Soros'u örnek gösterip vakıf yasasında uyardılar!

Devlet Denetleme Derneği 'Azınlık vakıfları nedeniyle gelen baskıları göğüslemekte bile zorlanıyoruz. Yabancı vakıflarda yeterli direnci gösteremeyiz' diye uyardı...

Devlet Denetim Derneği (DENETDE), vakıf yasası ile ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada 'Azınlık vakıflarının denetiminden doğan sorunlarda bile uluslararası baskıları göğüslemekte zorlanan ülkemiz, yabancı vakıfların denetiminden doğacak sorunlar karşısında yeterli direnci gösteremeyecektir' dendi.

DENETDE Genel Başkanı Atılay Ergüven ve Genel Sekreteri İsmail Gülmez imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'nin pek çok sektörünün giderek uluslararası kuruluş ve güçlerin kontrolü altına girdiği iddia edildi. 'Bankacılık, enerji, iletişim derken şimdi de sıra Vakıflar Yasasına gelmiştir' denilen açıklamada, yeni düzenlemeyle yabancı birtakım vakıfların illegal faaliyetlerinin serbestleştirilmeye ve meşrulaştırılmaya çalışıldığı savunuldu.

Vakıflar yasası ile getirilmek istenen değişiklikle yabancı ülkelerde kurulan vakıfların Türkiye'de şube açmaları ve Türkiye'de kurulmuş vakıflarla ilişki ve işbirliğine girmelerine olanak tanındığı ifade edilen açıklamada 'Şimdi de yerel savunma mekanizmalarından olan milli vasıflı gönüllü toplum teşekkülleri bu yolla işlevlerini yabancı sivil toplum örgütlerine, onların yurt içindeki şubelerine devretmiş olacaklardır' dendi.

SOROS'A VURGU YAPTILAR

Ekonominin yeterince güçlü olmadığı Türkiye'de sivil inisiyatifin hem kültürel altyapısı hem de fon ve finansman kaynakları açısından yeterince gelişemediği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: 'Bu düzenleme ile toplumsal inisiyatifi de uluslararası arenada faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerine yani vakıf ve derneklere bırakılarak, küresel güçlerin ülkeleri yönetme biçimi olan 'yönetişime' geçilmiş olacaktır. Kamu reformu kapsamında geçtiğimiz 5 yıl içinde reform yasaları hazırlanırken Soros'un Açık Toplum Enstitüsü ile irtibatlı dernek ve vakıfların hazırlık ve karar süreçlerine dahil edilmesi bunun en yakın örneğidir. Sonuç olarak globalizm adı altında sürdürülen çağımızın sömürgecilik anlayışı milli direnç güçlerini birer birer elimine ederken, sömürgeciliğe dur diyecek olası toplumsal direnci de kontrolü altına almak istemektedir. Azınlık vakıflarının denetiminden doğan sorunlarda bile uluslararası baskıları göğüslemekte zorlanan ülkemiz, yabancı vakıfların denetiminden doğacak sorunlar karşısında yeterli direnci gösteremeyecektir.' (AA)

Star Gazete.com Güncel 23 Şubat 2008