ANKARA (A.A) - 17.02.2007 - CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, Türkiye'de teftiş ve denetim sisteminin kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini bildirdi.
Özyürek, Devlet Denetim Elemanları Derneğinin (DENETDE) 12. Olağan Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, müfettişlerin kurallara uygun işleyişlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini denetledikleri için sevilmeyen bir kesim olduğunu belirtti.
Son zamanlarda teftiş ve denetim kurullarının kaldırılmaya çalışıldığını ancak bu çabaların etkisiz kaldığını anlatan Özyürek, teftiş kurullarının yetkilerinin azaltıldığını, neyi denetleyip neyi denetlemeyeceklerinin artık siyasi iktidarın takdirine kaldığını söyledi.
Müfettişlerin ve denetim elemanlarının incelemelerinde şeffaflığın esas olduğunu vurgulayan Özyürek, Maliye Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından yaptığı incelemelerden dolayı Teftiş Kuru'lu Başmüfettişlerinden Hamza Kaçar'ın memuriyetten çıkarıldığını hatırlattı ve "bu çok vahim, bu zamana kadar hiç böyle bir şeye rastlamamıştık" dedi.
Teftiş ve denetim sisteminin kapsamlı bir şekilde ele alınması ve söz konusu mekanizmanın bağımsız kurullar tarafından yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Özyürek, "siyasetin oyuncağı" haline gelmiş, bağımsızlığını yitirmiş bir denetim sisteminin hayatını sürdüremeyeceğini ifade etti.
Teftiş mekanizmasının keyfi kullanılır hale geldiğini de savunan Özyürek, "bu mekanizmayı kalıcı, bağımsız ve tarafsız yönetmek lazım" dedi'.
Bu arada Özyürek, Başbakan'ın açıkladığı bütçe açığı rakamlarının da "kalem oyunları" ile değiştirildiğini iddia ederek, "15 katrilyon liralık bütçe açığı 3,9 katrilyon lira gösteriliyor. Kalem oyunlarıyla farklı gösterilen bütçe açığı, cari açık rakamlarıyla, bu ülkeyi yönetmek mümkün değil" diye konuştu.
- MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI -
MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural da denetim bir sorumluluğu ifade ettiğini belirterek, küreselleşme dayatmalarıyla Türkiye'nin kime karşı sorumlu olduğunun ifade etti.
"Maalesef Türkiye'de devlete millete değil, dünyaya sorumlu olan bir anlayış var" diyen Vural, öncelikle ülkenin menfaatlerini sorgulamak gerektiğini söyledi.
Türkiye'de gerek, parlamentoda, gerek yürütme, yargıda gerekse medyanın üzerinde siyasi bir baskı olduğunu savunan Vural, bu şekilde ülkede demokrasi ortamının sağlanamayacağını ifade etti.
Devlet denetim elemanlarının bağımsızlığının da tartışılması gerektiğini belirterek, denetim elemanlarının hukuki üstünlüğünün etkin bir denetim için i. oldukça önemli olduğunu kaydetti.
Yolsuzlukla mücadele konusunda bir strateji hazırladıklarını anlatan Vural, “Türkiye'nin artık temiz toplum, yönetim, denetim hususunda bir hesaplaşma yapması gerektiğini düşünüyoruz. Denetimin siyasallaştırılmaması, bağımsız olması lazım" diye konuştu.
- TEFTİŞLER, DENETİMLER “ÖCÜ” OLARAK GÖRÜLMEMELİ -
DYP Genel Başkan Yardımcısı Saffet Arıkan Bedük de temiz yönetim için etkin bir denetimin olması gerektiğini vurgulayarak, bunun sağlanmadığı bir ortamda huzur, güven ve hukuk ortamının sağlanamayacağını ifade etti.
Denetimin statik bir yönetim değil, dinamik bir devletin gereği olduğuna işaret eden Bedük, toplumda hizmet alanlar ile verenler arasındaki zinciri takip eden etkin bir denetim programının olması gerektiğini söyledi.
“Kimse teftişleri denetimleri, Demokles'in bir kılıcı, bir öcü olarak görmemelidir" diyen Bedük, bunu bir insanlık hakkı olarak görmek gerektiğini kaydetti.