derneği olmasının gerektiği vurgulanarak, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasi bunalımlar içerisinde bulunduğu, yolsuzluk sıralamalarında dünyada ön sıralarda olduğu, bunun nedeninin ise, ülkemizde etkin denetim yapılamaması, denetim elemanlarının yetkilerinin kısılması ve denetim birimlerinin zayıflatılması olduğu belirtilerek, bazı kamu kurumlarında yapılan hukuksal değişikliklerle bu kurumların denetim alanının dışına çıkarıldığı, Büyük Atatürk’ün denetime verdiği önemi ifade eden veciz söz tekrar edilip, denetime büyük önem verilmesinin, bağımsız ve ulusal bir denetim biriminin kurulmasının gerektiği, İfade edildi. Bu konuşmalardan sonra, Yönetim ve Denetim Kurullarına ait faaliyet raporu ile Gelir-Gider Hesapları okunarak, Genel Kurulun bilgisine sunuldu.Yapılan eleştirilere Genel Başkan Atılay Ergüven tarafından cevap verildikten sonra oylamaya geçildi ve yapılan oylama sonucunda faaliyet raporları ittifakla kabul edildi. Bu arada 2001-2002 ve 2003 yılı bütçeleri görüşülerek kabul edildi. Ayrıca, Genel Kurul Gündeminin 8. maddesi gereğince, Tüzük değişikliği görüşülerek kabul edildi. Tüzük değişikliğinden sonra temenni ve dileklere geçildi. Atılay Ergüven, İ.Zafer Karakulak ve Sacit Yörüker tarafından sunulan ortak temenni metni okunarak katılımcıların oy birliği ile onaylandı. Genel Kurulda seçimlere iki liste ile girildi, çok olgun ve coşkulu bir havada geçen seçimleri, “Denetimde Birlik, İstikrar ve Etkinlik Grubu” kazandı. Yapılan seçimlerde aşağıda adı, soyadı ve kurumları gösterilen meslektaşlarımız yeni yönetim, denetim ve onur kuruluna seçildi. YÖNETİM KURULU ÜYELERİADI SOYADI KURUMU ATILAY ERGÜVEN SAĞLIK BAKANLIĞI ERDOĞAN GÜNAYDIN ŞEKER FABRİKALARI T.A.Ş HAMİT ÜÇER ZİRAAT BANKASI A.Ş. KUDRET ULUSOY PTT GENEL MÜD. ADNAN YILDIRIM SHÇEK OSMAN GÜLTEN EMLAK BANKASI EYÜP KIZILKAYA MUHESABAT GENEL MÜD. M.MUSTAFA ÇINKI ETİ HOLDİNG HAKKI GÜNGÖR GÜRBÜZ ÇALIŞMA BAKANLIĞI BÜLENT MİRAN EMEKLİ SANDIĞI GENEL MÜD SAİM AÇIKGÖZ MEB TAHİR BAYINDIR T.HALK BANKASI A.Ş. HIDIR MOR GÜMRÜKLER GENEL MÜD. SAİM İLÇİOĞLU MAHALLİ İDARE GENEL MÜD. FERHAT GÜL SANAYİ BAKANLIĞI
DENETİM KURULU
ADI SOYADI KURUMU ERSAN YAMAN TCDD MEHMET ASLAN TÜRK TELEKOM FARUK ÖZÇELİK VAKIFLAR GENEL MÜD.
ONUR KURULUADI SOYADI KURUMUDr.TEVFİK FİKRET UZEL T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. KEMAL TURAN GELİRLER GENEL MÜD. MUSTAFA ŞERBETÇİ T.HALK BANKASI A.Ş. YÖNETİM KURULU KENDİ ARASINDA GÖREV DAĞILIMI YAPMIŞTIR. Genel Başkan Atılay ERGÜVEN Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan GÜNAYDIN Genel Başkan Yardımcısı Hamit ÜÇER Genel Sekreter Kudret ULUSOY Genel Sekreter Yardımcısı Adnan YILDIRIM Genel Sekreter Yardımcısı Osman GÜLTEN Genel Sayman Eyüp KIZILKAYA Kültür ve Yayın Sekreteri M. Mustafa ÇINKI
DENETDE GENEL BAŞKANI ATILAY ERGÜVEN’İN 9.OLAĞAN GENEL KURULUMUZDA YAPTIĞI KONUŞMASaygıdeğer Konuklar, Sayın Basın Mensupları, Derneğimizin Sayın üyeleri ve Değerli meslektaşlarım, Devlet Denetim Elemanları Derneği DENETDE’nin 9.Olağan Genel Kuruluna hoş geldiniz. Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarım ve şahsım adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Genel Kurulumuza katılan veya mesaj gönderen Sayın................, ................., ................. faaliyetlerimize gösterdikleri ilgi ve hassasiyetlerinden ve dolayısıyla ulusal ve kamusal sorumluluk duygularından dolayı, tüm kamu denetim elemanları adına teşekkür ediyoruz. Üyelerimizin takdiriyle göreve geldiğimizden bu yana 2 yıllık başarılı bir süreyi geride bırakarak, tekrar huzurlarınızda bulunuyoruz. Öncelikle, Derneğimizin kuruluşundan bugüne kadar DENETDE’ye emeği geçen tüm meslektaşlarımıza takdir ve minnet duygularımızla teşekkürlerimizi sunuyoruz. Saygıdeğer meslektaşlarım, geçtiğimiz 2 yıllık dönem içerisinde, önce tüm insanlığa, sonra da ulusal ve kamusal sorumluluğumuz ile kamu denetim elemanlarına yakışır bir tutum içinde, sizleri mahcup etmeyecek faaliyetlerde bulunmaya çalıştığımızı, gerek yazılı, gerekse görsel medyada takip etmişsinizdir. Bu faaliyetlere girişirken dünya ve ülkemizdeki gelişmeleri doğru tahlil edip koşulları doğru değerlendirerek yola çıktığımızı belirtmek isterim. 90’lı yıllardan itibaren dünyada hızlı ve kapsamlı değişmeler meydana gelmektedir. Bundan Türkiye de fazlasıyla etkilenmektedir. Dünya’da ekonomik dengesizlikler; Kuzey yarımküre, G-7’ler, küresel gelişmiş ülkeler lehine artmaktadır. Elbette bu gidişin sonu insanlık adına iyi değildir. 15-20 Yıl önce adı dahi duyulmazken, bugün gelişmiş ülkelerde de tüm dünyada da seçim kampanyalarının ana temalarından biri dürüstlük ve yolsuzlukla mücadele olmuştur. Bu dikkat çekici bir mesaj olduğu kadar, aynı zamanda tüm dünya için de bir tehlike sinyalidir. Öyle görünüyor ki, bu gidişle hem ülkeler hem de uluslararası ölçekte dünya, gelecekte istikrar ve barış ortamını koruyamaz. Bu durumun ülkemizde daha çarpıcı ve daha yıkıcı biçimde ortaya çıktığı görülmektedir: Kamu kaynaklarının doymak bilmeyen bir ihtirasla, haksız şekilde, hiçbir mal ve hizmet üretilmeksizin yolsuzluklarla hortumlanması sonucunda, ekonominin direği toplam talep yok olmuş, kamu maliyesi ve finansal sistem çökmüş, sanayi ve tarım yok olmaya yüz tutmuş, emeğiyle geçinen çalışanlar ise sefalete ve açlığa mahkum edilmiş, böylece vatandaş kendi Parlamentosuna ve devletine hasım hale gelmiş ya da getirilmiştir. Bu durum, Cumhuriyet tarihimizde bugüne kadar hiç görülmeyen bir sonuçtur. Siyasal ve kamusal sorumluluk taşıyanlarda ise, çözüme yönelik hiçbir gayret görülmemekte, sonuçta ağır kriz ve güvensizlik ortamında ülke ve devlet yönetilemez hale getirilmekte ve sorunların kaynağı, oluşumu ve çözümü dikkatlerden uzak tutulmaya çalışılmaktadır. Ulusal ve kamusal sorumluluk taşıyan herkes gibi bizler de bu gelişmeye ilgisiz ve sessiz kalamazdık. Bu düşüncelerle, üyelerimizden aldığımız destek, öneri ve güçle; özellikle son bir yılda, sizlere dağıtılan Faaliyet Raporumuzda detaylı olarak belirtilen faaliyetlerde bulunmaya çalıştık. Yapılanların elbette yeterli olduğunu iddia etmiyoruz; ancak DENETDE’nin kamuoyunda, kamu yönetiminde ve uluslararası alandaki saygınlığında nereden nereye geldiğine, nasıl insiyatifler aldığına ve etkinliğine bakmak ve gelişimi farketmek yeterli olacaktır. Denetim elemanlarının özlük haklarının 20-25 yıldan beri kasıtlı olarak ihmal edildiği ve geri bırakıldığı bugüne kadar çokça ifade edildi. