HEDEFTEKİ ADAM SESSİZLİĞİNİ BOZDU

10 Aralık 2008 Yeniçağ Gazetesi

Selda ÖZTÜRK KAY

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=11789

Hedefteki adam Yeniçağ'a konuştu-1-

Hedefteki adam Yeniçağ’a konuştu:
Müfettişlere siyasi baskı var
Yolsuzluklara karşı amansız mücadelesiyle tanınan DENETDE Genel Başkanı Atılay Ergüven, AKP’yi topa tuttu: Yolsuzluğu araştıran müfettişleri sıkıştırıyorlar. Kamu denetçileri hiçbir dönemde bu kadar baskı görmedi.

Selda ÖZTÜRK KAY’ın yazı dizisi

DENETDE
Başkanı Ergüven
AKP’yi sarstı

Yolsuzlukla savaştığına pişman ettiler
YIlların başmüfettişi Atılay Ergüven’e birdenbire soruşturma yağmaya başladı, lojmandan attılar, raporları kabul edilmedi, tenzil-i rütbeye uğradı, sürüldü, davalar açıldı.

Hedefteki adam
sessizliğini bozdu
AKP, yolsuzlukları araştıran müfettişleri baskı altına aldı
Yolsuzluklara karşı amansız mücadelesi ile tanınan DENETDE Genel Başkanı Atılay Ergüven, “Kamu denetçileri hiçbir dönemde bu kadar baskı görmedi” dedi  

Giriş:
Kamu kurumlarında  ortaya çıkardığı yolsuzluklar ve usulsüz uygulamalara karşı başlattığı mücadele ile adından çokca söz ettiren Devlet Denetim Elemanları Derneği (DENETDE) Genel Başkanı Atılay Ergüven ile Türkiye’nin son yedi yılını, yolsuzlukları ve siyasi tasallut altına alınan teftiş mekanizmasını konuştuk.

Cok uzun yıllar kamuda başmüfettiş olarak görev yapıyorsunuz. AKP dönemi ile diğer iktidarları karşılaştırdığınızda nasıl bir tablo çizebilirsiniz?
Şunu söyleyebilirim. Bugüne kadar bu kadar baskıyla hiç karşılaşmadım. 8 yıldır DENETDE Genel Başkanlığı’nı yürütüyorum. Meslekteki kıdemim azımsanmayacak derecede. Geçtiğimiz koalisyon hükümeti döneminde bugünkünden çok daha sert, eleştiri ve açıklamalarımız olmuştu. Ancak hiçbir dönem bugünkü karşılaştığımız baskı kadar bir baskıya muhatap olmadık. Ne şahsım ne de dernek olarak bununla karşılaşmadık.

6 soruşturma, 13 dava
4Size karşı bir husumet mi var, kaç soruşturma geçirdiniz?
Şahsım, Derneğimizin hiçbir denge ve baskı gözetmeksizin, boyun eğmeksizin ülkemiz için doğruları dile getirmesi nedeniyle hedef alındı. Öncelikle bunun altını çizmek isterim. Memuriyet görevi yaptığım Sağlık Bakanlığı Başmüfettişliği üzerinden derneğimizin faaliyetleri engellenmek üzere şahsım hakkında şu an yargıya intikal etmiş 6 soruşturma ve 13 dava var.

Bakanlık hile yapıyor
Bakanlık şahsınızı yolsuzlukların üzerini kapatmakla suçladı. Bu suçlamalar hakkındaki düşüncenizi öğrenebilir miyim?
Bana yöneltilen ithamların hiçbiri doğru değil. Bu suçlamalardan bir tanesini bile belgeyle ortaya koysunlar, mesleğimi bırakır, Türkiye’yi terk ederim. Dernek başkanlığını şu anda büyük bir onurla sürdürüyorum. Zaten kendime güvenim olmasa, bu kadar eleştiri yöneltmez, güç odaklarıyla birlikte hareket eder ve bol göstergeli görevleri alırdım. Sağlık Bakanlığı’nın, duyarlı davranan bazı milletvekillerinin soru önergelerine verdiği cevaplar ile görevden alınmamla ilgili haber yapangazeteler gönderdiği ’tekzip’lerin gerçeklerle hiçbir alakası yoktur. Yargıya saygıdan söz eden Sayın Bakan, kendi bakanlığında son dönemlerde yaşanan hukuk dışı olaylara bir açıklama getirmelidir.  Sağlık Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti’nde “Yargıya saygısızlıktan hüküm giymiş” tek bakanlıktır. Yargı kararlarını uygulamamak için hileli yollara tevessül eden yine aynı Sağlık Bakanlığı’dır. Yargı kararıyla göreve döndükten sonra üç beş defa görevden alınan bakanlık bürokratları hala görevleri başında bulunuyor. Şimdi bu örnekler ortadayken yargıya saygıdan bahsetmek oldukça düşündürücü. O zaman saygı kavramını tartışmamız gerekiyor.

