Sayın Divan Başkanı ve üyeleri,
CHP, DYP, MHP’nin Sayın Genel Başkan Yardımcıları,
Saygıdeğer Konuklar,
Kıymetli Basın Mensupları,
Derneğimizin Değerli üyeleri ve meslektaşlarım,
KIYMETLİ DOSTLAR
12. Olağan Genel Kurulumuza şahsım ve
Yönetim Kurulumuz adına hoş geldiniz diyor sizleri saygıyla selamlıyorum.
Siz değerli üyelerimizin takdiriyle göreve geldiğimizden bu yana yaklaşık 2 yıllık bir süreyi geride bırakarak, tekrar huzurlarınızda bulunuyoruz.
Öncelikle, Derneğimizin
kuruluşundan bugüne kadar Yönetimlerde görev alarak DENETDE’ye emeği geçen tüm
meslektaşlarımıza takdir ve minnet duygularımızı ifade etmek istiyorum.
Saygıdeğer meslektaşlarım, geçtiğimiz 2 yıllık dönem içerisinde, ulusal ve kamusal sorumluluk bilinci içinde kamu denetim elemanlarına yakışır bir tutum ve duruşla etkinliklerimizi sürdürmeye çalıştık.
Özellikle Yolsuzluklar ve Denetim, Denetim elemanlarının sorunları konusunda düzenlemiş olduğumuz etkinlikler, katıldığımız televizyon programları aracılığıyla, toplumun, yönetenlerin ve demokratik kitle örgütlerinin dikkatlerini çekmeye, kamuoyunu aydınlatmaya ve bu konuyu gündemde tutmaya çalıştık. Bunun yanı sıra zaman zaman Devlet Yöneticilerimiz ve siyasi partilerimizin genel başkan ve yöneticileriyle yaptığımız görüşmelerde, Devletimizi zaafa uğratan, ülke ekonomisini krize sürükleyen yolsuzluk ve kayıt dışılığa dikkat çektik. önerilerimizi de yazılı ve sözlü olarak kendilerine ilettik.
Bu görüşmelerimiz sırasında denetimin ve denetim elamanlarının sıkıntılarının dile getirilmesine ve denetim elemanlarının görevlerini yaparken bağımsız olmaları gerektiğinin önemine dikkat çekilmesine rağmen, bugüne kadar hiçbir tedbir alınmamış, hiçbir düzenleme de yapılmamıştır.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen, denetim elemanları çeşitli baskı ve zorlukları göğüsleyerek, gerektiğinde bağlı olduğu makamla ters düşmeyi de göze alarak görevlerini yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Bugün kamuoyunda bilinen birçok kaçakçılık ve yolsuzluk, işte bu denetim elemanlarının özverili çalışmaları sonucunda ortaya çıkartılabilmiştir.
3 Kasım 2002’de yapılan seçimler sonrasında
görev alan Hükümet, kamuda denetim birimleri arasındaki karmaşık yapının
sadeleştirileceğini, denetim elemanlarının bağımsızlığının sağlanacağını ve
kamuda denetime kapalı alanların, israf ve yolsuzlukların en aza indirileceğini
vaat etmiştir. Ancak, bugün gelinen noktada, kamu bankalarının hortumlanmasını
sağlayan yöneticiler, özel bankaların içini boşaltan banka sahipleri ve diğer
yolsuzluğa bulaşanlar, pervasızca ortada gezerken, standartlarında hiçbir
gerileme olmadan yaşamlarını sürdürürken, yolsuzlukların faturası denetim
elemanlarına çıkarılmış,teftiş ve denetim kurullarının kaldırılması yönünde
çalışmalar başlatılmıştır.
Hayali ihracat ve naylon fatura ile Devleti soyanlara, banka batıranlara, kamu bankalarını dolandıranlara hiçbir yaptırım uygulanamazken,yeni yeni yolsuzluklar ve yolsuzlar türerken ve de yaygın hale gelirken suçlu bulunmuş, soygunun bedeli; desteklemeler kaldırılarak, krediler kesilerek çiftçi ve esnafa, vergilerle tüm halka, düşük zamlarla memur ve işçiye çıkarılmış, öteki suç ortağı olan denetim elemanlarının tasfiyesi için de Yasal düzenlemeler yapılmaya ve psikolojik altyapı oluşturulmaya başlanmıştır.
