İçindekiler
DENETDE GENEL BAŞKANI ATILAY ERGÜVEN’İN 9.OLAĞAN GENEL KURULUMUZDA YAPTIĞI     KONUŞMA

ÜYE   AİDATLARI

DERNEĞİMİZİN FAALİYETLERİ
HARCIRAH  BAĞLAMINDA  DENETİM ELEMANLARININ DURUMU VE  ÖNERİLERİMİZ.

DENETDE  9. OLAĞAN GENEL KURULU YÜKSEK KATILIMLA YAPILDI

Derneğimizin 9. Olağan Genel Kurulu 13.05.2001 Pazar günü Türk-İş Konferans salonunda geniş bir katılımla yapıldı.

Genel Kurulda, Ulu Önder Ata­türk ve aziz şehitler için saygı duruşunda bulunuldu arkasından İstiklal Marşı okuna­rak, divan başkanlığı seçimine geçildi.

Yapılan oylamada; Divan Başkanlı­ğına Metin Ersöz, üyeliklere de H.İbrahim Cebeci, M.Cemal Kemaloğlu ve M.Aydın Sever oy birliği ile seçildi.

Genel Kurul gündeminin 3. maddesi gereğince, Genel Başkan Atılay Ergüven açılış konuşması yaptı.

Daha sonra kongremize gönderilen telgraf ve fakslar okundu.

Kongreye konuk olarak katılan, Prof. Dr. Anıl Çeçen ve Nevşehir Milletvekili Sayın Mehmet Elkatmış birer konuşma yaptı.

Yapılan konuşmalarda özetle; Denetde’nin bağımsız, her türlü etkiden uzak, ulusal bir denetim derneği olmasının gerektiği vurgulanarak, Türkiye’nin eko­nomik, sosyal ve siyasi bunalımlar içeri­sinde bulunduğu,  yolsuzluk sıralamala­rında dünyada ön sıralarda olduğu, bunun nedeninin ise, ülkemizde etkin denetim yapılamaması, denetim elemanlarının yet­kilerinin kısılması ve denetim birimlerinin zayıflatılması olduğu belirtilerek, bazı kamu kurumla­rında yapılan hukuksal değişikliklerle bu kurumların denetim alanının dışına çıkarıl­dığı, Büyük Atatürk’ün denetime verdiği önemi ifade eden veciz söz tekrar edilip, denetime büyük önem verilmesinin, ba­ğımsız ve ulusal bir denetim biriminin ku­rulmasının gerektiği,

İfade edildi.

Bu konuşmalardan sonra, Yönetim ve Denetim Kurullarına ait faaliyet raporu ile Gelir-Gider Hesapları okunarak, Genel Kurulun bilgisine sunuldu.Yapılan eleşti­rilere Genel Başkan Atılay Ergüven tara­fından cevap verildikten sonra oylamaya geçildi ve yapılan oylama sonucunda faali­yet raporları ittifakla kabul edildi.

Bu arada 2001-2002 ve 2003 yılı büt­çeleri görüşülerek kabul edildi.

Ayrıca, Genel Kurul Gündeminin 8. maddesi gereğince, Tüzük değişikliği gö­rüşülerek kabul edildi.

Tüzük değişikliğinden sonra temenni ve dileklere geçildi. Atılay Ergüven, İ.Zafer Karakulak ve Sacit Yörüker tara­fından sunulan ortak temenni metni okuna­rak katılımcıların oy birliği ile onaylandı.

Genel Kurulda seçimlere iki liste ile girildi, çok olgun ve coşkulu bir havada geçen seçimleri, “Denetimde Birlik, İstik­rar ve Etkinlik Grubu” kazandı.

Yapılan seçimlerde aşağıda adı, so­yadı ve kurumları gösterilen meslektaşla­rımız yeni yönetim, denetim ve onur ku­ruluna seçildi.      

YÖNETİM KURULU ÜYELERİ

ADI SOYADI                                       KURUMU

ATILAY ERGÜVEN                            SAĞLIK BAKANLIĞI

ERDOĞAN GÜNAYDIN                     ŞEKER FABRİKALARI T.A.Ş

HAMİT ÜÇER                                      ZİRAAT BANKASI A.Ş.

KUDRET ULUSOY                             PTT GENEL MÜD.

ADNAN YILDIRIM                             SHÇEK

OSMAN GÜLTEN                               EMLAK BANKASI

EYÜP KIZILKAYA                             MUHESABAT GENEL MÜD.

M.MUSTAFA ÇINKI                          ETİ HOLDİNG

HAKKI GÜNGÖR GÜRBÜZ               ÇALIŞMA BAKANLIĞI

BÜLENT MİRAN                                 EMEKLİ SANDIĞI GENEL MÜD

SAİM AÇIKGÖZ                                 MEB

TAHİR BAYINDIR                              T.HALK BANKASI A.Ş.

HIDIR MOR                                         GÜMRÜKLER GENEL MÜD.

SAİM İLÇİOĞLU                                 MAHALLİ İDARE GENEL MÜD.

FERHAT GÜL                                      SANAYİ BAKANLIĞI

 

 DENETİM KURULU 

 

ADI SOYADI                                       KURUMU

ERSAN YAMAN                                 TCDD

MEHMET ASLAN                               TÜRK TELEKOM

FARUK ÖZÇELİK                               VAKIFLAR GENEL MÜD.

 

ONUR KURULU

ADI SOYADI                                      KURUMU

Dr.TEVFİK FİKRET UZEL                  T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.

KEMAL TURAN                                  GELİRLER GENEL MÜD.

MUSTAFA ŞERBETÇİ                        T.HALK BANKASI A.Ş. 

YÖNETİM KURULU KENDİ ARASINDA GÖREV DAĞILIMI YAPMIŞTIR.

Genel Başkan                                         Atılay ERGÜVEN

Genel Başkan Yardımcısı                        Erdoğan GÜNAYDIN

Genel Başkan Yardımcısı                        Hamit ÜÇER

Genel Sekreter                                       Kudret ULUSOY

Genel Sekreter Yardımcısı                      Adnan YILDIRIM

Genel Sekreter Yardımcısı                      Osman GÜLTEN

Genel Sayman                                        Eyüp KIZILKAYA

Kültür ve Yayın Sekreteri                       M. Mustafa ÇINKI

Sosyal İşler Sekreteri                             Hakkı Güngör GÜRBÜZ

 

DENETDE GENEL BAŞKANI ATILAY ERGÜVEN’İN 9.OLAĞAN GENEL KURULUMUZDA YAPTIĞI     KONUŞMA

Saygıdeğer Konuklar, Sayın Basın Mensupları,

Derneğimizin Sayın üyeleri ve Değerli meslektaşlarım,

Devlet Denetim Elemanları Derneği DENETDE’nin 9.Olağan Genel Kuruluna hoş geldiniz. Yönetim Kurulu üyesi arka­daşlarım ve şahsım adına hepinizi saygıla­rımla selamlıyorum.

Genel Kurulumuza katılan veya mesaj gönderen Sayın................, ................., ................. faaliyetlerimize gösterdikleri ilgi ve hassasiyetlerinden ve dolayısıyla ulusal ve kamusal sorumluluk duyguların­dan dolayı, tüm kamu denetim elemanları adına teşekkür ediyoruz.

Üyelerimizin takdiriyle göreve geldi­ğimizden bu yana 2 yıllık başarılı bir sü­reyi geride bırakarak, tekrar huzurlarınızda bulunuyoruz.

Öncelikle, Derneğimizin kuruluşun­dan bugüne kadar DENETDE’ye emeği geçen tüm meslektaşlarımıza takdir ve minnet duygularımızla teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Saygıdeğer meslektaşlarım, geçtiğimiz 2 yıllık dönem içerisinde, önce tüm insan­lığa, sonra da ulusal ve kamusal sorumlu­luğumuz ile kamu denetim elemanlarına yakışır bir tutum içinde, sizleri mahcup etmeyecek faaliyetlerde bulunmaya çalıştı­ğımızı, gerek yazılı, gerekse görsel med­yada takip etmişsinizdir.