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz ve kamu maliyesinin durumu herkesin malumudur. Bu koşullara rağmen, üyelerimizin mali durumunu; etkili, cesur, bağımsız ve adil bir denetimi mümkün kılacak yeterli düzeye kavuşturmak için, etkili bir çalışma göstererek tüm ilgili mercilere konu iletilmiş ve çeşitli platformlarda kamuoyuna maledilmiştir. Bu konuda çok önemli sivil toplum kuruluşlarının ilgisi ve desteğinin sağlanması memnuniyet vericidir. Ancak esas memnuniyet verici olan, yolsuzluklar ile yukarıda belirttiğimiz sorunlar ve gelişmeler karşısında kamuoyunda ve sivil toplumda elde edilen insiyatif ve başarıdır. Ülkemizin geleceği ve kaderi, kişisel sorunlarımızdan önce gelir ve gelmelidir. Bu konuyla ilgilenmenin, kamu denetçileri olarak mesleki bir sorumluluk ve vatandaş olarak bir yurttaşlık görevi olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle daha etkili çalışabilmek için küçük bazı Tüzük değişiklikleri önermekteyiz; kabul göreceğini umuyoruz. Ayrıca konuyla ilgili mevzuat çerçevesinde, ulusal ve uluslararası alanda benzer mesleki kuruluşlarla işbirliğine ve devletimiz tarafından uygun görülüp onaylanacak mesleki projelere girişilmesi ülkemiz ve kamu yönetimi için çok yararlı olacaktır. Ancak önce bizim buna hazırlıklı olmamız ve birikimimizin de yeterli olması gerekmektedir. Küreselleşmeyle birlikte dünyada yukarıda belirttiğimiz gelişmeler ve sorunlar nedeniyle, Karapara ve yolsuzlukla mücadele için ülkemiz sınırlı bir OECD Sözleşmesini imzalamış, daha kapsamlı ve bağlayıcı olup tüm ülkelerin katılacağı Avrupa Konseyi Ceza ve Özel Hukuk Sözleşmeleri ise imzalanma aşamasındadır. Bu konuda, eğer gelişmeler iyi izlenirse, kamu denetim elemanlarına çok önemli roller verilebilecek, yolsuzluklarla ilgili olarak yürütülecek kredi destekli projelere katılım ve sorumluluk elde edilebilecektir. Burada şunu belirtmek gerekiyor ki; bugün yolsuzlukların sınırlı ve yaygın olmadığı gelişmiş ülkelerde etkin ve çağdaş bir denetim sistemi ile birlikte modern ve hızlı bir yargının birlikte var olduğu görülmektedir. Bu sistemlerin ülkemize de getirilerek uygulanmasının; uluslararası dengeyi de tehdit eden ülkemizdeki krizi müteakip bu aşamadan sonra, ulusal çıkarlarımız ile kamu düzeninin devamı için bir zorunluluk, uluslararası toplum için bir gereklilik olarak ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, gelişmeler doğru okunmalı, zamanında gerekli çalışmalar yapılmalı ve denetim elemanlarının nitelikleri artırılmalıdır. Bunun için de Derneğimiz bünyesinde birlik ve beraberlik pekiştirilmeli ve üye sayısı artırılmalı, daha etkin çalışma yürütülmelidir. Sayın konuklar, Değerli meslektaşlarım ! Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılarımızı sunar, bize destek verdiğinizden dolayı teşekkür eder, Genel Kurulumuza başarılar dilerim. DENETDE TÜZÜĞÜNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER9. Olağan Genel Kurulda derneğimiz tüzüğünde yapılan değişikliklerle; yolsuzluk, rüşvet ve diğer yasa dışı eylemlerle etkin mücadelede, toplumu ve kamuoyunu bilgilendirmede ve bilinçlendirmede önemli görevler üstlenmiş olup bu değişiklikler aşağıda belirtilmiştir. | |
Eski Madde:4/aMeslek ve hizmetle ilgili problemleri personel hukukundan doğan ve doğacak olan maddi ve manevi hak, yetki ve yükümleri modern hayatın akışına, mesleğin ve üyelerin yararına en uygun biçimde çözüme kavuşturmak, |
Yeni Madde:4/aÜyelerin personel hukukundan doğmuş ve doğacak meslek ve hizmetle ilgili sorunların barışçı yollarla çözüme kavuşturulması için girişimlerde bulunmak; maddi ve manevi hak, yetki ve sorumluluklarının çağdaş yönetim ilkeleri ile modern hayatın gereklerine, mesleğin ve üyelerin yararına düzenlenmesini sağlamak. |
|
Eski Madde:4/e Üyelerin çalışma koşullarının sağlık şartlarına uygun bir hale getirilmesi için önerilerde bulunmak, |
Yeni Madde:4/eÜyelerin çalışma koşullarının mali, teknik ve sağlık gereklerine uygun bir hale getirilmesi için önerilerde bulunmak, |
Eski Madde:4/l yok |
Yeni Madde:4/lYolsuzluklar ve usulsüzlükler hakkında duyarlı olmak, her türlü risklere karşı önlem bilincinin bütün toplum kesimlerinde yaygınlaşması için uğraş vermek, anketler düzenlemek, bilimsel çalışmalar yapmak, olumlu girişimleri desteklemek, çözüm önerileri geliştirmek, kamuoyunu ve ilgilileri bilgilendirmek, |
Eski Madde: 5DENETDE'ye Devlet Denetleme Kurulu, Başbakanlık Teftiş Kurulu, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, Sayıştay, Bakanlıklar, Müsteşarlıklar, Bağımsız Kamu Genel Müdürlükleri ve Başkanlıklar Teftiş ve Denetim Kurullarında teftiş ve denetim hizmetleriyle görevli her dereceden Denetçi, Uzman Müfettiş, Kontrolör ve bunların yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkanı ve Yardımcıları ile belirtilen kamu kurumu ve kuruluşlarının bölge çapında denetim ve teftiş yapan ve yukarıda sayılan unvanları elde etmiş ve Denetim Elemanı görevlerinde bulunmuş olanlar üye olabilirler. |
Yeni Madde: 5 DENETDE'ye Devlet Denetleme Kurulu, Başbakanlık Teftiş Kurulu, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, Sayıştay, Bakanlıklar, Bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşları, Müsteşarlıklar, Bağımsız Kamu Genel Müdürlükleri ve Başkanlıklar Teftiş ve Denetim Kurullarında teftiş ve denetim hizmetleriyle görevli her dereceden Denetçi, Uzman Müfettiş, Kontrolör ve bunların yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkanı ve Yardımcıları ile belirtilen kamu kurumu ve kuruluşlarının bölge çapında denetim ve teftiş yapan ve yukarıda sayılan unvanları elde etmiş ve Denetim Elemanı görevlerinde bulunmuş olanlar üye olabilirler. |
|
Eski Madde:9/c DENETDE ile ilgili yasalara, amaçlar ve tüzüğe aykırı davranışlarda bulunması, |
Yeni Madde:9/cDenetim elemanlarının ulusal meslek ahlak kurallarında yer alan değer ve prensiplere, amaçlar ve tüzüğe aykırı davranışlarda bulunması, |
|
Eski Madde:9/d Yasalarla yasaklanmış davranışlarda bulunması, |
Yeni Madde:9/d DENETDE’ ye olan borçlarını hatırlatıldığı halde üç aydan fazla geciktirmesi, Üyelikten çıkarılma Yönetim Kurulu Kararı ile olur. Üyelikten çıkarılan üye, kararı tebellüğ ettiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde Yönetim Kurulu Başkanlığına başvurulabilir Bu takdirde üyelikten çıkarılma kararı ilk Genel Kurul toplantısında görüşülerek sonuca bağlanır. Üyelikten çıkarma kararının Genel Kurulda yapılacak görüşmesinde haklarında karar verilecek kişi veya kişilerin oy kullanma hakkı yoktur.