Müfettiş korkusuyla bürokraside işlerin yürümediği ve aksadığı yönündeki sık sık dile getirilen görüşler, keyfilik, usulsüzlük ve yolsuzluklara yatkın (siyasi ve bürokratik) çevrelerin dile getirdiği doğru ve haklı dayanakları olmayan iddialardır.
Ülkemizdeki en önemli yolsuzluklardan birisi de, ehil olmayan, liyakatsiz, yandaşların sadece yüksek maaş almalarını sağlamak için üst görevlere getirilmesidir. Bu kişiler mevzuatı bilmemekte, dolayısıyla mümkün olduğunca iş yapmaktan ve sorumluluktan kaçınmakta, buna mazeret olarak da teftiş ve denetimi göstermektedirler. Yasama organı ve Yetkili makamlarca çıkarılmış ve yürürlüğe konulmuş, Anayasa, yasa, tüzük ve yönetmeliklere uygun olarak yapılan işlerle ilgili olarak Denetim elemanlarının suç ve sorumlu araması veya işe engel olması mümkün değildir. Yürürlükteki mevzuat, karmaşık, boşluklar oluşturmuş, işleri formalitelere boğmuş ve yürümesine engel oluyorsa, bunların yeniden düzenlenmesi de denetim elemanlarının görevi değildir.
Kaldı ki, bu tür mevzuat aksaklık ve eksiklikleri de denetim elemanlarınca rapor edilmekte gerekli önerilerde de bulunulmakta ancak idareler yeterince dikkate almamaktadır.
Devletin yönetim Makamlarını işgal eden zatlardan bazıları Görev onayı vermedikleri, raporlarını uygulamadıkları, kısaca çalışmasını engelledikleri denetim elemanlarını etkin ve tarafsız olmamakla, yolsuzlukları önleyememekle suçlamışlar “müfettiş korkusuyla bürokraside işlerin yürümediği yönünde” gerekçe ve açıklamalarda bulunmuş daha da ileri gidilerek, Teftiş terör olarak değerlendirilmiştir.
Bazı Sn. Bakanlar da bizzat inceleme-soruşturma yapmaya, ifade almaya başlamışlar, bazıları da, İl yöneticileri ve merkez bürokratlarından denetim ekipleri oluşturdukları Sonrada Teftiş Kurulu Başkanına “bizim denetimimiz sizin teftişinizden daha etkili” dediklerini duymaktayız.
İşte, kendilerine bağlı teftiş ve denetim kurullarını öteki konumun da gördüklerinin ve dışladıklarının güzel bir örneği sergilenmektedir.
Değerli meslektaşlarım;
Olumsuzluklar bunlarla da sınırlı değildir. Özelleştirmeler sebebiyle Başka kurumlara gönderilen yüzlerce denetim elemanı yetiştiği alan dışında çalıştırılmakta, verimli olup olmayacakları dikkate alınmamakta, hem atananlar hem de atandıkları yerdeki denetim elemanları huzursuz edilmektedir.
Teftiş ve Denetim Kurullarının çoğu Vekil Başkanlarla yönettirilmeye çalışılmakta, vekil olan meslektaşlarımız kurulda otorite sağlayamamakta, bazıları da asaleten atanmak için Makama daha yakın olmaya zorlanarak idari ve siyasi etkilere açık hale getirilmektedir. Vekaletler Kurullarımızın çalışma düzenini bozmaktadır.
Yazdıkları raporları sebebiyle sık sık davalara muhatap olan meslektaşımızın sayısı her geçen gün artmaktadır.İdare sahip çıkmamakta hatta bazen Denetim elemanı aleyhinde şikayetçi ile işbirliği yapıldığına bile tanık olunmaktadır.
Bin bir meşakkatle hazırlanan raporların bazen içeriğindeki konu ve şahıslara göre işleme konulmadığı yada komisyonlar kurularak aynı konuların yeniden incelettirildiği bu yolla, Denetim elemanlarının bıktırıldığı ve görev yapamaz hale getirildikleri görülmektedir.
Bazı kurumlarda oturacak masa dahi temin edilmemekte ,diğer memurlara verilen Bilgisayar vb. demirbaş donanım denetim elemanlarına çok görülmektedir.
Denetim harcırahı, emsali özel sektör kurumları ve kamu Bankaları ile kıyaslanamayacak derecede düşüktür.
Denetime gidilen mahalde konaklama sorunu yaşamayan denetim elemanı hemen hemen yok gibidir.
Meslek mensupları arasında yeni olanlarla kıdemliler arasında, Görev yapılan Kurumlar arasında ücret dengesizliği de bir başka haksızlık ve çözülmesi gereken sorundur.