Bu faaliyetlere girişirken dünya ve ül­kemizdeki gelişmeleri doğru tahlil edip koşulları doğru değerlendirerek yola çıktı­ğımızı belirtmek isterim. 90’lı yıllardan itibaren dünyada hızlı ve kapsamlı değiş­meler meydana gelmektedir. Bundan Tür­kiye de fazlasıyla etkilenmektedir. Dünya’da ekonomik dengesizlikler; Kuzey yarımküre, G-7’ler, küresel gelişmiş ülke­ler lehine artmaktadır. Elbette bu gidişin sonu insanlık adına iyi değildir. 15-20 Yıl önce adı dahi duyulmazken, bugün geliş­miş ülkelerde de tüm dünyada da seçim kampanyalarının ana temalarından biri dürüstlük ve yolsuzlukla mücadele ol­muştur. Bu dikkat çekici bir mesaj olduğu kadar, aynı zamanda tüm dünya için de bir tehlike sinyalidir. Öyle görünüyor ki, bu gidişle hem ülkeler hem de uluslararası ölçekte dünya, gelecekte istikrar ve barış ortamını koruyamaz.

Bu durumun ülkemizde daha çarpıcı ve daha yıkıcı biçimde ortaya çıktığı gö­rülmektedir: Kamu kaynaklarının doymak bilmeyen bir ihtirasla, haksız şekilde, hiç­bir mal ve hizmet üretilmeksizin yolsuz­luklarla hortumlanması sonucunda, eko­nominin direği toplam talep yok olmuş, kamu maliyesi ve finansal sistem çökmüş, sanayi ve tarım yok olmaya yüz tutmuş, emeğiyle geçinen çalışanlar ise sefalete ve açlığa mahkum edilmiş, böylece vatandaş kendi Parlamentosuna ve devletine hasım hale gelmiş ya da getirilmiştir.

Bu durum, Cumhuriyet tarihimizde bugüne kadar hiç görülmeyen bir sonuçtur. Siyasal ve kamusal sorumluluk taşıyan­larda ise, çözüme yönelik hiçbir gayret görülmemekte, sonuçta ağır kriz ve güven­sizlik ortamında ülke ve devlet yönetile­mez hale getirilmekte ve sorunların kay­nağı, oluşumu ve çözümü dikkatlerden uzak tutulmaya çalışılmaktadır. Ulusal ve kamusal sorumluluk taşıyan herkes gibi bizler de bu gelişmeye ilgisiz ve sessiz kalamazdık.

Bu düşüncelerle, üyelerimizden aldı­ğımız destek, öneri ve güçle; özellikle son bir yılda, sizlere dağıtılan Faaliyet Rapo­rumuzda detaylı olarak belirtilen faali­yetlerde bulunmaya çalıştık. Yapılanların elbette yeterli olduğunu iddia etmiyoruz; ancak DENETDE’nin kamuoyunda, kamu yönetiminde ve uluslararası alandaki say­gınlığında nereden nereye geldiğine, nasıl insiyatifler aldığına ve etkinliğine bakmak ve gelişimi farketmek yeterli olacaktır.

Denetim elemanlarının özlük hakları­nın 20-25 yıldan beri kasıtlı olarak ihmal edildiği ve geri bırakıldığı bugüne kadar çokça ifade edildi. Ülkemizin içinde bu­lunduğu ekonomik kriz ve kamu maliyesi­nin durumu herkesin malumudur. Bu ko­şullara rağmen, üyelerimizin mali duru­munu; etkili, cesur, bağımsız ve adil bir denetimi mümkün kılacak yeterli düzeye kavuşturmak için, etkili bir çalışma göste­rerek tüm ilgili mercilere konu iletilmiş ve çeşitli platformlarda kamuoyuna maledilmiştir. Bu konuda çok önemli sivil toplum kuruluşlarının ilgisi ve desteğinin sağlanması memnuniyet vericidir.

Ancak esas memnuniyet verici olan, yolsuzluklar ile yukarıda belirttiğimiz so­runlar ve gelişmeler karşısında  kamuo­yunda ve sivil toplumda elde edilen insiyatif ve başarıdır. Ülkemizin geleceği ve kaderi, kişisel sorunlarımızdan önce gelir ve gelmelidir. Bu konuyla ilgilenme­nin, kamu denetçileri olarak mesleki bir sorumluluk ve vatandaş olarak bir yurttaş­lık görevi olduğunu düşünüyoruz. Bu ne­denle daha etkili çalışabilmek için küçük bazı Tüzük değişiklikleri önermekteyiz; kabul göreceğini umuyoruz.

Ayrıca konuyla ilgili mevzuat çerçe­vesinde, ulusal ve uluslararası alanda ben­zer mesleki kuruluşlarla işbirliğine ve devletimiz tarafından uygun görülüp onaylanacak mesleki projelere girişilmesi ülkemiz ve kamu yönetimi için çok yararlı olacaktır.

Ancak önce bizim buna hazırlıklı ol­mamız ve birikimimizin de yeterli olması gerekmektedir. Küreselleşmeyle birlikte dünyada yukarıda belirttiğimiz gelişmeler ve sorunlar nedeniyle, Karapara ve yol­suzlukla mücadele için ülkemiz sınırlı bir OECD Sözleşmesini imzalamış, daha kap­samlı ve bağlayıcı olup tüm ülkelerin katı­lacağı Avrupa Konseyi Ceza ve Özel Hu­kuk Sözleşmeleri ise imzalanma aşamasın­dadır. Bu konuda, eğer gelişmeler iyi izle­nirse, kamu denetim elemanlarına çok önemli roller verilebilecek, yolsuzluklarla ilgili olarak yürütülecek kredi destekli projelere katılım ve sorumluluk elde edile­bilecektir.

Burada şunu belirtmek gerekiyor ki; bugün yolsuzlukların sınırlı ve yaygın ol­madığı gelişmiş ülkelerde etkin ve çağdaş bir denetim sistemi ile birlikte modern ve hızlı bir yargının birlikte var olduğu gö­rülmektedir.

Bu sistemlerin ülkemize de getirilerek  uygulanmasının; uluslararası dengeyi de tehdit eden ülkemizdeki krizi müteakip bu aşamadan sonra, ulusal çıkarlarımız ile kamu düzeninin devamı için bir zorunlu­luk, uluslararası toplum için bir gereklilik olarak ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, gelişmeler doğru okunmalı, za­manında gerekli çalışmalar yapılmalı ve denetim elemanlarının nitelikleri artırılma­lıdır. Bunun için de Derneğimiz bünye­sinde birlik ve beraberlik pekiştirilmeli ve üye sayısı artırılmalı, daha etkin çalışma yürütülmelidir.

Sayın konuklar, Değerli meslektaşla­rım ! Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılarımızı sunar, bize destek verdiğiniz­den dolayı teşekkür eder, Genel Kurulu­muza başarılar dilerim.

DENETDE TÜZÜĞÜNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

9. Olağan Genel Kurulda derneğimiz tüzüğünde yapılan değişikliklerle; yolsuz­luk, rüşvet ve diğer yasa dışı eylemlerle etkin mücadelede, toplumu ve kamuoyunu bilgilendirmede ve bilinçlendirmede önemli görevler üstlenmiş olup bu değişik­likler aşağıda belirtilmiştir.

Eski Madde:4/a

Meslek ve hizmetle ilgili problemleri personel hukukundan doğan ve doğacak olan maddi ve ma­nevi hak, yetki ve yükümleri modern hayatın akı­şına, mesleğin ve üyelerin yararına en uygun bi­çimde çözüme kavuşturmak,

Yeni Madde:4/a

Üyelerin personel hukukundan doğmuş ve doğacak meslek ve hizmetle ilgili sorunların barışçı yollarla çözüme kavuşturulması için girişimlerde bulunmak; maddi ve manevi hak, yetki ve sorumluluklarının çağdaş yönetim ilkeleri ile modern hayatın gerekle­rine, mesleğin ve üyelerin yararına düzenlenmesini sağlamak.

