DENETDE’DEN AÇIKLAMA 2

DEVLET DENETİM ELEMANLARI DERNEĞİ

GENEL BAŞKANINI LİNÇ OPERASYONU

Atılay ERGÜVEN 1999 yılından beri DENETDE Yönetim Kurulu 2000 yılından beri de 4 dönem olağan genel kurullarla seçilerek  Genel Başkanlık görevini yürütmektedir.

Genel Başkanımız Atılay ERGÜVEN hakkında 12 Haziran 2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan kararla müfettişlik görevinden alınmasına kadar uzanan olayların başlangıcı 2003 yılında Kamu Yönetimi Yasa Tasarısında teftiş kurullarının kapatılmasına yönelik olarak getirilen düzenleme karşısındaki DENETDE’nin duruşu ile başlamış olup, 2007 yılı Şubat ayında bir gazetede ülkemizdeki yolsuzluklar ve sebepleri konusundaki sorulara DENETDE Genel Başkanı sıfatıyla verilen cevaplar nedeniyle duyulan rahatsızlıktan sonra hız kazanmıştır.

Önce üzerindeki işlerle ilgili başlatılan sorgulamalardan bir sonuç alamayan Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, bu kez 19-20/04/2007 tarihlerinde Teftiş Kurulundaki odasında bulunmadığı gerekçesiyle inceleme yapılması için Başmüfettişler Hüseyin SAMUR ve Ayşen TÜRKMENOĞLU’nu görevlendirmiştir.

Yapılan inceleme sonucunda hazırlanan rapordaİddia konuları sübuta ermediğinden hakkında işlem tayinine mahal olmadığı” kanaat ve sonucuna varılmış olmasına rağmen, Atılay ERGÜVEN’in -gerekirse uydurma suçlar ihdas edilerek- mutlaka cezalandırılması hususunda kesin karar vermiş olan Teftiş Kurulu Başkanı tarafından, rapor yeniden değerlendirilmek üzere müfettişlere iki kez iade edilmiş, müfettişlerce üçüncü kez düzenlenen raporda da kanaatlerinin değişmediği bildirilmiştir.

İstediği sonucu alamayan Teftiş Kurulu Başkanı, Bakan Onayı ile bu defa, üç kişilik bir başka müfettiş heyetini (Başmüfettiş Cevat SOYSAL, Müfettişler Önder AÇIKEL ve Arslan ÖZDEMİR) görevlendirmiş, yeni heyet de yaptığı inceleme sonucu hazırladıkları raporda DENETDE faaliyetleri dışında önceki müfettişlerle aynı kanaatte olduklarını bildirmiştir.

Teftiş Kurulu Başkanlığınca konunun yeniden incelenmesinin istenmesi üzerine, Müfettişler Heyetince yeniden yapılan değerlendirme sonucunda hazırlanan raporda, bu kez Atılay ERGÜVEN’in Genel Başkanı olduğu DENETDE faaliyetlerine izinsiz iştirak ettiği sebebiyle "Kınama" ile cezalandırılması önerilmiştir.

Ancak, teklif edilen bu cezanın da Teftiş Kurulu Başkanı tarafından yeterli bulunmaması üzerine, Rapor bir kez daha iade edilmiş, Müfettiş Heyetince hazırlanarak Teftiş Kurulu Başkanlığına sunulan üçüncü Raporda da ikinci Raporda olduğu gibi “Kınama” cezası önerilmesiyle yetinilmiştir.

Türk idare hukuku ve teftiş tarihinde eşi benzeri görülmemiş “Siyasi Linç” çağrışımı yapan bir saikle hareket eden Teftiş Kurulu Başkanlığı, “DENETDE Genel Başkanı Atılay ERGÜVEN hakkında daha ağır işlem önerilmesi” baskı ve yönlendirmesiyle raporu, üçüncü kez Müfettişlere iade etmiştir.

Bu noktada Müfettişler Heyeti, mevcut baskı ve yönlendirmelere daha fazla dayanamamış olacak ki fiil değişmediği halde cezayı bir derece daha artırarak, "Aylıktan Kesme" cezasını teklif etmiş ve bu ceza Bakan Onayı ile uygulamaya konulmuştur.

Teklif edilen disiplin cezasının savunma dahi alınmadan onaylanması üzerine, işlemin iptali istemiyle İdare Mahkemesinde dava açılmıştır.
İdare bu cezayla da yetinmemiş, asılsız isnat ve iddialarla tacizlerini aralıksız bir şekilde ve artan şiddetle devam ettirmiş ve Dernek faaliyetlerinin yanı sıra, Atılay ERGÜVEN’in kişisel hastalıkları ve hastalık izinleri de sorgulanmaya başlanmıştır.

2007 yılı Eylül ayında bir Pazar günü rahatsızlanan Atılay ERGÜVEN, Pazartesi günü Hasta Sevk Formu alarak, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesine gitmiş, yapılan muayene sonucunda klinikte yatırılmış, kendisine serum ve ilaç tedavisi yapılarak “Aşırı su kaybı ve halsizlik” gerekçesiyle 14 günlük istirahat raporu verilmiş, 5 saat hastanede yattıktan sonra da hastaneden ayrılmıştır.

Atılay ERGÜVEN, istirahat raporu nedeniyle evde olduğu sırada evrak memurları eve gelerek 14 günlük istirahat raporunun, usul ve fenne uygun olup olmadığının tespiti amacıyla, hakem hastane olan Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinde hazır bulunulmasını tebliğ etmişlerdir.

Belirtilen gün ve saatte Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine gidilmiş ve anılan hastane, “hakem hastane” olarak Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen raporun uygun olduğuna karar vermiştir.