|
|
Madde:9 (e) fıkrası (d) fıkrası oldu. (e) fıkrası kaldırıldı. |
|
Eski Madde:9 sondan 2. paragrafÜyelikten çıkarılma Yönetim Kurulu Kararı ile olur. Üyelikten çıkarılan üye, kararı tebellüğ ettiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde Yönetim Kurulu Başkanlığına başvurulabilir Bu takdirde üyelikten çıkarılma kararı ilk Genel Kurul toplantısında görüşülerek sonuca bağlanır.
|
Yeni Madde:9 sondan 2. paragrafÜyelikten çıkarılma Yönetim Kurulu Kararı ile olur. Üyelikten çıkarılan üye, kararı tebellüğ ettiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde Yönetim Kurulu Başkanlığına başvurulabilir Bu takdirde üyelikten çıkarılma kararı ilk Genel Kurul toplantısında görüşülerek sonuca bağlanır. Üyelikten çıkarma kararının Genel Kurulda yapılacak görüşmesinde haklarında karar verilecek kişi veya kişilerin oy kullanma hakkı yoktur. |
Eski Madde: 19Üyeler toplantıya bizzat katılırlar. Her üyenin bir oy hakkı vardır. Üyeler kendilerini ilgilendiren konularda oy veremezler. |
Yeni Madde: 19Üyeler toplantıya bizzat katılırlar. Her üyenin bir oy hakkı vardır. |
Eski Madde: 30Genel Başkanın geçici ve süresiz ayrılmalarında Genel Sekreter Genel Başkanın tüm yetki ve görevlerini üstlenir. Ayrıca Genel Sekreter derneğin büro işlerini yürütür, karar defterini tutar, Yönetim Kurulu toplantı gündemini hazırlar ve toplanmasını sağlar, kabul edilebilir mazereti olmaksızın üst üste toplantıya katılmayan üyenin görevinden ayrılmış sayılması halinde yedek üyeyi göreve davet eder.
|
Yeni Madde: 30Genel Başkanın ve Genel Başkan Yardımcılarının geçici ve süresiz ayrılmalarında Genel Sekreter Genel Başkanın tüm yetki ve görevlerini üstlenir. Ayrıca Genel Sekreter derneğin büro işlerini yürütür, karar defterini tutar, Yönetim Kurulu toplantı gündemini hazırlar ve toplanmasını sağlar, kabul edilebilir mazereti olmaksızın üst üste toplantıya katılmayan üyenin görevinden ayrılmış sayılması halinde yedek üyeyi göreve davet eder.
|
Eski Madde: 37a) Üyelerden bir defaya mahsus 1.500.000.- (Birbuçukmilyon) TL giriş aidatı ile 3.000.000.- (üçmilyon) TL yıllık aidat alınır. 1999 yılı için saptanan bir rakam DENETDE Yönetim Kurulu'nun önerisi üzerine Dernek Genel Kurul deflatör oranını aşmamak kaydıyla artırır. Bunun için ayrıca tüzük değişikliğine gerek duyulmaz. Genel Kurulun kararının üyelere duyurulması ile aidat artırımı yürürlüğe girer. b) Yapılan yayınlar, tertiplenen piyango, balo, eğlence, temsil, konferans, spor yarışmaları, sosyal tesisler ve lokal, konser gibi faaliyetlerden sağlanacak gelirler. c) Derneğin mal varlığından elde edilecek gelirler, d) Bağışlar ve yardımlar, |
Yeni Madde: 37a)Üyelerden bir defaya mahsus 1.500.000.- (Birbuçukmilyon) TL giriş aidatı ile 2001 yılı için 6.000.000.- (altımilyon) TL, 2002 yılı için 6.000.000.- TL ( altımilyon ) yıllık aidat alınır. b) Yapılan yayınlar, tertiplenen piyango, balo, eğlence, temsil, konferans, spor yarışmaları, sosyal tesisler ve lokal,konser gibi faaliyetlerden sağlanacak gelirler. c) Derneğin mal varlığından elde edilecek gelirler, d) Bağışlar ve yardımlar, |
ÜYE AİDATLARIÜye aidatları Derneğimizin 9. Olağan Genel Kurulunda yapılan tüzük değişikliği ile artırılmış olup; Giriş aidatları 1.500.000.-TL, 2001 yılı aidatı 6.000.000.-TL ve 2002 yılı aidatı 6.000.000.-TL olarak tespit edilmiştir. Değerli meslektaşlarımız, dergimizin yegane gelir kaynağı üye aidatlarıdır. Üyelerin toplam 30 milyar liraya yakın aidat borcu bulunmaktadır. Derneğimiz; üyelerin mesleki, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini koruyup kollamak ve daha ileriye götürülmesi için yoğun çaba içerisine girmekle birlikte, bu faaliyetlerin etkin bir şekilde devam ettirilmesi için üye aidatlarının ödenmesi gerekmektedir. Şimdiye kadar elde olmayan muhtelif nedenlerle ödenemediğine inandığımız aidatların, bir an önce ödenmesi için gereken gayretin gösterileceğine inanıyoruz. Üyelerin, biriken aidatlarını bizzat Dernek Merkezinde yatırabilecekleri gibi, Derneğimizin, 206253 nolu posta çeki hesabı ile İş Bankası Kızılay şubesindeki 1211697 nolu, Halk Bankası Necatibey Şubesindeki 27965 nolu ve Ziraat Bankası 8099298 nolu hesaplara yatırmaları da mümkündür. YÖNETİM KURULU ÜYELERİMİZ ANIT KABİRİ ZİYARET ETTİDerneğimizin 9.Olağan Genel Kurulunda yönetim ve denetim kurulu seçilen üyeler, Genel Başkan Atılay Ergüven’in Başkanlığında 04.06.2001 tarihinde Anıtkabiri ziyaret etti. Ziyaret sırasında, Atatürk’ün mozolesine çelenk koyularak saygı duruşunda bulunuldu, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçilerek Anıt Kabir Özel Defteri imzalandı. Genel Başkan Sayın Ergüven özel deftere şunları yazdı; “Ulu Önder Atatürk, Devlet Denetim Elemanları Derneği olarak 9. Olağan Genel Kurulumuzu yaparak huzurunuza gelmiş bulunuyoruz. Gençliğe hitabında belirttiğin tehdit ve tehlikelerin artık bir bir ortaya çıkmaya başladığı bir dönem içerisindeyiz. Senin önderliğinde büyük Türk Milletinin fedakarlıklarla kurduğu bankalarımız, Telefon idaresi, Tekel gibi kurumlarımızı yabancılaştırmamak için, sonuna kadar mücadele edeceğimize ve bize yüklediğin görevin bilincinde olduğumuzu hatırlatıyoruz.” DERNEĞİMİZİN FAALİYETLERİDernek Başkanı Atılay Ergüven; 24.03.2001 tarihinde TRT-2’de Nazmi Kal’ın hazırlayıp sunduğu EKONOMİ DOSYASI, 03.06.2001 tarihinde Flash TV’de Ferhan Şaylıman’ın hazırlayıp sunduğu GÜNDEM, 24.06.2001 tarihinde Star TV’de Mustafa Mutlu’nun sunduğu EKO-PAZAR, Programlarına katılarak, denetim ve denetim elemanlarının sorunlarını gündeme getirmiş ve bu konuda kamu oyunu bilgilendirmiştir. BANKACILIKLA İLGİLİ FAALİYETLER4603 Sayılı Yasa ile yeniden yapılandırılarak tasfiye sürecine giren Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketindeki gelişmelerle ilgili