Eski Madde:4/e

Üyelerin çalışma koşullarının sağlık şartlarına uygun bir hale getirilmesi için önerilerde bulunmak,

Yeni Madde:4/e

Üyelerin çalışma koşullarının mali, teknik ve sağlık gereklerine uygun bir hale getirilmesi için önerilerde bulunmak,

Eski Madde:4/l yok

Yeni Madde:4/l

 Yolsuzluklar ve usulsüzlükler hakkında du­yarlı olmak, her türlü risklere karşı önlem bilincinin bütün toplum kesimlerinde yaygınlaşması için uğraş vermek, anketler düzenlemek, bilimsel çalışmalar yapmak, olumlu girişimleri desteklemek, çözüm önerileri geliştirmek, kamuoyunu ve ilgilileri bilgi­lendirmek,

Eski Madde: 5

 DENETDE'ye Devlet Denetleme Kurulu, Baş­bakanlık Teftiş Kurulu, Başbakanlık Yüksek Denet­leme Kurulu, Sayıştay, Bakanlıklar, Müsteşarlıklar, Bağımsız Kamu Genel Müdürlükleri ve Başkanlıklar Teftiş ve Denetim Kurullarında teftiş ve denetim hizmetleriyle görevli her dereceden Denetçi, Uzman Müfettiş, Kontrolör ve bunların yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkanı ve Yardımcıları ile belirtilen kamu kurumu ve kuruluşlarının bölge çapında denetim ve teftiş yapan ve yukarıda sayılan unvanları elde etmiş ve Denetim Elemanı görevlerinde bulunmuş olanlar üye olabilirler.

Yeni Madde: 5

DENETDE'ye Devlet Denetleme Kurulu, Başbakanlık Teftiş Kurulu, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, Sayıştay, Bakanlıklar, Bakan­lıkların bağlı ve ilgili kuruluşları, Müsteşarlıklar, Bağımsız Kamu Genel Müdürlükleri ve Başkanlıklar Teftiş ve Denetim Kurullarında teftiş ve denetim hizmetleriyle görevli her dereceden Denetçi, Uzman Müfettiş, Kontrolör ve bunların yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkanı ve Yardımcıları ile belirtilen kamu kurumu ve kuruluşlarının bölge çapında denetim ve teftiş yapan ve yukarıda sayılan unvanları elde etmiş ve Denetim Elemanı görevlerinde bulunmuş olanlar üye olabilirler.

Eski Madde:9/c

DENETDE ile ilgili yasalara, amaçlar ve tü­züğe aykırı davranışlarda bulunması,

Yeni Madde:9/c

Denetim elemanlarının ulusal meslek ahlak ku­rallarında yer alan değer ve prensiplere, amaçlar ve tüzüğe aykırı davranışlarda bulunması,

Eski Madde:9/d

Yasalarla yasaklanmış davranışlarda bulun­ması,

Yeni Madde:9/d

DENETDE’ ye olan borçlarını hatırlatıldığı halde üç aydan fazla geciktirmesi,

Üyelikten çıkarılma Yönetim Kurulu Kararı ile olur. Üyelikten çıkarılan üye, kararı tebellüğ ettiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde Yönetim Kurulu Başkanlığına başvurulabilir Bu takdirde üyelikten çıkarılma kararı ilk Genel Kurul toplantısında görü­şülerek sonuca bağlanır. Üyelikten çıkarma kara­rının Genel Kurulda yapılacak görüşmesinde haklarında karar verilecek kişi veya kişilerin oy kullanma hakkı yoktur.

 

Madde:9 (e) fıkrası (d) fıkrası oldu. (e) fıkrası kaldırıldı.

Eski Madde:9 sondan 2. paragraf

Üyelikten çıkarılma Yönetim Kurulu Kararı ile olur. Üyelikten çıkarılan üye, kararı tebellüğ ettiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde Yönetim Kurulu Başkanlığına başvurulabilir Bu takdirde üyelikten çıkarılma kararı ilk Genel Kurul toplantısında görü­şülerek sonuca bağlanır.

 

 

Yeni Madde:9 sondan 2. paragraf

Üyelikten çıkarılma Yönetim Kurulu Kararı ile olur. Üyelikten çıkarılan üye, kararı tebellüğ ettiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde Yönetim Kurulu Başkanlığına başvurulabilir Bu takdirde üyelikten çıkarılma kararı ilk Genel Kurul toplantısında görü­şülerek sonuca bağlanır. Üyelikten çıkarma kara­rının Genel Kurulda yapılacak görüşmesinde haklarında karar verilecek kişi veya kişilerin oy kullanma hakkı yoktur.

Eski Madde: 19

Üyeler toplantıya bizzat katılırlar. Her üyenin bir oy hakkı vardır. Üyeler kendilerini ilgilendiren konularda oy veremezler.

Yeni Madde: 19

Üyeler toplantıya bizzat katılırlar. Her üyenin bir oy hakkı vardır.

Eski Madde: 30

Genel Başkanın geçici ve süresiz ayrılmala­rında Genel Sekreter Genel Başkanın tüm yetki ve görevlerini üstlenir. Ayrıca Genel Sekreter derneğin büro işlerini yürütür, karar defterini tutar, Yönetim Kurulu toplantı gündemini hazırlar ve toplanmasını sağlar, kabul edilebilir mazereti olmaksızın üst üste toplantıya katılmayan üyenin görevinden ayrılmış sayılması halinde yedek üyeyi göreve davet eder.

 

 

Yeni Madde: 30

Genel Başkanın ve Genel Başkan Yardımcı­larının geçici ve süresiz ayrılmalarında Genel Sek­reter Genel Başkanın tüm yetki ve görevlerini üstle­nir. Ayrıca Genel Sekreter derneğin büro işlerini yürütür, karar defterini tutar, Yönetim Kurulu top­lantı gündemini hazırlar ve toplanmasını sağlar, kabul edilebilir mazereti olmaksızın üst üste toplan­tıya katılmayan üyenin görevinden ayrılmış sayıl­ması halinde yedek üyeyi göreve davet eder.

 

Eski Madde: 37 

a) Üyelerden bir defaya mahsus 1.500.000.- (Birbuçukmilyon) TL  giriş aidatı ile 3.000.000.- (üçmilyon) TL yıllık aidat alınır. 1999 yılı için sap­tanan bir rakam DENETDE Yönetim Kurulu'nun önerisi üzerine Dernek Genel Kurul deflatör oranını aşmamak kaydıyla artırır. Bunun için ayrıca tüzük değişikliğine gerek duyulmaz. Genel Kurulun kara­rının üyelere duyurulması ile aidat artırımı yürürlüğe girer.

b) Yapılan yayınlar, tertiplenen piyango, balo, eğlence, temsil, konferans, spor yarışmaları, sosyal tesisler ve lokal, konser gibi faaliyetlerden sağlana­cak gelirler.

c) Derneğin mal varlığından elde edilecek ge­lirler,

d) Bağışlar ve yardımlar,

Yeni Madde: 37

a)Üyelerden bir defaya mahsus 1.500.000.- (Birbuçukmilyon) TL giriş aidatı ile 2001 yılı için 6.000.000.- (altımilyon) TL, 2002 yılı için 6.000.000.- TL ( altımilyon ) yıllık aidat alınır.

b) Yapılan yayınlar, tertiplenen piyango, balo, eğlence, temsil, konferans, spor yarışmaları, sosyal tesisler ve lokal,konser gibi faaliyetlerden sağlanacak gelirler.

c) Derneğin mal varlığından elde edilecek gelirler,

d) Bağışlar ve yardımlar,

 

ÜYE   AİDATLARI

Üye aidatları Derneğimizin 9. Olağan Genel Kurulunda yapılan tüzük değişikliği ile artırılmış olup; Giriş aidatları 1.500.000.-TL, 2001 yılı aidatı 6.000.000.-TL ve 2002 yılı aidatı 6.000.000.-TL olarak tespit edilmiştir.

Değerli meslektaşlarımız, dergimizin yegane gelir kaynağı üye aidatlarıdır.  Üyelerin toplam 30 milyar liraya yakın aidat borcu bulunmaktadır.

Derneğimiz; üyelerin mesleki, eko­nomik ve sosyal hak ve menfaatlerini ko­ruyup kollamak ve daha ileriye götürül­mesi için yoğun çaba içerisine girmekle birlikte, bu faaliyetlerin etkin bir şekilde devam ettirilmesi için üye aidatlarının ödenmesi gerekmektedir.

Şimdiye kadar elde olmayan muhtelif nedenlerle ödenemediğine inandığımız aidatların, bir an önce ödenmesi için gereken gayretin gösterileceğine inanıyoruz. 

