Boraxtr Editörünün yorumu

DenetDe'ye bakılırsa, madenler ya turistik otellerin altında, ya da zeytinliklerin içinde! Madenlere el sürülürse, bu "tarihi, turistik yerler ve de doğal güzelliklerimiz" yok olacak.

Bilen bilmeyen de doğru sanacak...

Bergama'daki zeytinlikleri savunanlar, Gemlik körfezini çepeçevre saran betonlaşmayı görmeli. Yoksa, zeytin ağacı yazlık villalara arsa yapılmak için kesilir de zeytinliklerde maden aranamaz mı? Kaldı ki, Işıl Özgentürk'e göre Bergama'da kesilen bir tek zeytin ağacı bile yok.

Türkiye'deki madenlerin % 80'ini ya Eti Holding ya da diğer kamu kuruluşları işletiyor. Aslında işletemiyor desek daha doğru olacak. Türkiye yeraltı kaynaklarındaki bu zenginliğe rağmen, maden ithal eden ülke. Madenler "verimsiz" denilip işletilmiyor. Hemen akla gelen volfram, bakır, kömür ve son olarak da krom.

Türkiye yeraltı kaynaklarını değerlendirmekte daha fazla gecikmemeli. Bir avuç bürokratın elinde, bürokratik kurallar içinde boğulup giden madenciliğimizi canlandıracak yasal değişiklik en kısa sürede gerçekleştirilmeli.

Bu değişiklik gerçekleştirilirken, DentDe'nin bu bildirisi rehber alınmalı; DenetDe'nin "yap" dedikleri değil, "yapma" dediklerini yapılmalı.

"Karanlıklar prensi"nden korunmaya çalışılan bor madenlerine gelince... DentDe de çok iyi biliyor ki, bor madenlerinde atı alan Üsküdarı çoktan geçti. Bor madenleri zaten bir avuç yabancı şirketin hammadde deposu.. Hem de DenDe üyelerinin gözleri önünde. "Karanlıkla Prensi"yle işbirliği yapan, DentDe üyelerinin denetlediği Eti Holding'in içindeki bir avuç bürokratın eliyle...

Gel de Bekir Coşkun'u anımsama..

Editör (5 Şubat 2003).