olarak, 27.05.2001 tarihinde Derneğimiz Genel Merkezinde bir basın toplantısı yapılmıştır. Bu basın toplantısına Basın ve TV kuruluşları yoğun ilgi göstermiştir. Anılan bankalarla ilgili olarak ayrıca, 15.06.2001 tarihinde Derneğimiz öncülüğünde Yolsuzlukla Mücadele Derneği, Türk Banka-Sen ve Başkent İktisatçılar Eğt. Yard. Day. Derneği yöneticilerinin katıldığı ortak bir basın toplantısı yapılmıştır. Bu basın toplantısında aşağıdaki bildiri okunmuştur. Kamu Bankaları ile ilgili 4684 Sayılı Kanuna Dayanılarak çıkarılan KHK’ ya ilişkin, Derneğimiz görüşleri Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlık ve Milletvekillerine 21.06.2001 tarih ve 84 sayılı yazımızla iletilmiş, ayrıca ziyaretler sırasında da gündeme getirilmiştir. Söz konusu yazıda; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte ve kabul edilme olasılığı yüksek olan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın Birinci Bölümündeki Kamu Bankalarına İlişkin hükümler incelenmiş, Anayasaya ve Yasalara aykırı hükümler ile bu hükümler hakkındaki Derneğimiz görüşleri aşağıda arz edilmiştir. I – Kanun tasarısının Geçici 5. maddesinde; “Bankaların yeniden yapılandırılması ile görevli yönetim ve denetim kurulu üyeleri, yürütmekte oldukları görevlerden yalnızca, reel sektörün faaliyetlerinin gelişip devamını temin etmek, bankaların aktiflerini seyyal kılmak, pasif kalitesini yükseltmek ve bankaların reorganizasyonunu sağlayarak süratle özelleştirmeye hazırlamak amacıyla yapacakları ve konusu açıkça suç teşkil etmeyen iş ve işlemlerden dolayı sorumlu tutulamazlar. Yeniden yapılandırma sürecinde ve bu amaca yönelik olarak bu kişilerin iş ve işlemleri ile ilgili, üçüncü kişilerce kusura dayalı açılacak davalar, temsil ettikleri banka ve bankalara açılır. Bankaların rücu hakkı saklıdır.” denilmektedir. Bu madde ile ilgili çekincelerimiz şunlardır. 1 – Kamu Bankalarını yeniden yapılandırmak üzere görevlendirilen ve profesyonel bankacı olarak nitelendirilen bu yöneticilerin böyle bir sorumsuzluk zırhını elde etmeleri işlemleri yasaya uygun olmayan bir şekilde yapabilmelerine neden olacaktır. 2 – Gerek kamu gerekse özel sektör kuruluşlarının yönetim ve denetim kurullarının görevleri ile ilgili kanuni sorumlulukları çeşitli yasalarla düzenlenmişken ve sorumluluk konusunda hiçbir ayrıcalık tanınmamışken, Kamu Bankaları Ortak Yönetim ve Denetim Kurullarına böyle bir ayrıcalık tanınması eşitsizlik yaratacaktır. 3 – Konusu açıkça suç teşkil etmeyen iş ve işlemlerden dolayı sorumluluk aranmaması küçük bir araştırmayla ortaya çıkabilecek bazı usulsüz işlemlerin ve yolsuzlukların üzerine gidilmemesine neden olacaktır. Kaldı ki, işlemlerin açık olup olmadığı hususunda yasalarımızda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. 4 – Denetim Kurulunun işlevi, işlemlerin yasa ve mevzuata uygun olup olmadığını denetlemek olduğu halde yukarıdaki hükümlere asıl olan denetim amacından uzaklaşmaya çalışılmaktadır. 5 – Getirilen düzenleme ile kusuru halinde dahi yönetim ve denetim kurulundaki şahıslara karşı doğrudan dava açılayamayacaktır. Kaldı ki, bu husus ileride TBMM tarafından yapılacak denetleme sonucunda sorumluluğun kişilerde değil kuruluşlarda kalmasına da neden olacaktır. Bankaların rücu etme hakkı saklı ise de uygulamada bunu gerçekleşmesi fiilen mümkün değildir. Çünkü Bankayı yöneten yetkililerin kendileri hakkında rücu işlemine gitmeleri yani kendi kendilerini sorumlu tutmaları söz konusu olamayacaktır. II – Bu Kanun’un birinci maddesinin C fıkrasında; 4603 Sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 3 numaralı fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirildiği belirtilmiştir. “3. Yeniden yapılandırma sürecinde bankaların yönetim kurulunca istihdam fazlası olarak tespit edilen banka personeli, 24.11.1994 tarihli ve 4046 Sayılı Kanun’un 22. maddesine (süreler hariç) göre, diğer kamu kurum ve kuruluşlara nakledilir. Ancak, bu şekilde nakledilen personelden , anılan madde uyarınca eski kadrolarına ait hakları şahıslarına bağlı olarak saklı tutulanlar için Bankacılık Tazminatı da şahıslarına bağlı bir hak teşkil etmez. Bu durumda, söz konusu 22. madde kapsamında Özelleştirme Fonu tarafından yapılması gereken ödemeler ilgili bankalar tarafından yapılır.” denilmektedir. Bu konudaki çekincelerimiz şunlardır. 1 – Bu düzenleme ile başka bir kuruluşa nakledilecek Kamu Bankası çalışanlarından 1 sayılı cetvele tabi personele 4046 Sayılı Özelleştirme Yasası’nın 22. maddesine göre Ek Tazminat ödenemeyecektir. Oysaki 22.01.1990 tarih ve 399 Sayılı (Değişik 5.2.1992-3771/1) Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/a, b fıkrası, geçici maddesinin 3, 4 ve 5. maddeleri, ayrıca 5.2.1992 tarih ve 3771 Sayılı Kanun’un geçici 1. maddesiyle de Ek Tazminat Hakkı tanınmıştır. 2 – 4603 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkındaki Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrası ile; “Bankaların bu kanunun yürürlüğe girdiği 25.11.2001 tarihinde çalışmakta olan personeline en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının % 180’ini geçmemek üzere görev ve unvanlarına göre Yönetim Kurullarınca belirlenen miktarlarda Bankacılık Tazminatı ödenmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 27.01.1973 tarih, E. 1972/6 ve K. 1973/2 nolu kararının içeriğinde bu hususa yer verilerek, Müktesep Hakkın ( Kazanılmış Hak ) hukuka uygun bir işlemden doğduğunu ve ilerisi için de devam edeceği görüşüne yer verilmiştir. Dolayısıyla Yasalarla ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle hukuka uygun olarak verilmiş bu haklar, Kazanılmış Hak olarak ve ileriye yönelik olarak doğmuştur. Yasalarla ve Yüksek Mahkeme kararlarıyla da teminat altına alınmıştır. Bu itibarla da, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 578. maddesi ve Kanunların Kazanılmış Hakları ihlal etmemek şartıyla Makable Şamil (geriye yönelik) olarak çıkarabileceğini, 864 Sayılı Kanunu Medeninin Sureti Meriyeti Şekli Tatbiki Hakkında Kanunun 4. maddesi de “ eski kanun meri iken vuku bulmuş olup ta yeni kanunun meriyetinden evvel kendilerinden bir hakkı müktesep vücuda gelmemiş olan hadise, yeni kanunun meriyeti tarihinden itibaren ona tabi olur. “ hükmü getirilerek, daha önceden hukuka uygun olarak verilmiş olan müktesep hakların yeni çıkarılacak kanunla ortadan kaldırılamayacağını, müktesep hak vücuda gelmemiş olan hadise için, yeni kanunun meriyet tarihinden itibaren ona tabi olacağını, hüküm altına almıştır. Bu durumda Kamu Bankaları Ortak Yönetimince diğer kuruluşlara nakledilecek olan ve yıllardır çiftçimize, esnafımıza, memur , işçi ve emeklilerimiz ile toplumun tüm kesimlerine büyük bir özveri ile hizmet eden Kamu Bankası çalışanlarının Ek Tazminat ve Bankacılık Tazminatı hakları alınarak, yaklaşık 200 ile 400 milyon TL arasında maddi kayba neden olunarak mağdur edileceklerdir. Bu yasa tasarısı ile, Kamu Bankaları Ortak Yönetim ve Denetim Kuruluna getirilen ayrıcalıklar ile bu bankaların bugünkü duruma düşmelerinde hiçbir sorumluluğu olmayan personelin maddi ve manevi açıdan mağdur edilmemeleri için bu yasanın Yüksek Makamlarınızca onaylanmamasını arz ederiz. TÜRK TELEKOM* Türk Telekom A.Ş’nin yeniden yapılandırılarak özelleştirilmesindeki olumsuzluklarla ilgili olarak, bir basın bildirisi hazırlanarak 16.06.2001 tarihinde zamanın Ulaştırma Bakanı ile basın ve TV kuruluşlarına gönderilmiştir. STK PLATFORMU* Ulusal Tüketiciler Platformunun çalışmalarına iştirak edilerek, “Yerli Malı Kullanın,Yerli Malı Kullandırın” kampanyasına destek verilmiştir. * Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından Derneğimize yolsuzluklarla ilgili olarak intikal ettirilen ihbar ve şikayetler ilgili ve yetkili makamlara intikal ettirilmiş ve halen sonuçları takip edilmektedir. TELEKOMÜNİKASYON KURUMU* 2813 Sayılı Telsiz Kanunda değişiklik yapan 4502 Sayılı Kanunla oluşturulan Telekomünikasyon Kurumun da Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Müfettiş Kadrolarına yer verilmesine ve bu kurum oluşturulurken de aynen muhafaza edilmesine rağmen, Bakanlar Kurulunun 2000/1006 Sayılı Kararı ile yapılan kadro düzenlemesi sırasında Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Müfettiş Kadrolarının kaldırılması sonucu, Teftiş Kurulu Başkanı Ömer Büyükduru, Müfettişler Haydar Ölmez, Hakan Ünal, Cengiz Eken, Ali Yeşilova ve Yurdanur Köksal uzman kadrolarına atanarak mağdur edilmişlerdir. Bu konuda gerekli bilgi ve belgeler Derneğimizce zamanın Ulaştırma Bakanı Sayın Enis Öksüz’e aktarılmış, ayrıca bazı basın ve TV kuruluşları aracılığı ile de kamu oyunun bilgisine sunulmuştur. Bu hususun ayrıca Ulaştırma Bakanı Sayın Oktay Vural tarafından da dikkate alınacağını umuyoruz. ÜST KURULLARBilindiği üzere son zamanlarda hükümet tarafından yürütülen yeni İdari yapılandırma çalışmaları ile üst kurullar oluşturulmuş ve halen üst kurul sayısı 12’ye ulaşmıştır. Bu kurullar, trilyonları bulan bütçeleriyle birlikte, çok sayıda kurum ve kuruluşların çalışmalarını da yönlendirmektedirler. Bu üst kurulların bir kısmının kuruluş yasasında olmasına rağmen kurulmaması ve bir kısmının kuruluş yasasında ise hiç yer verilmemesi nedenleriyle denetim birimleri olmadığından tamamen iç denetim dışı kalmıştır. Her ne kadar Sayıştay yada Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun denetimine tabi olsalar da, bu denetim birimlerinin soruşturma yetkilerinin olmaması ve üzerlerindeki oldukça yoğun iş yükü nedeniyle etkin bir denetim yapmaları mümkün değildir. Ülkemizdeki son ekonomik krizin en önemli sebebinin yolsuzluklar olduğu göz önüne alındığında, denetimin önemi açıkça ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, söz konusu üst kurullarda bir an önce denetim birimleri ihdas edilerek devletin trilyonlarca lirası denetim dışı bırakılmamalıdır. GÖREV TAZMİNATIMemurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkındaki Bazı Konularda değişiklik Yapılması Hakkındaki 4615 Sayılı Yasaya dayanılarak çıkan KHK ile getirilen görev tazminatının, özellikle denetim elemanları verilmeyeceği ve denetim elemanları arasında dengesizliğe ve farklılığa yol açabilecek şekilde çıkarılacağı yolundaki duyumlar üzerine Derneğimiz yoğun çabalar sarf etmiştir. Bu cihetle; Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlık, Başbakanlık Müsteşarlığı ve TBMM Bütçe Plan Komisyonu Üyeleri nezrinde yoğun girişimlerde bulunulmuştur. Bu girişimler sırasında bizleri destekleyen ve önerilerimizi dikkate alarak güç veren Cumhurbaşkanlığı yetkilileri, Ulaştırma eski Bakanı Sayın Prof. Enis Öksüz, Milli Savunma Bakanı Sayın Sabahattin Çakmakoğlu, Devlet Bakanı Sayın Tunca Toskay ve diğer yetkililere teşekkürü bir borç biliriz. Bu konuda ilgili makamlara yazdığımız 12.06.2001 tarih ve 2001/79-8 sayılı yazımızda; Yetki Yasası çerçevesinde DENETDE olarak yapılan çalışmalar ve konuya ilişkin görüşlerimiz, yasal değişiklikte dahil olmak üzere gerekçelerle birlikte ilgi yazımızla arz edildiği, Bu cümleden olarak; Derneğimiz, Ülkemizin yaşamakta olduğu ekonomik ve mali krizin ve bu krizi aşma yolundaki çabaların bilincinde olduğunu vurgulamayı gerekli gördüğü, Derneğimizin 4615 sayılı Memurlar ve Diğer kamu Görevlileri Hakkındaki Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanuna dayanılarak çıkarılacak Kanun Hükmünde Kararnamede; Kamudaki Denetim Elemanları arasında; - Ülke düzeyinde denetim yapanlar, - Bölge düzeyinden denetim yapanlar, - İl düzeyinde denetim yapanlar, Ölçütleri dışında farklılık yaratılmamasının