Üyelerin, biriken aidatlarını bizzat Dernek Merkezinde yatırabilecekleri gibi, Derneğimizin, 206253 nolu posta çeki hesabı ile İş Bankası Kızılay şubesindeki 1211697 nolu, Halk Bankası Necatibey Şubesindeki 27965 nolu ve Ziraat Bankası 8099298 nolu hesaplara yatırmaları da mümkündür.

YÖNETİM KURULU ÜYELERİMİZ ANIT KABİRİ ZİYARET ETTİ

Derneğimizin 9.Olağan Genel Kurulunda yönetim ve denetim kurulu seçilen üyeler, Genel Başkan Atılay Ergüven’in Başkanlığında 04.06.2001 tarihinde Anıtkabiri ziyaret etti.

Ziyaret sırasında, Atatürk’ün mozolesine çelenk koyularak saygı duruşunda bulunuldu, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçilerek Anıt Kabir Özel Defteri imzalandı.

Genel Başkan Sayın Ergüven özel deftere şunları yazdı;

“Ulu Önder Atatürk, Devlet Denetim Elemanları Derneği olarak 9. Olağan Genel Kurulumuzu yaparak huzurunuza gelmiş bulunuyoruz. Gençliğe hitabında belirttiğin tehdit ve tehlikelerin artık bir bir ortaya çıkmaya başladığı bir dönem içerisindeyiz. Senin önderliğinde büyük Türk Milletinin fedakarlıklarla kurduğu bankalarımız, Te­lefon idaresi, Tekel gibi kurumlarımızı yabancılaştırmamak için, sonuna kadar mücadele edeceğimize ve bize yüklediğin görevin bilincinde olduğumuzu hatırlatıyo­ruz.” 

DERNEĞİMİZİN FAALİYETLERİ

Dernek Başkanı Atılay Ergüven;

24.03.2001 tarihinde TRT-2’de Nazmi Kal’ın hazırlayıp sunduğu EKONOMİ DOSYASI,

03.06.2001 tarihinde Flash TV’de Ferhan Şaylıman’ın hazırlayıp sunduğu GÜNDEM,

24.06.2001 tarihinde Star TV’de Mustafa Mutlu’nun sunduğu EKO-PAZAR,

Programlarına katılarak, denetim ve denetim elemanlarının sorunlarını gün­deme getirmiş ve bu konuda kamu oyunu bilgilendirmiştir.

BANKACILIKLA İLGİLİ FAALİYETLER

4603 Sayılı Yasa ile yeniden yapılan­dırılarak tasfiye sürecine giren Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve Türkiye Emlak Bankası Ano­nim Şirketindeki gelişmelerle ilgili olarak, 27.05.2001 tarihinde Derneğimiz Genel Merkezinde bir basın toplantısı yapılmıştır.

Bu basın toplantısına Basın ve TV ku­ruluşları yoğun ilgi göstermiştir.

Anılan bankalarla ilgili olarak ayrıca, 15.06.2001 tarihinde Derneğimiz öncülü­ğünde Yolsuzlukla Mücadele Derneği, Türk Banka-Sen ve Başkent İktisatçılar Eğt. Yard. Day. Derneği yöneticilerinin katıldığı ortak bir basın toplantısı yapıl­mıştır.

Bu basın toplantısında aşağıdaki bil­diri okunmuştur.

Kamu Bankaları ile ilgili 4684 Sayılı Kanuna Dayanılarak çıkarılan KHK’ ya ilişkin, Derneğimiz görüşleri Cumhurbaş­kanlığı, Başbakanlık, Bakanlık ve Millet­vekillerine 21.06.2001 tarih ve 84 sayılı yazımızla iletilmiş, ayrıca ziyaretler sıra­sında da gündeme getirilmiştir.

Söz konusu yazıda;

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gö­rüşülmekte ve kabul edilme olasılığı yük­sek olan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın Birinci Bölümün­deki Kamu Bankalarına İlişkin hükümler incelenmiş, Anayasaya ve Yasalara aykırı hükümler ile bu hükümler hakkındaki Der­neğimiz görüşleri aşağıda arz edilmiştir.

I – Kanun tasarısının Geçici 5. mad­desinde; “Bankaların yeniden yapılandı­rılması ile görevli yönetim ve denetim kurulu üyeleri, yürütmekte oldukları görevlerden yalnızca, reel sektörün faa­liyetlerinin gelişip devamını temin et­mek, bankaların aktiflerini seyyal kıl­mak, pasif kalitesini yükseltmek ve ban­kaların reorganizasyonunu sağlayarak süratle özelleştirmeye hazırlamak ama­cıyla yapacakları ve konusu açıkça suç teşkil etmeyen iş ve işlemlerden dolayı sorumlu tutulamazlar. Yeniden yapılan­dırma sürecinde ve bu amaca yönelik olarak bu kişilerin iş ve işlemleri ile il­gili, üçüncü kişilerce kusura dayalı açı­lacak davalar, temsil ettikleri banka ve bankalara açılır. Bankaların rücu hakkı saklıdır.” denilmektedir.  

Bu madde ile ilgili çekincelerimiz şunlardır.

1 – Kamu Bankalarını yeniden yapı­landırmak üzere görevlendirilen ve profes­yonel bankacı olarak nitelendirilen bu yö­neticilerin böyle bir sorumsuzluk zırhını elde etmeleri işlemleri yasaya uygun olma­yan bir şekilde yapabilmelerine neden ola­caktır.

2 – Gerek kamu gerekse özel sektör kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulla­rının görevleri ile ilgili kanuni sorumlu­lukları çeşitli yasalarla düzenlenmişken ve sorumluluk konusunda hiçbir ayrıcalık tanınmamışken, Kamu Bankaları Ortak Yönetim ve Denetim Kurullarına böyle bir ayrıcalık tanınması eşitsizlik yaratacaktır.

3 – Konusu açıkça suç teşkil etmeyen iş ve işlemlerden dolayı sorumluluk aran­maması küçük bir araştırmayla ortaya çı­kabilecek bazı usulsüz işlemlerin ve yol­suzlukların üzerine gidilmemesine neden olacaktır. Kaldı ki, işlemlerin açık olup olmadığı hususunda yasalarımızda her­hangi bir hüküm bulunmamaktadır.

4 – Denetim Kurulunun işlevi, işlem­lerin yasa ve mevzuata uygun olup olma­dığını denetlemek olduğu halde yukarıdaki hükümlere asıl olan denetim amacından uzaklaşmaya çalışılmaktadır.

5 – Getirilen düzenleme ile kusuru halinde dahi yönetim ve denetim kurulun­daki şahıslara karşı doğrudan dava açıla­yamayacaktır. Kaldı ki, bu husus ileride TBMM tarafından yapılacak denetleme sonucunda sorumluluğun kişilerde değil kuruluşlarda kalmasına da neden olacaktır. Bankaların rücu etme hakkı saklı ise de uygulamada bunu gerçekleşmesi fiilen mümkün değildir. Çünkü Bankayı yöneten yetkililerin kendileri hakkında rücu işle­mine gitmeleri yani kendi kendilerini so­rumlu tutmaları söz konusu olamayacaktır.

II – Bu Kanun’un birinci maddesinin C fıkrasında; 4603 Sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 3 numaralı fıkrasının aşağı­daki şekilde değiştirildiği belirtilmiştir.

“3. Yeniden yapılandırma sürecinde bankaların yönetim kurulunca istihdam fazlası olarak tespit edilen banka perso­neli, 24.11.1994 tarihli ve 4046 Sayılı Kanun’un  22. maddesine (süreler hariç) göre, diğer kamu kurum ve kuruluşlara nakledilir. Ancak, bu şekilde nakledilen personelden , anılan madde uyarınca eski kadrolarına ait hakları şahıslarına bağlı olarak saklı tutulanlar için Banka­cılık Tazminatı da şahıslarına bağlı bir hak teşkil etmez. Bu durumda, söz ko­nusu 22. madde kapsamında Özelleş­tirme Fonu tarafından yapılması gere­ken ödemeler ilgili bankalar tarafından yapılır.” denilmektedir.  

Bu konudaki çekincelerimiz şunlardır.