Esasen, Atılay Ergüven, Teftiş Kurulu Başkanlığının hakem hastaneye sevk etme yetkisi bulunmadığını halde, tedavisini yürüten Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinin verdiği raporu ve doktorları zan altında bırakmamak için hakem hastaneye gitmiştir.

Hakem hastane tarafından verilen rapor da Teftiş Kurulunu tatmin etmemiş, Atılay ERGÜVEN’in muayene olmak üzere ikinci defa Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gitmesi istenmiştir. Teftiş Kurulu Başkanlığının bu talebi, verilen istirahat raporlarının hakem hastane sıfatıyla Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin ilgili Yönetmeliklere aykırı olduğu, daha önce tedaviyi yürüten ve istirahat raporu veren doktorları zan altında bırakmamak için hakem hastaneye gidilmesine rağmen, Atılay Ergüven Sağlık Bakanlığı Başmüfettişi olarak denetimine tabi olan hastaneler ve buralarda görev yapan personel nezdinde şahsını rencide eden, müfettişlik prestijinin sarsılmasına neden olacağı düşüncesiyle ikinci kez yapılan bu keyfi talebe uymayacağını yazı ile bildirmiştir.

Bütün bu yasalara aykırı, hukuksuz ve insanlık dışı girişimlerden istediği sonucu alamayan Teftiş Kurulu Başkanlığı, bu kez yeniden soruşturma sürecini başlatarak, daha önceki soruşturma süreçlerinde yaşanan trajikomik durumu burada da aynen devam ettirmiş ve Müfettişlerin hazırladıkları “Uyarma” cezası teklifi içeren raporlar yeniden değerlendirilmek üzere iki kez daha müfettişlere iade edilmiştir.

Müfettişler, “hakem hastane” olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinin vermiş olduğu ve Sağlık Bakanlığınca Türkiye’deki tüm hastanelerin hakem hastanesi olarak kabul edilen Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin “hakem hastane” sıfatıyla onayladığı 14 günlük hastalık raporunu, bu kez istedikleri sonucu alacaklarından emin oldukları İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine göndermişler ve orada da yine dosya üzerinde yapılan değerlendirme sonucu ve davalı Bakanlığın talimatı doğrultusunda raporun “ilme ve fenne uygun olmadığı” yolunda rapor düzenlenmesini sağlamışlardır.

İlk incelemede Atılay ERGÜVEN hakkında “Uyarma” cezası öneren müfettişlerin, Teftiş Kurulu Başkanlığının ısrarı üzerine düzenledikleri üçüncü raporlarında bu kez “…hastane bilgi sistemine kaydını yaptırmadan işlemleri gerçekleştirmekle usul yönünden kusurlu, ilme ve fenne uygun olmadığı bilirkişiler tarafından belirtilen raporu kullandığı anlaşılmakla…” şeklindeki gerekçeyle “Aylıktan Kesme” cezası teklif edilmiştir.

Tüm bu baskı, zorlama ve yönlendirme metotlarıyla düzenlettirilen objektiflikten uzak, eksik ve yanlı soruşturma raporlarında yer alan tekliflerle yetinmeyen davalı Teftiş Kurulu Başkanlığı, bir de cezai işlem yapılması için 4483 sayılı Yasa gereğince ön inceleme yaptırarak haktan, hukuktan, hakkaniyetten ve adalet duygularından uzak bir şekilde soruşturma yapmak için izin almıştır.

DENETDE Genel Başkanı sıfatıyla yürütülmüş olan ve kamuoyunun da bilgisi dahilinde olan Teftiş kurulları ve denetim birimlerinin lağvedilmesi girişimleri ve ülkemizdeki yolsuzluklara karşı yürütülen çalışmalar ve bu meyanda basına yansıyan açıklamalar nedeniyle hedef haline gelen DENETDE Genel Başkanının susturulması ve yine bunların yanında Sağlık Bakanı Sayın Prof. Dr. Recep AKDAĞ’ın medyada ve TBMM’de yaptığı Atılay ERGÜVEN’in şahsını hedef alan açıklamaları nedeniyle Sayın Bakan aleyhine Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmıştır.

Sağlık Bakanlığınca verilen “Soruşturma İzni Verilmesi” kararının kaldırılması için de Danıştay nezdinde itirazda bulunulmuştur.

Tüm bu gelişmeler sürerken, 12/06/2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan müşterek kararname ile Atılay ERGÜVEN’in başka bir göreve atanmak üzere Başmüfettişlik görevinden alınmış ve kararı uygulama yetkisi Sağlık Bakanına verilmiştir.

09/05/2004 tarih, 25457 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Müfettişlik Güvencesi”ni düzenleyen 46 ncı maddesinde “Teftiş hizmetleri diğer idari görevlerden ayrı bir kariyer olarak düzenlendiğinden, müfettişler kendi istekleri dışında veya teftiş hizmetlerinin gerekleriyle bağdaşmayan sıhhi, ahlaki veya mesleki yetersizlikleri tespit edilmedikçe görevden alınamaz, diğer idari görevlere atanamazlar. Sıhhi, ahlaki veya mesleki yetersizlik hallerinin, yargı kararı, sağlık kurulu raporu, müfettiş raporu gibi belgelerle tevsiki esastır.” hükmü yer almaktadır.

Atılay ERGÜVEN hakkında, 2’si eskiden başlayan, 1’i de yeni olmak üzere 3 soruşturma daha sürdürülmektedir.

14 Haziran 2008

 

 

DEVLET DENETİM ELEMANLARI DERNEĞİ