gerektiği, Denetim Elemanları Kurumun en üst düzeydeki yetkilisini temsil etmeleri nedeniyle, temsil tazminatını hak eden personel olduğunun dikkate alınmasının icap ettiği, Denetim Elemanlarının özlük haklarındaki gerilemelerin giderilmesinin yerinde olacağı, Anayasamızın 10. maddesindeki; “eşitlik” , 55. maddesindeki; “eşit işe eşit ücret” , 123. maddesindeki ; “ İdarenin bütünlüğü ilkeleri” gözetilerek yapılacak düzenlemelerin; Kamu yönetiminin gücünü ve etkinliğini arttıracağının düşünüldüğü, Derneğimizin görüşlerinin, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı’nın düzenlemiş olduğu “Kamu yönetiminde Denetim Hizmetlerinin Geliştirilmesi ve Etkinliğinin Sağlanması için Gerekli Önlemler” konulu raporla da örtüştüğü, Gerek görüldüğü taktirde daha önce ilgili makamlara intikal ettirildiği üzere ayrıntılı raporun taraflarına sunulacağı, Yetki yasası çerçevesinde yürürlüğe konulacak KHK’ de görüşlerimize yer verilmesinin kamu gücünün kullanılması, etkinliğin ve verimliliğin arttırılması, güçlü ekonomiye geçiş sürecinin kısaltılması açısından yararlı olacağı, Belirtilmiştir. TEMİZ TOPLUMA KATKI ÖDÜLÜGerek ulusal, gerekse uluslararası kuruluşlarca yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda, Ülkemizin şeffaflık, yolsuzluk ve rüşvet, yabancı yatırım kara para ve kayıt dışı para konularında hiçte iyi durumda olmadığı ve en ön sıralarda bulunduğu göz önüne alındığında, bu tür yasa ve ahlak dışı eylemlerle mücadelenin ne kadar önemli olduğu ortadadır. Bu nedenle derneğimiz üzerine düşen görevi yapmakla birlikte, bu mücadeleyi etkin bir şekilde yürüten kişi ve kuruluşları desteklemek, onurlandırmak ve sürekli gündemde tutmak için temiz topluma katkı ödülü koymuştu. Daha önce bu ödüle Gazeteci Taşkın Şenol, İçişleri eski Bakanı Saadettin Tantan ve Ulaştırma eski Bakanı Enis Öksüz layık görülerek ödülleri kendilerine verilmiştir. Derneğimiz Yolsuzlukları ve Yolsuzlukla Mücadeleyi İzleme Komisyonu yapmış olduğu çalışmalar sonucu; Nisan 2001 ayı ödülüne DGM Savcısı Sayın Talat Şalkı, Mayıs ayı ödülünü de Sayın Ferhan Şaylıman’ı layık görmüş ve Basın ve TV kuruluşlarının yoğun ilgi gösterdiği bir törenle de Derneğimiz Merkezinde 23.06.2001 tarihinde ödülleri kendilerine verilmiştir. Kendilerini kutluyor başarılı çalışmalarının devamını diliyoruz. Genel Başkanımız Sayın Atılay Ergüven ödül töreni sırasında yapığı konuşmada; Ekonomik krize neden olan yolsuzluklar ve özellikle de kamu bankalarının batırılması konusunda DENETDE olarak zaman zaman yaptığımız basın toplantılarıyla kamuoyu bilgilendirilmiştir. Hatta derneğimizin yöneticilerine karşı bu konuda ağır ceza davaları dahi açılmıştır. Sevindirici olan husus ise; yaklaşık iki yıldır yaptığımız çalışmalar neticesinde, dile getirilmiş ve kamuoyu gündeminde tutulmuş olan yolsuzluklar konusunun bugün öneminin anlaşılmış olmasıdır. Bu konuda toplumsal duyarlılığın artması da sevindiricidir. DENETDE olarak sürekli vurguladığımız gibi, kamu kaynaklarının haksız ve usulsüz bir şekilde kullanılması ekonomide kaynakları tükettiği gibi, toplumda da büyük bir moral çöküntüsüne ve güven bunalımına sebep olmakta, büyük çıkarlar söz konusu olduğu zaman yolsuzluk olayları tehdit, şiddet ve sindirme boyutuna ulaşmaktadır. Buna rağmen bu durumdan çıkabilmek için ülkemizin yeterli iç dinamiklere kesinlikle sahip olduğuna inanıyoruz. Yapılması gereken bu dinamikleri harekete geçirmektir. Biz kamu denetim elemanları, bu dinamiklerden biri olarak her an göreve hazır olduğumuzu belirtmek isteriz. Yolsuzluk ve yoksullukla mücadelenin en güçlü silahlarından birisi, etkin denetimdir. Etkin denetime ulaşmak için ise denetim birimlerinin tek çatı altında toplanarak “özerk” bir yapılanmaya gidilmesi zorunludur. Böylece denetim elemanının bağımsızlığı sağlanacak, güvenceye kavuşan ve gelecek endişesi olmayan denetim elemanı da yolsuzlukların üzerine kararlılıkla gidilebilecektir. Bugün Türkiye’de yatırımcı, iş adamı, çiftçi ve memurlarıyla tüm halkın ve dürüst devlet adamlarının tek beklentisi; samimi, dürüst, fedakar yöneticiler önderliğinde gerçekten çözüm getirecek ve güveni yeniden tesis edecek ciddi ve köklü tedbirlerdir. Değerli basın mensupları nasıl yanlış kelimelerden doğru cümle kurmak mümkün değilse, şaibeli yöneticilerle de güçlü ekonomi ve istikrar ile toplumsal düzeni sağlamak da mümkün değildir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, daha önce bankacılık ve finans sektöründe, özelleştirmelerde, kamu ihalelerinde, hazine garantili ve dış kredili yatırımlarda ve diğer tüm kamusal işlemlerde; yolsuzluk ve usulsüzlükleri belgelenmiş, adı yolsuzluklara bulaşmış bürokrat ve yöneticilerle çalışmaya devam edildiği ve bunlar yerlerinde kaldığı sürece; hangi reçete uygulanırsa uygulansın sonuç değişmeyecektir. Yani alınan çözüm tedbirleri kadar bunları hazırlayan ve uygulayan yöneticilerin kimliği de çok önemlidir. Bu husus özellikle dikkatlerden kaçırılmaktadır. Bu sorunların ortaya çıkmasına sebep olan kadrolar ile çözüm ve başarı mümkün olamaz. Mesleki birikim ve görgülerimize dayanarak kesin ve iddialı şekilde söylüyoruz ki; bugün her kamu kurumunda çözüm üretecek üstün nitelikte, yetişmiş kamu görevlileri mevcuttur. Ancak ne gariptir ki, bu insanlar sırf dürüst olduklar ve çözüm üretecekleri için üst görevlere getirilmemektedir. Ülkemizde son zamanlarda daha sık yaşamaya başladığımız idari zaafiyetler ve mali – ekonomik krizlerin nedeni hiç tartışmasız yolsuzluklardır. Değerli basın mensupları, yanlış kelimelerden doğru cümle kurmak nasıl mümkün değilse, şaibeli yöneticilerle de güçlü ekonomi ve istikrar ile toplumsal düzeni sağlamak da mümkün değildir. Yolsuzluklar; etkin, özerk, bağımsız bir denetim, hızlı, ihtisaslaşmış, önünde yasal engeller