1 – Bu düzenleme ile başka bir kuru­luşa nakledilecek Kamu Bankası çalışanla­rından 1 sayılı cetvele tabi personele 4046 Sayılı Özelleştirme Yasası’nın 22. madde­sine göre Ek Tazminat ödenemeyecektir. Oysaki 22.01.1990 tarih ve 399 Sayılı (Değişik 5.2.1992-3771/1) Kanun Hük­münde Kararnamenin 3/a, b fıkrası, geçici maddesinin 3, 4 ve 5. maddeleri, ayrıca 5.2.1992 tarih ve 3771 Sayılı Kanun’un geçici 1. maddesiyle de Ek Tazminat Hakkı tanınmıştır. 

2 – 4603 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkındaki Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrası ile;  “Bankaların bu kanunun yürürlüğe girdiği 25.11.2001 tari­hinde çalışmakta olan personeline en yük­sek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının % 180’ini geçmemek üzere görev ve unvanlarına göre Yönetim Kurullarınca belirlenen miktarlarda Ban­kacılık Tazminatı ödenmektedir. 

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 27.01.1973 tarih,  E. 1972/6 ve K. 1973/2 nolu kararının içeri­ğinde bu hususa yer verilerek, Müktesep Hakkın        ( Kazanılmış Hak ) hukuka uygun bir işlemden doğduğunu ve ilerisi için de devam edeceği görüşüne yer veril­miştir.

Dolayısıyla Yasalarla ve Kanun Hük­münde Kararnamelerle hukuka uygun ola­rak verilmiş bu haklar, Kazanılmış Hak olarak ve ileriye yönelik olarak doğmuştur. Yasalarla ve Yüksek Mahkeme kararlarıyla da teminat altına alınmıştır.

Bu itibarla da, Hukuk Usulü Muha­kemeleri Kanunu’nun 578. maddesi ve Kanunların Kazanılmış Hakları ihlal et­memek şartıyla Makable Şamil (geriye yönelik) olarak çıkarabileceğini, 864 Sayılı Kanunu Medeninin Sureti Meriyeti Şekli Tatbiki Hakkında Kanunun 4. maddesi de “ eski kanun meri iken vuku bulmuş olup ta yeni kanunun meriyetinden evvel kendile­rinden bir hakkı müktesep vücuda gelme­miş olan hadise, yeni kanunun meriyeti tarihinden itibaren ona tabi olur. “ hükmü getirilerek, daha önceden hukuka uygun olarak verilmiş olan müktesep hakların yeni çıkarılacak kanunla ortadan kaldırıla­mayacağını, müktesep hak vücuda gelme­miş olan hadise için, yeni kanunun meriyet tarihinden itibaren ona tabi olacağını, hü­küm altına almıştır.

Bu durumda Kamu Bankaları Ortak Yönetimince diğer kuruluşlara nakledile­cek olan ve yıllardır çiftçimize, esnafımıza, memur , işçi ve emeklilerimiz ile toplumun tüm kesimlerine büyük bir özveri ile hiz­met eden Kamu Bankası çalışanlarının Ek Tazminat ve Bankacılık Tazminatı hakları alınarak, yaklaşık 200 ile 400 milyon TL arasında maddi kayba neden olunarak mağdur edileceklerdir.

Bu yasa tasarısı ile, Kamu Bankaları Ortak Yönetim ve Denetim Kuruluna geti­rilen ayrıcalıklar ile bu bankaların bugünkü duruma düşmelerinde hiçbir sorumluluğu olmayan personelin maddi ve manevi açı­dan mağdur edilmemeleri için bu yasanın Yüksek Makamlarınızca onaylanmamasını arz ederiz.

TÜRK TELEKOM

* Türk Telekom A.Ş’nin yeniden ya­pılandırılarak özelleştirilmesindeki olum­suzluklarla ilgili olarak, bir basın bildirisi hazırlanarak 16.06.2001 tarihinde zamanın Ulaştırma Bakanı ile basın ve TV kuruluş­larına gönderilmiştir.

STK PLATFORMU

* Ulusal Tüketiciler Platformunun ça­lışmalarına iştirak edilerek, “Yerli Malı Kullanın,Yerli Malı Kullandırın” kampan­yasına destek verilmiştir.

*  Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar ta­rafından Derneğimize yolsuzluklarla ilgili olarak intikal ettirilen ihbar ve şikayetler ilgili ve yetkili makamlara intikal ettirilmiş ve halen sonuçları takip edilmektedir.

TELEKOMÜNİKASYON KURUMU

*   2813 Sayılı Telsiz Kanunda deği­şiklik yapan 4502 Sayılı Kanunla oluştu­rulan Telekomünikasyon Kurumun da Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Müfettiş Kad­rolarına yer verilmesine ve bu kurum oluşturulurken de aynen muhafaza edilme­sine rağmen,

Bakanlar Kurulunun 2000/1006 Sayılı Kararı ile yapılan kadro düzenlemesi sıra­sında Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Müfettiş Kadrolarının kaldırılması sonucu, Teftiş Kurulu Başkanı Ömer  Büyükduru, Müfet­tişler Haydar Ölmez, Hakan Ünal, Cengiz Eken, Ali Yeşilova ve Yurdanur Köksal uzman kadrolarına atanarak mağdur edil­mişlerdir.             

Bu konuda gerekli bilgi ve belgeler Derneğimizce zamanın Ulaştırma Bakanı Sayın Enis Öksüz’e aktarılmış, ayrıca bazı basın ve TV kuruluşları aracılığı ile de kamu oyunun bilgisine sunulmuştur. Bu hususun ayrıca Ulaştırma Bakanı Sayın Oktay Vural tarafından da dikkate alınacağını umuyoruz.

ÜST KURULLAR

Bilindiği üzere son zamanlarda hükü­met tarafından yürütülen yeni İdari yapı­landırma çalışmaları ile üst kurullar oluştu­rulmuş ve halen üst kurul sayısı 12’ye ulaşmıştır.

Bu kurullar, trilyonları bulan bütçele­riyle birlikte, çok sayıda kurum ve kuru­luşların çalışmalarını da yönlendirmekte­dirler. Bu üst kurulların  bir kısmının ku­ruluş yasasında olmasına rağmen kurulmaması ve bir kısmının kuruluş yasasında ise hiç yer veril­memesi nedenleriyle denetim birimleri olmadığından tamamen iç denetim dışı kalmıştır.

Her ne kadar Sayıştay yada Başba­kanlık Yüksek Denetleme Kurulunun de­netimine tabi olsalar da, bu denetim bi­rimlerinin soruşturma yetkilerinin olma­ması ve üzerlerindeki oldukça yoğun iş yükü nedeniyle etkin bir denetim yapma­ları mümkün değildir.

Ülkemizdeki son ekonomik krizin en önemli sebebinin yolsuzluklar olduğu göz önüne alındığında, denetimin önemi açıkça ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, söz ko­nusu üst kurullarda bir an önce denetim birimleri ihdas edilerek devletin trilyon­larca lirası denetim dışı bırakılmamalıdır.

GÖREV TAZMİNATI

Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkındaki Bazı Konularda değişiklik Yapılması Hakkındaki 4615 Sayılı Yasaya dayanılarak çıkan KHK ile getirilen görev tazminatının, özellikle denetim elemanları verilmeyeceği ve denetim elemanları ara­sında dengesizliğe ve farklılığa yol açabi­lecek şekilde çıkarılacağı yolundaki du­yumlar  üzerine Derneğimiz yoğun çabalar sarf etmiştir.

Bu cihetle; Cumhurbaşkanlığı, Başba­kanlık, Bakanlık, Başbakanlık Müsteşarlığı ve TBMM Bütçe Plan Komisyonu Üyeleri nezrinde yoğun girişimlerde bulunulmuş­tur.

Bu girişimler sırasında bizleri destek­leyen ve önerilerimizi dikkate alarak güç veren Cumhurbaşkanlığı yetkilileri, Ulaş­tırma eski Bakanı Sayın Prof. Enis Öksüz, Milli Savunma Bakanı Sayın Sabahattin Çakmakoğlu, Devlet Bakanı Sayın Tunca Toskay ve diğer yetkililere teşekkürü bir borç biliriz.