Devlet Teşkilatı içerisinde kamu görevlileri arasındaki denge denetim elemanları aleyhine bozulmuştur.
En Önemlisi de Denetim Elemanlarının %80’ninin yoksulluk sınırının altına düşürüldüğü acı gerçeğidir.
Değerli Konuklar kıymetli meslektaşlarım;
5018 sayılı Kamu mali yönetimi ve kontrol yasası ile getirilen alternatif denetim modeli olarak lanse edilen Türkiye’nin denetim ihtiyacını karşılamaktan uzak “İç denetçilik” uygulaması yönetmeliklerin yayınlanması ile başlatılmıştır. 2007 yılında kurumlara tahsis edilen İç denetçi kadroları doldurulacaktır. Daha Önce Merkez bankasında yaşanan yetki karmaşasının bundan sonra tüm kurumlarda yaşanacağı anlaşılmaktadır. Sn. Başbakan’ın 18 Kasım 2003’te Partisinin Gurup toplantısındaki konuşmasından iç denetçilik yerleştirilince Teftiş ve Denetim Kurullarının ortadan kaldırılmasının planlandığı anlaşılmaktadır.
Saygıdeğer konuklar değerli meslektaşlarım;
Sorunlar elbette olacak bu sorunları çözme iradesi taşımadığımız sürece sorunlara teslim oluruz.o zaman da biz sorunları değil sorunlar bizi çözer.
Yakın geçmişe baktığımız zaman 3-4 yıl öncesinde Teftiş ve Denetim Kurullarının kaldırılacağına bir çok meslektaşımız inanıyordu. ama O zaman ki yönetimlerimiz kararlılıkla mücadele etti bu mücadeleye meslek odaları ve diğer demokratik kitle örgütlerinin de dahil olmalarını sağladı görüldüğü gibi kurullarımız sorunları olsa da dimdik ayakta, geçtiğimiz yıl sosyal Güvenlik yasa tasarısı ve vakıflar yasa tasarısında teftiş kurulları yoktu Denetde yönetimi olarak meslektaşlarımızla sıkı dayanışma içerisinde bu olumsuz tablo en az kayıpla atlatılmıştır.tabii TBMM de yardımcı olan bizleri anlayan iktidar ve Muhalefet Milletvekillerimize de buradan destekleri için teşekkür ediyorum.
Değerli Meslektaşlarım;
Yönetim Kurullarımız Bu güne kadar Denetim Elemanlarına ve Kurullarımıza haksız tavır ve teşebbüslere karşı, yılmadan çekinmeden set olmuştur.
Haksızlığa uğrayan Denetim Elemanının üyemiz olup olmamasına bakılmasızın gerekli müdahale yapılmaya çalışılmıştır. Ayrıca kişisel ve kurumsal hiçbir müracaat cevapsız bırakılmamıştır.
Sorunlara daha fazla çözüm üretebilmemiz için sizlerden bir dönem daha yetki isterken, Önümüzdeki dönem Konuşmamda sıralanan olumsuzlukların çözümü için yoğun gayret göstereceğimizi belirtir. Derneğimizin gücünün ve yaptırımının, siz değerli üyelerimizin üyelik mükellefiyetlerini yerine getirmesi ve faaliyetlere katılımları ,meslek mensuplarının sıkı dayanışması ile mümkün olacağını takdirlerinize sunarım
Değerli meslektaşlarım;
Yönetim yetkisi Kendilerine Millet tarafından emaneten verilen, yöneticilerimizden kimileri Neyi yönettiklerinin farkında olmasalar da Bizler Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Denetim Elemanları olduğumuzun hep farkındayız, bundan sonrada adına görev yaptığımız Devletimize ve mesleğimize fatura edilecek olumsuzluklardan haksız hukuksuz davranışlardan kaçınılması gerektiği, kaçınmayanların aramızda barındırılmaması duygu ve düşünceleriyle sözlerimi tamamlarken:
Derneğimize katkı ve destekleri nedeniyle ATO Yönetimine ve Sn. Sinan Aygün’e şahsım Yönetim Kurulumuz adına teşekkürlerimizi bildirir,
Hepinizi saygılarımla selamlar, bize verdiğiniz destekten dolayı teşekkür eder, Genel Kurulumuzun bizlere, mesleğimize ve Ülkemize hayırlı olmasını dilerim. 17.02.2007
Atılay ERGÜVEN
DENETDE Genel Başkanı