bulunmayan, müdahalelere kapalı bir yargı sistemi, organize suç örgütleriyle mücadele (4422 sayılı yasa) yasasının eksiklikleri ve aksaklıklarını giderecek şekilde değiştirilmesinin sağlandığı, cezaların caydırıcılığının arttırıldığı taktirde önlenebilecektir. Aksi halde bugün olduğu gibi, Denetim elemanları siyasi vesayet altına alınmaya çalışılırsa, denetim raporları uygulayıcıların keyfiyetine bırakılırsa, Cumhuriyet savcılarının yetkileri tırpanlanmaya çalışılırsa, yasalarla idarecilere dokunulmazlık getirilirse üzülerek belirtmeliyim ki yolsuzluklar önlenemeyecek, cesaretli ve kararlı kamu görevlisi ve yargı mensupları daha da azalacak, vatandaşların devlete olan güveni kaybolacak, daha büyük skandal ve ekonomik – mali, siyasi krizlerle kamu düzenimiz çökecektir. Artık o aşamada alınacak tedbirler de durumu kurtarmayacaktır. Altını çizerek belirtmek isteriz ki; Ülkemizin geleceği ve kaderi kişisel sorunlarımızdan önce gelmelidir. Ulusal ve kamusal sorumluluk taşıyan herkes gibi bizler de bu gelişmeye ilgisiz ve sessiz kalmadık. Bizleri ümitlendiren husus yukarıda belirttiğimiz sorunlar ile yolsuzluklar karşısında kamuoyu ile sivil toplumda görülen ilgi ve inisiyatiftir. Bu sorumluluk ve bilinç içerisinde DENETDE Ulusal Güvenlik sorunu haline gelen yolsuzluklar konusundaki mücadelede; cesaret, gayret ve özveriyle bu mücadelede yerini alan, toplumun her kesimindeki kişi ve kuruluşları onore etmek, moral vermek açısından “TEMİZ TOPLUMA KATKI ÖDÜLÜNÜ” düzenlemiştir. Bu ödüle layık görülen Sayın ŞALK ve ŞAYLIMAN’I kutluyor, hepinize saygılarımı sunuyorum. ULUSLARARASI YOLSUZLUK KONFERANSIHükümet tarafından Dünya Bankası Desteğinde ve IMF’ye verilen niyet mektubu doğrultusunda; “Etkin Yönetim ve Yolsuzlukla Mücadele” konusunda çalışmalar yapılarak, bir konferans toplanması kararı alınmış ve bu karar doğrultusunda; Başbakanlık, Hazine Müsteşarlığı, Adalet, İçişleri ve Maliye Bakanlığı temsilcilerinden oluşan bir Yönlendirme ve Çalışma Grubu kurulmuştur. Bu komisyonun çalışmalarına Yönetim Kurulu üyelerimizden Erdoğan Günaydın, Hamit Üçer ve Hakkı Güngör Gürbüz katılmıştır. 21.09.2001 tarihinde ODTÜ’de toplanan söz konusu uluslararası konferansa da Genel Başkan Atılay Ergüven, Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Günaydın ve Genel Sekreter Kudret Ulusoy katılmıştır. Konferansın toplanması; yolsuzlukla mücadelenin etkin bir şekilde yürütülmesi, gündemde tutulması ve bu konuda diğer ülkelerin mücadele ve yöntemlerinin kamuoyuna aktarılması bakımından yararlı görülmekle birlikte, özellikle ülkemizde yolsuzlukla mücadelenin fiilen içerisinde bulunan, asli ve yasal görevleri yolsuzluk ve diğer yasa dışı eylemlerle mücadele olan hakim, savcı, denetim elemanları ve emniyet memurlarının dinleyici olarak katılmalarıyla birlikte konuşmacı olarak duygu ve düşüncelerini aktarmamaları konferansın önemli bir eksikliği olarak değerlendirilmiştir. Umarız, bundan sonra yapılacak ulusal ve uluslararası konferanslarda bu eksiklik giderilir. TÜRKİYE’DE ETKİN YÖNETİM ve YOLSUZLUKLA MÜCADELENİN GELİŞTİRİLMESİ KONULU ULUSLAR ARASI KONFERANSIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ21 Eylül 2001 tarihinde Ankara’da toplanan ve davetli olarak katıldığımız “Türkiye’de Etkin Yönetim ve Yolsuzlukla Mücadelenin Geliştirilmesi” konulu uluslararası konferans hayal kırıklığı yaratmıştır. Her şeyden önce, böyle bir uluslararası konferansın toplanmasına neden olan şartların ülkemizdeki varlığı ayrı bir üzüntü kaynağı olmuştur. Konferansa konuşmacı olarak katılan politikacılar, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, bilim adamları ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin; bu konferansın toplanması ile ilgili olarak birbirlerine karşılıklı iltifatta bulunmaları, ülkemizin içinde bulunduğu acı gerçeklerin ve dünya kamuoyu önünde düştüğü durumun farkında olmadıklarını göstermiştir. Esasen, bu konferans, hükümetin IMF’ye verdiği niyet mektubunda belirtildiği üzere, IMF’nin isteği doğrultusunda Dünya Bankası desteğinde organize edildiği medyada yer alan haberlerden anlaşılmıştır. Dünya Bankası, IMF ve diğer uluslararası finans kuruluşlarının, ülkemize verdikleri kredilerin; yolsuzluk, rüşvet batık krediler ve hortumlanan bankalar aracılığı ile riske girdiğini, yani geri ödeme zorluğuna girdiğini görmeleri üzerine, bu kredilerin geri ödenmesini garanti altına almak amacıyla bu konferansın düzenleme zorunluluğu duyulduğu izlenimi edinilmiştir. Bu konferansa, asli ve yasal görevi yolsuzluk rüşvet ve diğer yasa dışı eylemlerle mücadele olan, denetim elemanları yani müfettişler ile yargı mensuplarının ya da bu meslek gruplarının sivil toplum örgüt temsilcilerinin konuşmacı olarak katılmaları gerekirken, ne yazık ki tam tersi, yolsuzlukla mücadelede üzerlerine düşeni yıllarca yapmayan ya da yapamayanlar, yolsuzlukla mücadelede herhangi bir etkinliği ya da doğrudan rolü olmayanlar ve verdikleri kredileri garanti altına almaya çalışan uluslararası kredi kuruluşlarının temsilcileri ve bunların ülkemizdeki temsilcisi durumunda bulunan sivil toplum kuruluşu temsilcileri konuşmacı olarak katılmışlardır. Halbuki, yolsuzlukla mücadelenin fiilen içerisinde bulunan denetim elemanı, hakim, savcı ve emniyet mensuplarının temsilcileri konuşmacı olarak katılsaydı; yolsuzluk, rüşvet kara para ve diğer yasa dışı eylemlerle mücadelede karşılaştıkları sorunları ve güçlükleri deneyimleri ile birlikte kamu oyunun bilgilerine sunup, daha gerçekçi ve ciddi çözüm önerilerini de gündeme getirebilirlerdi. Bu olmayınca da; genellikle konferansta, yıllarca bilinen ve defalarca da daha önce medya da yer alan yolsuzluk türleri, nedenleri, boyutları ve sonuçları bir takım anketlere dayanılarak katılımcıların bilgisine