Bu konuda ilgili makamlara yazdığı­mız 12.06.2001 tarih ve 2001/79-8 sayılı yazımızda;

Yetki Yasası çerçevesinde DENETDE olarak yapılan çalışmalar ve konuya ilişkin görüşlerimiz, yasal değişiklikte dahil ol­mak üzere gerekçelerle birlikte ilgi yazı­mızla arz edildiği,

Bu cümleden olarak; Derneğimiz, Ül­kemizin yaşamakta olduğu ekonomik ve mali krizin ve bu krizi aşma yolundaki çabaların bilincinde olduğunu vurgulamayı gerekli gördüğü,

Derneğimizin 4615 sayılı Memurlar ve Diğer kamu Görevlileri Hakkındaki Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanuna dayanılarak çıkarıla­cak Kanun Hükmünde Kararnamede;

Kamudaki Denetim Elemanları ara­sında;

- Ülke düzeyinde denetim yapanlar,

- Bölge düzeyinden denetim yapan­lar,

- İl düzeyinde denetim yapanlar,

Ölçütleri dışında farklılık yaratılma­masının gerektiği,

Denetim Elemanları Kurumun en üst düzeydeki yetkilisini temsil etmeleri nede­niyle, temsil tazminatını hak eden personel olduğunun dikkate alınmasının icap ettiği,

Denetim Elemanlarının özlük hakla­rındaki gerilemelerin giderilmesinin ye­rinde olacağı,

Anayasamızın 10. maddesindeki;  “eşitlik” ,  55.  maddesindeki;  “eşit işe eşit ücret” , 123. maddesindeki ;  “ İdare­nin bütünlüğü ilkeleri” gözetilerek yapı­lacak düzenlemelerin; Kamu yönetiminin gücünü ve etkinliğini arttıracağının düşü­nüldüğü,

Derneğimizin görüşlerinin, Cumhur­başkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Baş­kanlığı’nın düzenlemiş olduğu “Kamu yö­netiminde Denetim Hizmetlerinin Gelişti­rilmesi ve Etkinliğinin Sağlanması için Gerekli Önlemler” konulu raporla da örtüştüğü,

Gerek görüldüğü taktirde daha önce ilgili makamlara intikal ettirildiği üzere ayrıntılı raporun taraflarına sunulacağı,

Yetki yasası çerçevesinde yürürlüğe konulacak KHK’ de görüşlerimize yer ve­rilmesinin kamu gücünün kullanılması, etkinliğin ve verimliliğin arttırılması, güçlü ekonomiye geçiş sürecinin kısaltılması açısından yararlı olacağı,

Belirtilmiştir.

TEMİZ TOPLUMA KATKI ÖDÜLÜ

Gerek ulusal, gerekse uluslararası ku­ruluşlarca yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda, Ülkemizin şeffaflık, yolsuzluk ve rüşvet, yabancı yatırım kara para ve ka­yıt dışı para konularında hiçte iyi durumda olmadığı ve en ön sıralarda bulunduğu göz önüne alındığında, bu tür yasa ve ahlak dışı eylemlerle mücadelenin ne kadar önemli olduğu ortadadır.

Bu nedenle derneğimiz üzerine düşen görevi yapmakla birlikte, bu mücadeleyi etkin bir şekilde yürüten kişi ve kuruluşları desteklemek, onurlandırmak ve sürekli gündemde tutmak  için temiz topluma katkı ödülü koymuştu.

Daha önce bu ödüle Gazeteci Taşkın Şenol, İçişleri eski Bakanı Saadettin Tantan ve Ulaştırma eski Bakanı Enis Ök­süz layık görülerek ödülleri kendilerine verilmiştir.

Derneğimiz Yolsuzlukları ve Yolsuz­lukla Mücadeleyi İzleme Komisyonu yap­mış olduğu çalışmalar sonucu;

Nisan 2001 ayı ödülüne DGM Savcısı Sayın Talat Şalkı,  Mayıs ayı ödülünü de Sayın Ferhan Şaylıman’ı layık görmüş ve Basın ve TV kuruluşlarının yoğun ilgi gösterdiği bir törenle de Derneğimiz Mer­kezinde 23.06.2001 tarihinde ödülleri ken­dilerine verilmiştir.

Kendilerini kutluyor başarılı çalışma­larının devamını diliyoruz.

Genel Başkanımız Sayın Atılay Ergüven ödül töreni sırasında yapığı ko­nuşmada;    

Ekonomik krize neden olan yolsuz­luklar ve özellikle de kamu bankalarının batırılması konusunda DENETDE olarak zaman zaman yaptığımız basın toplantıla­rıyla kamuoyu bilgilendirilmiştir. Hatta derneğimizin yöneticilerine karşı bu ko­nuda ağır ceza davaları dahi açılmıştır. Sevindirici olan husus ise; yaklaşık iki yıldır yaptığımız çalışmalar neticesinde, dile getirilmiş ve kamuoyu gündeminde tutulmuş olan yolsuzluklar konusunun bu­gün öneminin anlaşılmış olmasıdır. Bu konuda toplumsal duyarlılığın artması da sevindiricidir.

DENETDE olarak sürekli vurguladı­ğımız gibi, kamu kaynaklarının haksız ve usulsüz bir şekilde kullanılması ekonomide kaynakları tükettiği gibi, toplumda da bü­yük bir moral çöküntüsüne ve güven buna­lımına sebep olmakta, büyük çıkarlar söz konusu olduğu zaman yolsuzluk olayları tehdit, şiddet ve sindirme boyutuna ulaş­maktadır. Buna rağmen bu durumdan çıka­bilmek için ülkemizin yeterli iç dinamik­lere kesinlikle sahip olduğuna inanıyoruz. Yapılması gereken bu dinamikleri harekete geçirmektir. Biz kamu denetim elemanları, bu dinamiklerden biri olarak her an göreve hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.

Yolsuzluk ve yoksullukla mücadele­nin en güçlü silahlarından birisi, etkin de­netimdir. Etkin denetime ulaşmak için ise denetim birimlerinin tek çatı altında topla­narak “özerk” bir yapılanmaya gidilmesi zorunludur. Böylece denetim elemanının bağımsızlığı sağlanacak, güvenceye kavu­şan ve gelecek endişesi olmayan denetim elemanı da yolsuzlukların üzerine kararlı­lıkla gidilebilecektir.  

Bugün Türkiye’de yatırımcı, iş adamı, çiftçi ve memurlarıyla tüm halkın ve dürüst devlet adamlarının tek beklentisi; samimi, dürüst, fedakar yöneticiler önderliğinde gerçekten çözüm getirecek ve güveni yeni­den tesis edecek ciddi ve köklü tedbirler­dir. Değerli basın mensupları nasıl yanlış kelimelerden doğru cümle kurmak müm­kün değilse, şaibeli yöneticilerle de güçlü ekonomi ve istikrar ile toplumsal düzeni sağlamak da mümkün değildir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, daha önce bankacılık ve finans sektöründe, özelleştirmelerde, kamu ihalelerinde, ha­zine garantili ve dış kredili yatırımlarda ve diğer tüm kamusal işlemlerde; yolsuzluk ve usulsüzlükleri belgelenmiş, adı yolsuz­luklara bulaşmış bürokrat ve yöneticilerle çalışmaya devam edildiği ve bunlar yerle­rinde kaldığı sürece; hangi reçete uygula­nırsa uygulansın sonuç değişmeyecektir. Yani alınan çözüm tedbirleri kadar bunları hazırlayan ve uygulayan yöneti­cilerin kimliği de çok önemlidir. Bu hu­sus özellikle dikkatlerden kaçırılmakta­dır.  Bu sorunların ortaya çıkmasına sebep olan kadrolar ile çözüm ve başarı mümkün olamaz. Mesleki birikim ve görgülerimize dayanarak kesin ve iddialı şekilde söylüyo­ruz ki; bugün her kamu kurumunda çözüm üretecek üstün nitelikte, yetişmiş kamu görevlileri mevcuttur. Ancak ne gariptir ki, bu insanlar sırf dürüst olduklar ve çözüm üretecekleri için üst görevlere getirilme­mektedir. 

Ülkemizde son zamanlarda daha sık yaşamaya başladığımız idari zaafiyetler ve mali – ekonomik krizlerin nedeni hiç tar­tışmasız yolsuzluklardır.

Değerli basın mensupları, yanlış keli­melerden doğru cümle kurmak nasıl müm­kün değilse, şaibeli yöneticilerle de güçlü ekonomi ve istikrar ile toplumsal düzeni sağlamak da mümkün değildir. 

