ANKARA KULİSİ

21 Haziran 2008 Cumhuriyet Gazetesi

Işık KANSU

Müfettişin Teftişi

Devlet Denetim Elemanları (DENETDE) Derneği Başkanı, Sağlık Bakanlığı Başmüfettişi Atılay Ergüven’in son bir yıllık öyküsü:

“Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, Atılay Ergüven’in Nisan 2007’de odasında bulunmadığı gerekçesiyle inceleme yapılması için müfettiş görevlendirir. Müfettişler, inceleme yapılmaması sonucuna varırlar. Teftiş Kurulu Başkanı, raporu yeniden değerlendirilmek üzere müfettişlere geri gönderir. Müfettişler, görüşlerini değiştirmez. Teftiş Kurulu Başkanı, bu kez bir müfettiş heyeti görevlendirir. Onlar da bir önceki raporlara benzer görüş bildirirler. Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca konunun yeniden incelenmesini ister. Müfettiş heyeti, bu kez Ergüven’in DENETDE faaliyetlerine izinsiz katıldığı gerekçesiyle ‘kınama’ ile cezalandırılmasını önerir. Teftiş Kurulu Başkanı, cezayı yeterli bulmaz, raporu iade eder. Müfettiş heyeti yine ‘kınama’ cezası önerir. Teftiş Kurulu Başkanlığı, raporu üçüncü kez müfettişlere gönderir. Müfettiş heyeti, baskıya dayanamamış olmalı ki, cezayı bir derece arttırarak ‘aylıktan kesme’yi önerir ve ceza bakan onayı ile uygulamaya konur.

Atılay Ergüven, süreç devam ederken 2007 Eylül ayında rahatsızlanır. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 5 saat yattıktan sonra kendisine 14 günlük istirahat raporu verilir. Ergüven raporlu iken, evrak memurları evine gelerek 14 günlük istirahat raporunun, ‘usul ve fenne uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla’ hakem hastane olan Ankara Numune Hastanesi Başhekimliği’nde hazır bulunulmasını isterler. Anılan hastane, Ergüven’e verilen raporun uygun olduğuna karar verir. Bu karar da Teftiş Kurulu’nu doyurmaz. Ergüven’in muayene olmak üzere ikinci defa Ankara Numune Hastanesi’ne gitmesini ister. Ergüven, müfettişlik prestijinin sarsılmasına neden olacağı düşüncesiyle ikinci kez yapılan bu talebe uymayacağını yazı ile bildirir.

Teftiş Kurulu Başkanlığı, yeniden soruşturma sürecini başlatır. Ergüven’in istirahat raporu İstanbul Haseki Hastanesi’ne gönderilir ve dosya üzerinde yapılan değerlendirmeyle raporun ‘ilme ve fenne uygun olmadığı’na ilişkin yazı alınır. Süren soruşturmada, Ergüven hakkında ‘uyarma’ cezası öngörülürken, Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın ısrarı üzerine müfettişler ‘hastane bilgi sistemine kaydını yaptırmadan işlemleri gerçekleştirmekle usul yönünden kusurlu, ilme ve fenne uygun olmadığı bilirkişiler tarafından belirtilen raporu kullandığı’ gerekçesiyle ‘aylıktan kesme’ cezası önerirler.

Teftiş Kurulu Başkanlığı, bununla da yetinmez, cezai işlem soruşturması için izin alır. Tüm bu gelişmeler arasında Ergüven, geçen 12 Haziran günü başmüfettişlik görevinden alınır.

Bu arada, Ergüven hakkında ikisi eski, biri de yeni olmak üzere üç soruşturma daha sürmektedir.”

Aslına bakarsanız Ergüven’in başına gelenlerin iki gerekçesi vardır:
1- AKP’nin yabancılarla işbirliği yaparak Türkiye’nin üniter yapısını bozmaya yönelen sözde kamu yönetimi reformuna karşı çıkmak.
2- Yolsuzluklardan ve yolsuzluk yapanlardan hesap sorulmasını istemek.

Bir ülkeye faşizm öyle pat diye gelmez. Dişlerini göstere göstere, ağız kokusunu sala sala gelir.