sunulmuş, ancak; çözüm önerileri ile bu mücadelede karşılaşılan sorunlar yeterince vurgulanamamıştır. Sonuç olarak; ülkemizdeki yolsuzluk, rüşvet, kara para ve diğer yasa dışı eylemeler ile boyutları, uluslararası bir konferans ile dünya kamu oyuna duyurulması suretiyle ülkemizin genel durumu resmen tescil edilmekle birlikte, ülkemizdeki yolsuzlukların gündemde tutulması ve toplumun aydınlatılması açısından yararlı görülmüştür. Bu aşamadan sonra, ülkemizin onurunun ve saygınlığının korunması ile yabancı ülkeler ve kuruluşlara karşı güvenin sağlanması için; yolsuzluk ve rüşvetle mücadelede, mutlaka başarılı olmak zorundayız. Bu başarıda; denetim ve yargı organlarının etkin ve her türlü baskıdan uzak iş birliği içerisinde çalışmalarına, bunların önünün açılmasına, geniş yetkilerle donatılmasına, görüş ve önerilerinin dikkate alınmasına bağlı olduğu bir gerçektir. DENETDE
HARCIRAH BAĞLAMINDA DENETİM ELEMANLARININ DURUMU VE ÖNERİLERİMİZ. GENEL DURUM- Genel ve katma bütçe merkez denetim elemanlarına ödenen harcırah (konaklama ücreti dahil) tutarlarının kaydedildiği avans hesabının konsolide Türkiye mizanındaki 1999 yılı toplamı : 2.104.960.000.000.- 2000 yılı toplamı : 3.014.512.000.000.- TL, 2001 yılında ise yaklaşık 4.500.000.000.000.-TL olacaktır. - Genel ve katma bütçe merkez denetim elemanı sayısı Devlet Personel Başkanlığından alınan bilgiye göre yaklaşık 5.000 kişi civarındadır. - 2001 yılı ülke düzeyinde teftiş yetkisine sahip denetim elemanlarının günlük harcırahı 9.880.000.- TL, fatura karşılığı ödenen konaklamam gideri ise 4.940.000.-TL’dir. Bir denetim elemanına günlük azami ödenebilecek harcırah toplamı 14.820.000.-TL, aylık toplam 444. 600.000.- TL’dir. -Toplam ödenen harcırah tutarı denetim elemanı sayısına bölündüğünde bir yılda her bir denetim elemanına 2000 yılında yaklaşık 600.000.000.- TL ödeme yapılmış, 2001 yılında ise 900.000.000.-TL ödeme yapılacaktır. 2001 yılında ortalama denetim elemanı maaşını 600.000.000.- TL alırsak, başta ödenek yetersizliği olmak üzere diğer gerekçelerle denetim elemanlarının merkez işleri hariç harcırah alabildikleri mesailerinin yaklaşık 2 ayından istifade edilebilmektedir. Burada vurgulamak istediğimiz daha büyük meblağlar ödeyerek istihdam edilen bir denetim elemanının mesaisinden, yolsuzluğun hat safhaya ulaştığı ortamda harcırah ve ödenek gerekçe gösterilerek istifade edilmemesidir. - Yukarıdaki fıkralarda sorunun Devlete maliyeti rakamsal boyutlarda ortaya kondu. Sorunun diğer tarafında yer alan denetim elamanı ise mevcut harcırah rakamları ile denetim hizmetini yürütmeye çalışmaktadır. - 2002 Mali Yılı Bütçe Kanunu Tasarısında ülke düzeyinde denetim yetkisine haiz denetim elemanlarının gündeliği 16.900.000.-, öngörülmüş, bu rakam üzerinden konaklama gideri ise 8.450.000.- TL olacaktır. Mevcut şartlarda denetim elemanının kişisel masrafları için olan gündelik tutarının azlığı tartışılamayacağı gibi, konaklama gideri olarak ortaya çıkan rakamın ise anlaşılır bir yanı yoktur. Bu şartlarda denetim elemanları gündeliklerinin azlığını kişisel olarak fedakarlık ederek geçiştirmek zorunda kalacak, konaklama masrafı konusunda ise önümüzdeki yıl daha da belirgin sorunlar yaşayacaktır. 8.450.000.- TL’ye ne tür ve kalitede bir otel veya benzerinde kalınacağı ortadadır. Denetim elemanı Devlet bu kadar veriyor diyerek sorunu çözememektedir. Dediği zamanda denetim görevi ileri sürülen gerekçe arasında bir çelişki ortaya çıkmakta ve açıkçası denetim elemanının şahsında Devletin itibarı zedelenmektedir. ÖNERİLERİMİZYukarıda kısaca özetlemeye çalıştığımız soruna yönelik önerilerimiz aşağıdadır. 1-Kurumların bütçelerinde denetim hizmetlerine yönelik olarak herhangi bir kısıtlamaya gidilmemesi için denetim elemanlarına yapılacak harcırah ödemeleri “Bütçe Kanununun ödenek üstü harcama yapılabilecek unsurları” arasına alınmalıdır. 2-Yukarıda ortaya konduğu üzere, denetim elemanının kişisel masrafları karşılığı verilen gündelik tutarının azlığı yadsınamaz bir gerçektir. Bunun çözümü mevcut genel harcırah tutarlarını da değiştirmeyecek bir çözüm olmak üzere, Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinde baz gündelik tutarları üzerinden denetim elemanı harcırahının bulunmasına esas katsayıların 2002 yılında 1.6, 1.8 ve 2.0 olarak uygulanmasına yönelik olarak 2002 Mali Yılı Bütçe Kanununa hüküm konmasıdır. Önerilen katsayılar üzerinden 2002 yılında ülke düzeyinde teftiş için ödenecek harcırahın ilave maliyeti konaklama ücreti olarak ödenecek ilave tutar dahil 4.000.000.000.000.-TL olacaktır ki mevcut bütçe büyüklükleri içinde bu rakamın ne kadar önemsiz bir tutar olduğu görülecek ve denetim hizmetinin mahiyeti dikkate alındığında bu rakam denetim hizmetleri için çok görülmeyecektir. 3-Devlet itibarını ve kamu hizmetini açıkça aksatan konaklama gideri karşılığı verilen tutarın mutlak surette artırılması gerektiğini düşünmekteyiz. Bu amaçla 6245 sayılı Harcırah Kanunun 33 üncü maddesine 14.1.1988 tarih ve 311 sayılı KHK’nin 14 maddesi ile eklenen fıkrada yer alan “................. gündeliklerinin yarısına kadar olan kısmı ayrıca ödenir.” Hükmünün, 2002 Mali Yılı Bütçe Kanunun uygulanmayacak hükümler başlıklı bölümünde “ ................. gündeliklerinin tamamı kadar kısmı ayrıca ödenir.” Şeklinde değiştirilmesi uygun olacaktır. Bu önerilerimiz, Bakanlar Kurulu üyelerine, TBMM Bütçe Plan Komisyonu üyeleri ile ilgili milletvekillerine intikal ettirilmiştir. Tekliflerimiz yetkililer tarafından olumlu karşılanmıştır. Bu nedenle Bütçe Plan Komisyonu başkan ve üyeleri yanında özellikle Derneğimizin de üyesi olan Bütçe Plan Komisyonu Başkan Yardımcısı Sayın Hayrettin Özdemir’in yakın ilgilerine DENETDE Yönetim Kurulu olarak teşekkür ediyoruz.
| |
| İçindekiler | |