Yolsuzluklar; etkin, özerk, bağımsız bir denetim, hızlı, ihtisaslaşmış, önünde yasal engeller bulunmayan, müdahalelere kapalı bir yargı sistemi, organize suç ör­gütleriyle mücadele (4422 sayılı yasa) ya­sasının eksiklikleri ve aksaklıklarını gide­recek şekilde değiştirilmesinin sağlandığı, cezaların caydırıcılığının arttırıldığı tak­tirde önlenebilecektir.

Aksi halde bugün olduğu gibi, Dene­tim elemanları siyasi vesayet altına alın­maya çalışılırsa, denetim raporları uygula­yıcıların keyfiyetine bırakılırsa, Cumhuri­yet savcılarının yetkileri tırpanlanmaya çalışılırsa, yasalarla idarecilere dokunul­mazlık getirilirse üzülerek belirtmeliyim ki yolsuzluklar önlenemeyecek, cesaretli ve kararlı kamu görevlisi ve yargı mensupları daha da azalacak, vatandaşların devlete olan güveni kaybolacak, daha büyük skan­dal ve ekonomik – mali, siyasi krizlerle kamu düzenimiz çökecektir. Artık o aşa­mada alınacak tedbirler de durumu kurtar­mayacaktır.

Altını çizerek belirtmek isteriz ki;

Ülkemizin geleceği ve kaderi kişisel sorunlarımızdan önce gelmelidir. Ulusal ve kamusal sorumluluk taşıyan herkes gibi bizler de bu gelişmeye ilgisiz ve sessiz kalmadık. Bizleri ümitlendiren husus yuka­rıda belirttiğimiz sorunlar ile yolsuzluklar karşısında kamuoyu ile sivil toplumda gö­rülen ilgi ve inisiyatiftir.

Bu sorumluluk ve bilinç içerisinde DENETDE Ulusal Güvenlik sorunu haline gelen yolsuzluklar konusundaki mücade­lede; cesaret, gayret ve özveriyle bu müca­delede yerini alan, toplumun her kesimin­deki kişi ve kuruluşları onore etmek, moral vermek açısından “TEMİZ TOPLUMA KATKI ÖDÜLÜNÜ” düzenlemiştir.

Bu ödüle layık görülen Sayın ŞALK ve ŞAYLIMAN’I kutluyor, hepinize say­gılarımı sunuyorum.

  ULUSLARARASI YOLSUZLUK KONFERANSI

Hükümet tarafından Dünya Bankası Desteğinde ve IMF’ye verilen niyet mek­tubu doğrultusunda; “Etkin Yönetim ve Yolsuzlukla Mücadele” konusunda çalış­malar yapılarak, bir konferans toplanması kararı alınmış ve bu karar doğrultusunda;  Başbakanlık, Hazine Müsteşarlığı, Adalet, İçişleri ve Maliye Bakanlığı temsilcilerin­den oluşan bir Yönlendirme ve Çalışma Grubu kurulmuştur.

Bu komisyonun çalışmalarına Yöne­tim Kurulu üyelerimizden Erdoğan Gü­naydın, Hamit Üçer ve Hakkı Güngör Gür­büz katılmıştır.

21.09.2001 tarihinde ODTÜ’de topla­nan söz konusu uluslararası konferansa da Genel Başkan Atılay Ergüven, Genel Baş­kan Yardımcısı Erdoğan Günaydın ve Ge­nel Sekreter Kudret Ulusoy katılmıştır.

Konferansın toplanması; yolsuzlukla mücadelenin etkin bir şekilde yürütülmesi, gündemde tutulması ve bu ko­nuda diğer ülkelerin mücadele ve yöntem­lerinin kamuoyuna aktarılması bakımından yararlı görülmekle birlikte, özellikle ülke­mizde yolsuzlukla mücadelenin fiilen içerisinde bulunan, asli ve yasal görevleri yolsuz­luk ve diğer yasa dışı eylemlerle mücadele olan hakim, savcı, denetim elemanları ve emniyet memurlarının dinleyici olarak katılmalarıyla birlikte konuşmacı olarak duygu ve düşüncelerini aktarmamaları konferansın önemli bir ek­sikliği olarak değerlendirilmiştir.

Umarız, bundan sonra yapılacak ulu­sal ve uluslararası konferanslarda bu ek­siklik giderilir.

TÜRKİYE’DE ETKİN YÖNETİM ve YOLSUZLUKLA MÜCADELENİN GELİŞTİRİLMESİ KONULU ULUSLAR ARASI KONFERANSIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

21 Eylül 2001 tarihinde Ankara’da toplanan ve davetli olarak katıldığımız                     “Türkiye’de Etkin Yönetim ve Yolsuzlukla Mücadelenin Geliştirilmesi” konulu ulusla­rarası   konferans  hayal  kırıklığı ya­ratmıştır.

Her şeyden önce, böyle bir uluslara­rası konferansın  toplanmasına neden olan  şartların  ülkemizdeki  varlığı  ayrı bir  üzüntü kaynağı olmuştur.

Konferansa konuşmacı olarak katılan politikacılar, sivil toplum örgütlerinin  temsilcileri, bilim  adamları ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin; bu konferansın  toplanması ile ilgili  olarak  birbirlerine  karşılıklı  iltifatta  bulunmaları, ülkemizin  içinde  bulunduğu acı gerçeklerin ve dünya kamuoyu önünde düştüğü durumun far­kında olmadıklarını   göstermiştir.

Esasen, bu konferans, hükümetin IMF’ye verdiği niyet mektubunda belirtil­diği üzere, IMF’nin isteği doğrultusunda Dünya Bankası desteğinde organize edil­diği  medyada yer alan haberlerden anla­şılmıştır.

Dünya Bankası, IMF ve diğer  ulusla­rarası  finans  kuruluşlarının, ülkemize  verdikleri  kredilerin;  yolsuzluk, rüşvet  batık krediler  ve  hortumlanan  bankalar   aracılığı ile  riske  girdiğini,  yani geri  ödeme  zorluğuna girdiğini görmeleri üzerine, bu kredilerin geri ödenmesini  garanti  al­tına  almak  amacıyla  bu konferansın düzenleme zorunluluğu duyulduğu izle­nimi edinilmiştir.

Bu konferansa,  asli ve yasal görevi   yolsuzluk  rüşvet ve  diğer  yasa dışı  ey­lemlerle  mücadele  olan, denetim eleman­ları  yani müfettişler ile yargı mensupları­nın ya da  bu meslek  gruplarının  sivil toplum örgüt  temsilcilerinin  konuşmacı olarak katılmaları  gerekirken,  ne yazık ki tam tersi, yolsuzlukla  mücadelede  üzerle­rine düşeni yıllarca yapmayan ya da  ya­pamayanlar, yolsuzlukla mücadelede  her­hangi   bir etkinliği  ya da  doğrudan  rolü olmayanlar ve verdikleri  kredileri garanti altına  almaya çalışan uluslararası kredi  kuruluşlarının  temsilcileri ve bunların  ülkemizdeki temsilcisi durumunda bulunan  sivil toplum  kuruluşu  temsilcileri  ko­nuşmacı olarak katılmışlardır.

Halbuki,  yolsuzlukla  mücadelenin fiilen içerisinde  bulunan denetim elemanı, hakim, savcı  ve emniyet  mensuplarının  temsilcileri konuşmacı olarak katılsaydı;  yolsuzluk, rüşvet  kara para  ve diğer  yasa dışı eylemlerle  mücadelede   karşılaştıkları  sorunları ve güçlükleri deneyimleri ile bir­likte kamu oyunun  bilgilerine sunup, daha  gerçekçi  ve ciddi çözüm  önerilerini de gündeme  getirebilirlerdi.

Bu olmayınca da; genellikle  konfe­ransta, yıllarca  bilinen ve defalarca da daha önce medya da  yer alan yolsuzluk türleri, nedenleri,  boyutları  ve sonuçları  bir takım  anketlere  dayanılarak katılım­cıların  bilgisine sunulmuş, ancak; çözüm önerileri ile bu mücadelede karşılaşılan sorunlar yeterince vurgulanamamıştır.

