Madde 37: Kanunun üçüncü kısmı kamu yönetiminde denetime ayrılmıştır. Bu kısımda kamu yönetiminde geleneksel denetim uygulamaları köklü bir şekilde değiştirilmeye çalışılmaktadır.

 

Her şeyden önce, bu maddede denetimin amacı yeniden belirlenmekte ve denetimde rehberlik, eğitim ve danışmalık yaklaşımı öne çıkarılmaktadır. Böylece kamu yönetiminde hataları bulmak değil, onları ortaya çıkmadan önlemek, iyi uygulamaları yaygınlaştırarak kamu yönetiminin sistem ve süreçlerini geliştirilmesini sağlamak ve çalışanları geliştirmek suretiyle performanslarını artırmak mümkün olacaktır.

 

İkinci olarak, kamu yönetiminde denetimin kapsamı da yeniden tanımlanarak zenginleştirilmektedir. Buna göre, kamu yönetiminde sadece iş yapma süreçleri veya çalışanların eylem ve işlemlerinin mevzuata uygunluğu değil; aynı zamanda kurumun stratejilerine dayalı olarak geliştirilen kurumsal ve kişisel amaç ve hedeflere, hizmetin kalite standartlarına, kısaca faaliyet sonuçlarına göre değerlendirme hususuna da  vurgu yapılmaktadır….. böyle hem kurum ve kuruluşlar, hem yöneticiler hem de ….sadece mevzuata uygunluk değil, aynı zamanda performanslarına göre değerlendirmeye tabi tutulacaklardır. Böylece, kişilerin denetleme ….. işi geliştirme sürecine geçilmesi amaçlanmaktadır.

 

Son olarak, yönetimin önceden belirleyeceği başarı ölçüleri ile faaliyet sonuçlarının mukayese edilerek düzeltici tedbirlerin alınması esası getirilmektedir. Bu amaçla, peryodik olarak faaliyet raporlarının hazırlanması, saydamlık ilkesine uygun olarak ilgililere ulaştırılması gerekmektedir. Böylece, sadece yöneticilerin ve yargı organlarının denetimi değil, aynı zamanda kamu oyunun  denetimine de işlerlik kazandırılmış olacaktır. Ayrıca, kurum ve kuruluşların bütçelerinin oluşturulması ve kaynak tahsisi de performanslarına ve rasyonel esaslara bağlanmaktadır.

 

Madde 38: 37 nci madde gerekçesinde de kısmen ifade edildiği gibi, geleneksel olarak yürütülen denetimin kapsamı yeniden ele alınmakta ve buna performans denetimi eklenmektedir. Ayrıca, bu denetimlerin tanımı yapılmaktadır.  

 

Bu maddede kullanılan kavramlardan;

 

“Performans” kavramı, kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet üretiminde ekonomiklik, verimlilik ve etkinlik düzeyini;

 

“Ekonomiklik” kavramı, hizmetin gerekliliğini, yerindeliğini ve uygun kaliteyi dikkate alarak, faaliyetler için kullanılan her türlü kaynağın (mali kaynaklar, insan kaynakları, bilgi ve teknoloji, bina demirbaş ve hizmetin yerine getirilmesi için kullanılan diğer girdiler) maliyetinin en aza indirilmesini;

 

Daha önce de tanımlanan ve bu maddedeki bütünlük bakımından bir kez daha vurgulanması yararlı görülen “Etkililik” kavramı, hedeflere ulaşma düzeyini ve bir faaliyetin planlanan sonucu ile gerçekleşen fiili durum arasındaki oranı; “Verimlilik” kavramı, mallar, hizmetler ve diğer sonuçlar (çıktılar) ile bunların üretiminde kullanılan kaynaklar (girdiler) arasındaki ilişki. Verimli bir faaliyet; aynı girdi ile en çok çıktının elde edilmesi veya aynı çıktının en az girdi ile uygun kalite dikkate alınarak sağlanmasını;

 

“Performans ölçütü” kavramı, kurumun başarısı değerlendirilirken göz önüne konması gereken kıstasları;

 

“Performans hedefi” kavramı ulaşılacak kabul edilebilir, ölçülebilir hedef ve standartları;

 

“Performans göstergesi” kavramı, hedef ve standartlara karşı ulaşılan sonuçları; ifade etmektedir.

 

Madde 39: Denetimin amacı, kapsamı ve yöntemi ile ilgili getirilen yeniliklere bağlı olarak denetimi yapacak kişi ve kurumlarla ilgili yeni düzenleme yapma ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

 

Kamu yönetiminin mevcut kurumsal denetim sisteminin etkili olamadığı, kamu oyuna yansıyan çok sayıdaki yolsuzluk ve usulsüzlükler nedeniyle açıkca görülmektedir. Şüphesiz bu yolsuzluk ve usulsüzlüklerin birçok sebebi olmakla beraber, bir önemli nedeni de bunu önlemekle görevli teftiş kurullarının da yeterince etkin ve tarafsız olamamasıdır. Ayrıca, teftişte kullanılan nitelikli insan gücü ve diğer kaynak maliyetlerinin ortadan kaldırılması ile birlikte gelişmiş ülkelerdeki yeni anlayışların benimsenmesi de böyle bir değişim zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır.

 

Denetim işlevi öncelikle iç ve dış denetim olarak ikiye ayrılmıştır. İç denetim için kurumun bütün yöneticileri yetkili kılınmış ve bu sebeple ayrıca teftiş kurullarına ihtiyaç kalmamıştır. Yöneticiler, kurumun faaliyet sonuçlarını ve başarısını kendileri belirlemekle yükümlüdürler. Ayrıca, özel incelemeyi gerektiren durumlar için kendi kurumlarından görevlendireceği kişilere yetkilerini devredebilecektir.

 

Dış denetim ise mali ve performansa yönelik olarak Sayıştay tarafından yapılacak, merkezi idare ve mahalli idarelere dönük olarak uzmanlaşma sağlanacaktır.