+++

Önce cezalandırıp sonra sürdüler!
Yolsuzlukların üzerine gitmesiyle tanınan DENETDE Genel Başkanı Atılay Ergüven’e, iktidar tarafından yoğun bir baskı uygulandı. TBMM’de kurulan yolsuzluk  araştırma komisyonunda da görev alan Ergüven, hakkında tamamı bir çok ayrı soruşturma açıldı. Bugüne kadar hiçbir dava aleyhine sonuçlanmadı. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından hakkında isimsiz mektuplar ve sudan sebeplerle  pek çok soruşturma açılan Ergüven, savunması bile alınmadan aylıktan kesme cezalarına çarptırıldı. Ergüven’e yönelik baskılar bununla da sınırlı kalmadı.
Maaşını bile alamadı
Yılların başmüfettişine özel uygulama ile hastalığı nedeniyle verilen istirahat  raporları kabul edilmedi, hakem
hastanelere gönderildi ancak teftiş kurulu bu kez de hakem hastane raporunu kabul etmedi. Teftiş Kurulu tüzük ve yönetmelinde yargı kararlarında yer alan müfettiş güvencesi çiğnenerek  tamamen aykırı bir uygulamayla görevinden alındı, oturduğu lojmandan çıkarılmak istendi\’85 Yargıda durdurulan  bu kararlar da Bakanlığı yıldırmadı! Ergüven kararname ile müfettişlikten alındıktan sonra Ankara dışında Polatlı sağlık grup başkanlığı ayniyat saymanlığına  tayin edildi. İstirahatli olduğu halde  tebligat yapılıp istirahat bitimi beklenmeden yasalara aykırı olarak Teftiş Kurulu’ndan ilişiği kesilerek aylarca maaş ödenmedi. Dilekçeyle maaş ve hasta sevk kağıdı talep edince de kurumu gereksiz yere meşgul ettiği gerekçesiyle soruşturma açıldı.

+++

Vurgun artacaktı Sezer engelledi
4Müfettişler üzerindeki siyasi baskı ne zaman başladı?
Son altı yılda teftiş kurulları tam anlamıyla bitirilme noktasına getirildi. Burada  58. Hükümeti ayrı tutmak gerekiyor. Çünkü o dönemde bir tasarı metni hazırlandı. Bu tasarı, teftiş ve denetim sistemini iyileştirecek bir tasarıydı. Ama ne yazık ki sadece tasarı olarak kaldı. Erdoğan’ın Başbakan olmasıyla birlikte hazırlanan “Kamu Yönetimi Temel Yasası”, teftiş kurullarının kaldırılması ve bunların yerine iç denetim anlayışının oturtulması hükmünü getirdi.

Yasa veto yedi
4Bu, Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilen yasaydı değil mi?
Bu tasarı ile Tüm kamu kurum ve kuruluşlarındaki teftiş kurullarını teşkilat yapısı içinden kaldırıyordu. Bu durum yolsuzlukları artıracaktı. Yasa Cumhurbaşkanı Sezer tarafından veto edildi. Bu vetodan sonra bir daha parlamento gündemine alınmadı.

+++

Hakkımdaki iddiaları ispat
etsinler Türkiye’yi terk ederim
4Şahsınız hakkında yolsuzlukların üzerini kapattığınız iddiası var. Bu konu daha önce de gündeme gelmişti. Bu iddialar asılsız mı?
Şahsımla ilgili, teftiş kurulu tüzüğünün 29. maddesine dayanarak ’yolsuzlukları ortaya çıkarmadığım için raporumun iade edildiği ve bu iade üzerine yeniden yaptığım inceleme ve soruşturma sonrasında yolsuzlukları ve kamu zararını ortaya çıkardığım’iddia edildi. Bu düpedüz gerçekleri saptırmaktan başka bir şey değildir. Sağlık Bakanlığı, sözde iade edilen raporumu kamuoyuna açıklasın. Raporun tarih ve sayısını belirtsin. Açıklayamaz, zira böyle bir rapor mevcut değil. Tekrar söylüyorum. İddiaları ispat etsinler mesleği de bırakırım, Türkiye’yi de terk ederim. Ama ortada öyle birşey yok...

+++

Haksız işlemleri meşrulaştırıyorlar
Hakkımdaki davalarda yargıyı aleyhime etkilemek ve derneğimizin faaliyetlerini engellemek için gerçek dışı iddialar ortaya atılıyor.

Yolsuzluğun üzerini kapattığınız iddiasını yalanladınız. Soruşturmaya konu edilen olay nedir o halde?

Kastedilen olay, bir ilde tarafıma verilen bir inceleme ve soruşturma görevidir. Bu göreve, kapsamlı bir başka soruşturmayı yaptığım için daha sonra başlanılmış ancak söz konusu il valiliğince ön inceleme ve disiplin soruşturmasının yaptırıldığı öğrenilmiştir. Bu durum Teftiş Kurulu Başkanlığı’na 26 Şubat 2007 tarihli yazımızla bildirildi. Teftiş Kurulu Başkanlığı ile yapılan ’görevin kapsamıyla’ilgili yazışma sonucunda da tarafımdan yapılan inceleme ve soruşturma nedeniyle gerekli işlemler önerildi. Öneriler doğrultusunda da davalar Cumhuriyet Savcılığı’na intikal ettirildi. Kamuoyu, gerek DENETDE gerek şahsımın yolsuzluklar konusundaki hassasiyeti ve gayretini bilirken, Sağlık Bakanlığı’nca derneğimize yapılan baskı ve şahsıma yönelik haksız işlemlerle kamuoyunda kendilerine haklılık kazandırmak ve devam eden yargı sürecini aleyhimde etkilemek amacına yönelik gerçekdışı iddialar ortaya atılmak isteniyor. Yine belirtiyorum Sağlık Bakanlığı ilgilileri tekzip ve düzeltme metinleriyle soru önergelerine verilen cevapta ileri sürdükleri ve iade edildiğini belirttikleri raporu kamuoyuna açıklasınlar. Sanırım yazı ile raporu birbirine karıştırıyorlar.


YARIN: Yolsuzluğun tanımını değiştirdiler