Sonuç olarak; ülkemizdeki yolsuzluk, rüşvet, kara para  ve diğer  yasa  dışı  ey­lemeler  ile  boyutları, uluslararası bir kon­ferans ile dünya kamu oyuna duyurulması suretiyle ülkemizin genel durumu resmen tescil edilmekle birlikte, ülkemizdeki yol­suzlukların gündemde tutulması ve toplu­mun aydınlatılması açısından yararlı gö­rülmüştür.

Bu aşamadan  sonra,  ülkemizin  onu­runun ve saygınlığının korunması ile ya­bancı ülkeler ve kuruluşlara karşı güvenin sağlanması için; yolsuzluk  ve rüşvetle  mücadelede,  mutlaka   başarılı olmak  zorundayız.

Bu başarıda; denetim ve  yargı or­ganlarının etkin ve her türlü baskıdan uzak iş birliği içerisinde çalışmalarına, bunların önünün açılmasına, geniş yetkilerle dona­tılmasına,  görüş  ve  önerilerinin  dikkate  alınmasına bağlı olduğu bir gerçektir.                             

                                                                                                             DENETDE

 

HARCIRAH  BAĞLAMINDA  DENETİM ELEMANLARININ DURUMU VE  ÖNERİLERİMİZ.

GENEL  DURUM

- Genel ve  katma  bütçe   merkez  denetim  elemanlarına  ödenen  harcırah    (konaklama  ücreti  dahil)     tutarlarının  kaydedildiği  avans  hesabının konsolide  Türkiye  mizanındaki  1999  yılı  toplamı : 2.104.960.000.000.-

                      2000 yılı   toplamı : 3.014.512.000.000.- TL,

                        2001 yılında  ise   yaklaşık  4.500.000.000.000.-TL  olacaktır.

- Genel  ve  katma  bütçe   merkez  denetim  elemanı   sayısı  Devlet  Personel  Başkanlığından  alınan   bilgiye   göre  yaklaşık   5.000  kişi  civarındadır.

- 2001  yılı  ülke  düzeyinde  teftiş  yetkisine  sahip   denetim  elemanlarının   günlük  harcırahı  9.880.000.- TL,   fatura  karşılığı  ödenen  konaklamam   gideri  ise 4.940.000.-TL’dir. Bir  denetim  elemanına  günlük  azami  ödenebilecek  harcırah  toplamı   14.820.000.-TL, aylık   toplam                   444. 600.000.- TL’dir.

-Toplam  ödenen  harcırah  tutarı  denetim  elemanı  sayısına  bölündüğünde  bir  yılda  her  bir  denetim  elemanına   2000  yılında   yaklaşık   600.000.000.- TL  ödeme   yapılmış,  2001  yılında  ise  900.000.000.-TL ödeme  yapılacaktır.

2001  yılında  ortalama  denetim  elemanı  maaşını   600.000.000.- TL  alırsak,  başta    ödenek   yetersizliği olmak  üzere   diğer  gerekçelerle  denetim  elemanlarının   merkez işleri  hariç harcırah alabildikleri  mesailerinin   yaklaşık  2   ayından   istifade  edilebilmektedir. Burada  vurgulamak  istediğimiz  daha  büyük  meblağlar  ödeyerek  istihdam  edilen   bir  denetim  elemanının  mesaisinden,   yolsuzluğun  hat  safhaya   ulaştığı  ortamda   harcırah  ve ödenek  gerekçe   gösterilerek    istifade  edilmemesidir.

- Yukarıdaki fıkralarda   sorunun   Devlete   maliyeti  rakamsal  boyutlarda ortaya  kondu. Sorunun  diğer  tarafında   yer  alan  denetim  elamanı  ise  mevcut   harcırah  rakamları  ile denetim  hizmetini  yürütmeye  çalışmaktadır.

- 2002   Mali  Yılı  Bütçe  Kanunu   Tasarısında  ülke  düzeyinde denetim  yetkisine  haiz  denetim  elemanlarının gündeliği   16.900.000.-,  öngörülmüş,  bu  rakam  üzerinden  konaklama  gideri  ise  8.450.000.- TL   olacaktır. Mevcut   şartlarda  denetim  elemanının  kişisel  masrafları  için olan  gündelik   tutarının  azlığı  tartışılamayacağı gibi,  konaklama   gideri  olarak  ortaya  çıkan rakamın  ise   anlaşılır   bir  yanı  yoktur. Bu  şartlarda denetim  elemanları  gündeliklerinin  azlığını  kişisel  olarak  fedakarlık  ederek  geçiştirmek  zorunda  kalacak, konaklama masrafı   konusunda  ise     önümüzdeki  yıl  daha  da  belirgin  sorunlar  yaşayacaktır.   8.450.000.- TL’ye  ne   tür  ve  kalitede    bir  otel  veya  benzerinde   kalınacağı   ortadadır. Denetim elemanı  Devlet  bu  kadar  veriyor  diyerek sorunu   çözememektedir. Dediği zamanda  denetim  görevi   ileri     sürülen    gerekçe  arasında   bir  çelişki  ortaya  çıkmakta  ve   açıkçası denetim  elemanının  şahsında  Devletin  itibarı  zedelenmektedir.

ÖNERİLERİMİZ

Yukarıda   kısaca  özetlemeye   çalıştığımız   soruna  yönelik   önerilerimiz  aşağıdadır.

1-Kurumların   bütçelerinde   denetim  hizmetlerine       yönelik  olarak  herhangi  bir   kısıtlamaya   gidilmemesi   için   denetim elemanlarına  yapılacak   harcırah  ödemeleri  “Bütçe  Kanununun  ödenek  üstü harcama  yapılabilecek   unsurları”  arasına   alınmalıdır.

2-Yukarıda  ortaya  konduğu  üzere, denetim  elemanının  kişisel  masrafları  karşılığı   verilen  gündelik  tutarının  azlığı yadsınamaz  bir   gerçektir. Bunun  çözümü  mevcut genel  harcırah  tutarlarını  da  değiştirmeyecek  bir  çözüm  olmak  üzere,  Harcırah  Kanununun  33 üncü  maddesinde  baz  gündelik  tutarları  üzerinden  denetim  elemanı  harcırahının  bulunmasına esas  katsayıların 2002  yılında  1.6, 1.8  ve 2.0   olarak  uygulanmasına   yönelik  olarak  2002 Mali Yılı Bütçe  Kanununa  hüküm  konmasıdır.

Önerilen  katsayılar  üzerinden 2002  yılında  ülke  düzeyinde  teftiş  için  ödenecek  harcırahın  ilave  maliyeti   konaklama  ücreti  olarak  ödenecek  ilave  tutar  dahil  4.000.000.000.000.-TL   olacaktır ki  mevcut  bütçe  büyüklükleri   içinde   bu  rakamın  ne kadar  önemsiz  bir  tutar  olduğu  görülecek  ve   denetim  hizmetinin  mahiyeti   dikkate  alındığında  bu  rakam   denetim  hizmetleri  için  çok  görülmeyecektir.  

3-Devlet  itibarını  ve  kamu  hizmetini   açıkça  aksatan   konaklama   gideri  karşılığı  verilen  tutarın  mutlak  surette  artırılması    gerektiğini  düşünmekteyiz. Bu  amaçla  6245 sayılı   Harcırah Kanunun  33 üncü  maddesine 14.1.1988   tarih ve 311  sayılı KHK’nin 14   maddesi   ile  eklenen    fıkrada  yer  alan  “.................  gündeliklerinin  yarısına   kadar  olan   kısmı ayrıca   ödenir.”  Hükmünün, 2002   Mali Yılı Bütçe  Kanunun   uygulanmayacak   hükümler  başlıklı   bölümünde  “ .................  gündeliklerinin  tamamı  kadar  kısmı   ayrıca   ödenir.” Şeklinde  değiştirilmesi   uygun  olacaktır.

Bu önerilerimiz, Bakanlar Kurulu üyelerine, TBMM Bütçe Plan Komisyonu üyeleri ile  ilgili milletvekillerine intikal ettirilmiştir. Tekliflerimiz yetkililer tarafından olumlu karşılanmıştır. Bu nedenle Bütçe Plan Komisyonu başkan ve üyeleri yanında özellikle Derneğimizin de üyesi olan Bütçe Plan Komisyonu Başkan Yardımcısı Sayın Hayrettin Özdemir’in yakın ilgilerine DENETDE Yönetim Kurulu olarak teşekkür ediyoruz.

 

İçindekiler